1. YAZARLAR

  2. Nuray Farin Diner

  3. Çağımızın vebasıdır ego patlamaları
Nuray Farin Diner

Nuray Farin Diner

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Çağımızın vebasıdır ego patlamaları

A+A-

 Gönlü meteliksiz ruhu fakirlerin birbirleriyle yarıştığı, nerden geldiğini unutan nereye gidecek olduğunu hatırlamayan, sonunda hepsinin aynı kefene sarılacağı, ama yine de her şeye ve herkese tepeden baktığı, sözüm ona havalı paralı, aslında hepsi de bir zavallı olanların tedavisiz hastalığıdır çağımızın vebası...

Peki nedir bunun başlıca temel sebebi? Bu kadar yaygın olup çoğuna sirayet etmesi?
Elbette ki akla ilk gelen narsist kişiler, egosu yüksek kendini beğenmiş kibirlilerdir.

Bu kişilik bozukluğuna sahip ben merkezli insanları biraz özetlemem gerekirse, her ne kadar onları tanımlamak psikologların işi olsa da her gün sık sık karşılaştığımız bu tipler azalacağına, üzülerek belirtmeliyim ki günden güne maalesef artmakta...

Peki narsistler kimlerdir? Nasıl bir karakter yapıları vardır?


Herkesten kendini üstün gören, kendi dışındakileri küçük düşürüp ezen, yardımdan paylaşmaktan nefret eden bencil, cimri. Başkalarına empati kuramayan dolayısıyla merhamet ve vicdan muhasebesi gelişmemiş, aşırı sinirli öfkeli. Burnundan kıl aldırmayan, egosu tavan yapmış, hata kabul etmeyen, eleştiriye kapalı, pohpohlanmayı çok seven, beğenilmekten oldukça hoşlanan, hep taktir ilgi alaka bekleyen, en önde ve en üstte olma hırsı, bu yüzden rekabetçi her şeye sahip olabileceği düşüncesiyle çalışkan istediğini de elde etmeyi bilen, ama yine de içinde doldurulamayan tarifsiz bir boşluk olan bu kişiler tatminsiz, tutarsız kendine öz güveni eksik, tam olmamış boş yaşayan bağımlı ruhlardır. En büyük zaafları ise kuşkusuz ki paradır.

Çünkü genel yargı para saygıdır. Kaç kişiyi bir yoksulun önünde eğilirken gördün? Sorusuna herkesin vereceği cevap ise kocaman bir sıfırdır. Hal böyleyken,
günümüz dünyasında sözünün geçip her kapıyı açtığı, emir komuta zincirinin en tepedeki asıl ismi paranın hükümranlığına boyun eğmiş, paranın kulu köleleşmiş bağımlı ruhların birbirleriyle kibirleştiği, üç günlük yaşamın geçici zevki sefasıdır.
Öleceğini bilen tek varlık olan insan, yine de doyumsuz. Ne kadar verirsen ver gözünü bir türlü doyuramayan, sanki yüzyıllarca yaşayacakmış gibi davranan, hayatı sadece yemeden içmeden gezip tozmadan ibaret sayan, tek derdi cebindeki parası, mevki makamı, evi barkı, altına çektiği son model arabası, kılık kıyafetinin markası derken bitip tükenmek bilmeyen istek arzu ve hırsı esasen narsist kişilik bozukluğuna doğuştan sahip hiçbir şeyden tatmin olmayan. Sonuç olarak mutsuz agresif ne için yaratıldığına şuursuz, bir şükürsüzdür insan.

Ömrünü başkalarına kendini ispat etmeye adayan hava atıp caka satan, gösteriş meraklısı olanlar, parayı mutluluk zanneden zavallılar. Biri el kiridir diğeri de ruh saadeti ki, onu da satmazlar…

Para sizi sıfattan sıfata sokarken, maalesef karakterinizi değiştiremeyendir. Çünkü nasıl yaşadığınız kişiliğiniz, hayat biçiminiz karakterinizdir. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun bu karakteri sergiler onu gösterirsiniz. Para ile saygı görüp sevileceğini düşünenler... Tarih, zenginleri değil merhamet sahibi kişilikleri hatırlar. Çünkü onlar iyi yürekleriyle büyük işler yaparak dünyaya güzellikler katıp, kalplere dokunurken, parası bol ama ruhu fakirler etraftakilere gösterişle yaşarlar. Bu yüzden yalnızdırlar ve daima yalnızlığa mahkum vebalı tedavisiz hastalıklılardır çağımızın vebası egolular.

Önceki ve Sonraki Yazılar