1. YAZARLAR

  2. Tülay Kumaşçı

  3. GERÇEK SAMİMİYET
Tülay Kumaşçı

Tülay Kumaşçı

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

GERÇEK SAMİMİYET

A+A-

İnsanlar genel olarak çevrelerinde samimiyet kurabilecekleri insan ararlar. Çoğunlukla da bu samimiyeti yaşayanların ne kadar az olduğundan yakınırlar. Gerçekten de gerçek samimiyeti bilen ve yaşayan insanların sayısı azdır. Çünkü gerçek samimiyet ancak iman eden, Allah korkusunu ve Allah sevgisini yoğun olarak yaşayan kişilerin elde edebileceği bir yaşam biçimidir ve Allah bu kişilerin az olacağını bildirmiştir.

Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitab'ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler. (Rad Suresi, 1)

Samimi insanların sözü ile yaptıkları birdir. İnsanları etkilemek için fazla çaba harcamazlar çünkü her an Allah'ın huzurunda olduklarını bildikleri için her zaman samimi, her zaman güzel ahlaklıdırlar.

Samimiyetin en belirgin özelliği taklidinin yapılamamasıdır. Çünkü insan kalbinde yaşamadığı ve inanmadığı bir konu hakkında kendini inanıyormuş gibi gösterse de bu mutlaka dışarıdan anlaşılır. Bu nedenle doğallık samimiyetin en ayırt edici özelliklerinden biridir.

Allah Kuran’da samimi olmanın önemi ile ilgili bir ayetinde "Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka."(Şuara Suresi, 89) diye bildirmektedir. Cennete girmenin bir ölçüsü de samimiyettir. Allah bizden mutlak samimiyet istemektedir. İnsanın yaptığı işler ne kadar çok olursa olsun samimi olmadıktan sonra Allah katında bir değeri olmayabilir. İnsanın nefsini terbiye etmesindeki ölçü samimiyetidir. Allah bir ayetinde "… Onların bütün yapıp ettikleri boşa çıkmıştır…" (Maide Suresi, 53) şeklinde bildirmektedir.

Allah’ı aşkla seven, yaptığı herşeyin Allah’ın bilgisinde olduğunun farkında olan insanın kalbi Allah’la birliktedir ve daha samimi olmak için ne yapabilirim diye düşünür. Samimiyet öyle bir sırdır ki sınırı yoktur.Ben çok samimiyim diyen kişi mutlaka aklı ve Allah’a yakınlığı artması oranında daha da derinleşir ve manevi olarak olgunlaşır, bir önceki halindeki eksiklikleri fark eder.

Manevi olgunluk kişinin vicdanını kullanma derecesini de arttırır. Samimiyet arttıkça vicdanın hassasiyeti de artar. Samimiyeti yaşayamayan insanların en büyük hatası mantık ve vicdan arasında kalıp her zaman mantıklarıyla hareket etmeleridir. Hatta birçok insan mantıklı davranmasıyla övünür. Ancak bu, kişiye manevi yönden zarar verir ve gerçek samimiyete ulaşmasına engel olur.

Mantık mı? Vicdan mı?

Mantıkla zekice hareket ettiğini ve birçok olaydan kendini koruduğunu düşünen insan aslında görünmez bir bela içerisindedir ve vicdanın rahatlığı üzerinde oluşmadığı için sebesini anlayamadığı bir mutsuzluk hayatını kaplar.

Samimi olan insan vicdanıyla hareket eder ama her türlü zorluğa da hazırdır. Örneğin yolda bayılmış yatan bir kişiyi gören ve mantığıyla hareket eden kişi başına bir zorluk gelmesin diye olay yerinden hızla uzaklaşmayı tercih eder. Vicdanıyla hareket eden ise hemen yardım eder ama bunun sonucunda pek çok zorlukla karşılaşır. Hasta olan kişiyi hastaneye götürmesi, ailesini bulması ve birçok sorumluluk alması gerekecetir. Ama tüm bu aşamaların sonucunda vicdanına uymanın hoşnutluğunu yaşayacaktır.

Samimiyetin sınırsız derinliğine ulaşan insan Allah’ın yarattığı her çeşit güzellikten diğer insanlardan çok daha fazla hoşnut olur. Samimi insanın ruhu ve beyni çok rahattır, bu yüzden de özgür düşünür. Kuran’da Allah’ın samimi olan kullarına yollarını açtığı, kalplerine huzur ve güven duygusu verdiği ve şükretmelerinin karşılığında kendilerine hem dünyada hem de ahirette çok fazla nimet vereceği bildirilmektedir. Allah bir ayetinde "Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız" (A’la Suresi, 8) şeklinde bildirmektedir. Samimiyet de kolay olandır ve ruhun en lezzet aldığı duygulardan biridir. Bu yüzden sevgiyi ancak samimi insan gereği gibi yaşayabilir. Allah ile yoğun bir bağlantı ve iyi bir dikkat ardından mutlaka samimiyeti getirecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar