Sevtap Gündüz Vural

Sevtap Gündüz Vural

Yazarın Tüm Yazıları >

HAVA DURUMU

A+A-

Belki bir aşk şarkısı iyi gelir bu havada; hava yarı açık, haliyle yarı kapalı da oluyor. Kapalı gişe oynayan bir filme gitsem, zar zor bilet bulup içeri girsem ve bütün koltukları boş bulsam. Tek başıma film izleyip patlamış mısır poşetini rahatça hışırdatabilsem. Sinemadan çıktığımda Alice'in tavşanı çıksa karşıma ve beni Harikalar Diyarına götürmek için çalılıkların ardında kaybolsa. Ben peşinden koşsam, koşarken bu sefer karşıma Küçük Prens çıksa. Bana şapkanın içine o filin oraya nasıl girdiğini anlatsa. Olması gerekenle olanın, neden/nasıl/niçin böyle olduğunu, şu büyüklerin ilk ne zaman tuhaf olmaya başladıklarını, koyunu iple direğe bağlama alışkanlığının ilk ne zaman başladığını, o direğe iple bağlı olan koyunların aslında buna ihtiyacı olmadığını, gülün niçin kapris yaptığını anlatsa yine. Emirlerin, isteklerin ve arzuların yerine getirilebilir şeyler olması gerektiğini insanlar ne zaman anlayacaklar? Mesela ben Tanrı'dan hem daire hem kare olan bir şeyi çizmesini istesem bu mümkün olabilir mi? İnsan aynı anda hem sınırsız  özgür olup hem de uzun bir iple bağlı olarak ancak ipin izin verdiği kadar özgür olabilir mi? Bir millet tam bağımsız olmadan özgürce aşk şarkıları söyleyebilir mi? Bütün dillerde aşk şarkıları söyleyebilip kendi ana dilinde ben bağımsızım diyebilir mi? Ne Harikalar Diyarı ne Küçük Prens'in gezegeni ne de ütopya var. Hepsi bizim kalbimizin içinde. İnsan, gerçeği ancak kalbiyle görür. Aklını ve mantığını ihmal etmeyen bir kalp lazım bize...

Önceki ve Sonraki Yazılar