1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Fotoğraf sevdalıları ışığın izini takip ediyorlar
Fotoğraf sevdalıları ışığın izini takip ediyorlar

Fotoğraf sevdalıları ışığın izini takip ediyorlar

Onlar ışığın izini takip ettiler…Fotoğraf sevdası, ışığın büyüsü onları sisler arasında bilinmez yaylalara doğru, fotoğraf hikayelerini yazmaya çağırdı..

A+A-

Haber Öznur Karakurt -Hem iç yolculuklarını hem de sanat yolculuklarını doğanın muhteşem güzelliği ile birleştirmek için on bir fotoğrafçı yüreklerindeki  fotoğraf aşkı ile sisler içindeki yaylaları belgelediler.

Rizeli Fotoğraf Sanatçısı Yunus Koç, kendi memleketinin güzelliklerini diğer fotoğrafçılarla paylaşmak, bu sevdayı yaşatmak adına Fotoğraf Sanatçısı ve Fotoğraf Öğretmeni Öznur Karakurt'un da katıldığı bir fotoğraf kampı düzenledi.Rehberleri aynı zamanda kaptanları o yörenin insanı ve o yörenin coğrafyasını çok iyi bilen Osman Karali idi. İklime ve coğrafyaya çok hakim olan Osman Karali fotoğrafı  bildiği için ışığın izinde fotoğrafçılara adım adım yayla sevdasını yaşattı. Beş gün boyunca her gün ayrı bir yaylada konaklayan fotoğrafçılar  Borçka ‘da Karagöl, Macahel, Badara, Ayder, Sal, Pokut, Avasur, Elevit, Gito’nun sisli bulutlu masalsı havasında kendi sevdalarını Karadeniz'in sevdasıyla birleştirip fotoğraf çalışması yaptılar. Çayeli'nde çay topladılar. Karadeniz’in ruhuna indiler. Borçka da Kara Göl’ün huzurunda kendi iç dünyalarındaki huzura ulaştılar.

,+,+-001.jpg

Macahelde siste, Gülün Adı fiminin tadında, sisler içinde Maral şelalesinin çekimlerini yaptılar. Badara’nın yansımalarında kendi iç dünyalarını aradılar. Ayder’in Alpleri aratmayan görüntüleri arasında ülkemizin zenginliğini gördüler. Sal, sisler içinde tam bir masaldı, kendi masallarının kahramanı oldular.

-++.jpg

Pokut ise bir sevdaydı ümitsiz aşk gibi ulaşılmayan aşklarına kavuştular. Avusor ise Kaçgarların eteklerinde gizli kalmış bir madendi. Hem de çok kıymetli bir maden 2300 Metre yükseklikte bambaşka bir dünya. Sisler arasında bulup kavuşup tekrar kaybettikleri bir hayaldi. Yaklaşık 50 ev mevcuttu , evler çığ tehlikesinden dolayı genellikle bir insan boyundan kısaydı.

Avusor yaylasının kadınlarının yöresel türkülerini sisler arasında duydular. Huzuru, acıyı soran, hasreti sevdayı aşkı barındıran bir sesti. Bu sesi görüntüleyememenin acısı vurdu fotoğrafçıların yüreğine.

-+.jpg

Elevit'te ise nehirlerin arasında rüyalarda görülecek güzellikte bir yaylada çekimlerini yaptılar. En son Gito Yaylası'nda bulutların üstünde gökyüzünün altında doğanın tadını çıkardılar. Uçurumda salıncağa binerek Karadenizlinin gözü karalığının nereden geldiğini gördüler. Bulutlar ülkesinde salıncaklar bulutlara karşıydı .Bulutlar ülkesinde özgürlüğün, doğal yaşamın tadını yüreklerinde hissedip,  fotoğraf karelerinde kendi masallarını görüntülediler.