1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Çiftçi

  3. Bizim Classico:Karşıyaka ve Göztepe
Ali İhsan Çiftçi

Ali İhsan Çiftçi

Yazarın Tüm Yazıları >

Bizim Classico:Karşıyaka ve Göztepe

A+A-

Bu da Bizim Classico... Birisi “35½” derken, diğeri “tam 35”tir. Birisi “Çarşı” diğeri de “Yalı”dır. Onlar körfezin ayırdığı biraderler, Karşıyaka ve Göztepe… Üçüncü şahıslar müdahil olduğunda da yerden göğe kadar “Bizim Clasico”. Desktop205 İzmir’in kuzeyinde ikamet edenler olarak biliriz ki, sofrada domatesin yanında asla limon bulundurulmaz. Eminim aynı mezalim güneyde de bibere karşı uygulanıyordur. Geçmişte cep telefonlarının hücre bilgi ekranında bulunduğunuz iskeleye yakınlık ölçütüyle “Kaf Sin Kaf” ya da “Göz Göz” yazması burada ilginç karşılanacak bir durum değildi. Bunlar dışında daha birçok absürdlükler sıralayabiliriz, İzmir’i bilmeyen insanlara saçma gelebilecek. Çünkü rekabet asla futbola indirgenecek kadar ucuz değildir bu şehirde. Rekabetin ya da nefretin temeline inilirken birçok farklı durakta durulur. Hep önemli bir zıtlık arasak da bulamayız genellikle. Dini mücadele değildir Glasgow’daki gibi. “Aslında böyledir” diyenler olmasına rağmen siyasi mücadele hiç değildir Roma’daki gibi. Bir kentin iki yakası birbirinden nefret etmek için belli başlı bir neden aramıyorlar. Tam tersine bitmek tükenmek bilmeyen yüzlerce hatta binlerce hikaye vardır bu savaşı başlatan. Güzelyalı’dan geçen 600 numaralı Karşıyaka otobüslerinin camsız seyahat etmesi ya da içkiyi fazla kaçıran Karşıyakalıların hacet gidermek için Güzelyalı’ya gitmesi gibi… Sosyal hayatın her alanında karşı karşıya gelmeleri katıksız bir sebep sayılabilir bu düşmanlık için. Açık konuşmak gerekirse de bu yönüyle İstanbul derbilerini çok geride bırakır. İki kulüp de çok ciddi organizasyonlara imza atmış tribünlere sahiptir. Taraftar jargonuyla “harbi” sevdalıları vardır. Karşı karşıya geldikleri ender zamanlar pek hayırlı sonuçlar vermez. Karşıyaka, İzmir’den soyutlandığı ve kendisini soyutladığı için “İzmirli değil, Karşıyakalıyız” der. Plakasına da 35 ½… Göztepe ise İzmir’i bütünüyle savunur ve sloganı da “tam 35”tir. Kendisini İzmirli görmeyen Karşıyakalılara gıcık kapar. Bu iki takımın birbirleriyle maçı olduğu gün adeta olağan üstü hal ilan edilir İzmir’de. Anneler sıkı sıkıya tembih ederler çocuklarını, zira dikkatli olmak gerekir o gün. İnsanlar stada yakın yerlerden geçmemek için güzergahlarını bile değiştirirler, tedirginlik had safhada. Ancak taraftarlar için bir karnaval günüdür. Gönül verdiği takımın, düşmanını alt edeceği inancı bütünüyle kaplar içini. Zamanın geçmemesinden şikayetçi binlerce taraftar kendi cephelerinde bu karşılaşmaya bilenirler. Maç oynanır, kazanılır veya kaybedilir ama yıllardır devam eden çekişmede herkes galiptir kendisine göre. Dünya genelinde üst düzey olmadığı halde, en kalabalık seyirci grubunun hangi maçta olduğunu araştıran İngiliz Guardian gazetesi, en yakın tarihli rekorun İzmir derbisinde olduğu sonucuna varmıştır. 1981 yılında iki ezeli rakibin mücadelesini 80 bin kişinin izlediği sonucu çıkarılmış. Bu maç aynı zamanda en kalabalık ikinci lig müsabakası olarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na adını yazdırmıştır. Takımlarına bağlılık konusunda olduğu kadar, ezeli rakiplerine yaptıkları kontralarla da meşhurdur bu taraftarlar. Göztepe’nin üçüncü lige düştüğü günlerde Karşıyaka Çarşısı’nda lokma döktüren ve camide sela okutan Karşıyakalılar örneği bir hayli sağlamdır fikrimce. Aynı güzellikte bir başka olay ise 85. yılını kutlayan Göztepe’nin Konak’tan Güzelyalı’ya kadar olan sahil şeridinde yaptığı meşaleli şovdur. Zira bu gösteri tüm Karşıyaka sahil boyunda izlenmiş ve sinir bozmuştur. Türkiye medyası ise rekabeti çoğu zaman bu renkli yönleriyle değil de şiddetle anmıştır bugüne kadar. Çok umurlarında değildir güzel yanları. Çünkü onlara göre Türkiye hala İstanbul’dan ibaret. Üç büyükler olarak nitelenen takımların malzemecisi bile bir haber öznesiyken, takımlarına bağlılıkta her birini sollayacak olan Karşıyaka ve Göztepe en fazla yarım sayfalık bir şiddet haberiyle sayfayı işgal edebilirler. Her koşula rağmen bizim nazarımızda Karşıyaka ve Göztepe çok büyük kulüplerdir. Büyüklüğü başarıya veya kupaya endeksli değildir. Az kupa almışlardır, çok büyük başarıları yoktur; varsa da mazide kalmıştır. Ancak peşinden sürükledikleri kitleler, sevenlerinin sevgi ölçütü ve renkli rekabetleriyle onlar büyük olmayı fazlasıyla hak etmişlerdir. Bu iki takımın rekabetinin alt liglerde devam etmesini içimize sindiremiyor ve bizsiz hiçbir ligin süper olamayacağına kanaat getiriyoruz. Sürekli savaşla, kinle, nefretle anılan bu dünya derbisi hakkında tek bir araştırma bile yapmayan medyamız bana göre bu derbiyi hiçbir şekilde eleştirmemelidir. Yıllar boyu kötü çocuklar olarak gösterdikleri bu takımın taraftarlarını, onlar bir kez olsun araştırmamış, yatıştırmaya çalışmamış hatta bu şiddeti körükleyen bir araç vazifesini görmüşlerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar