Nur Öztürk Şengüler

Nur Öztürk Şengüler

Yazarın Tüm Yazıları >

Rahmetli Erbakan

A+A-

Genç Parti zamanım dan kalma bir anımı yazmak istedim bu gün sizlere. Bilen bilir siyasi partilerde partilerin yemekleri düzenlenir bu özel  günlerde rakip partilerin il yönetimlerine ’de davetiye gönderilir. Davete icap etmek bir kibarlık göstergesidir , davet etmek ise büyük nezakettir. Tabi o zamanlar siyaset gerçekten siyaset için yapılıyor yapılırken 'de çirkinleşmiyor kimse karşı görüşü beyan etmek; yerine göre eleştirmek bunlar çok normal karşılanıyor. Şimdi  ki gibi değil neden değil şimdilerde saygısızlık var , küfür var, aşağılamak var , birde Bimer denen yere şikayet var hani eskilerin deyimi ile gammazlamak var , eğer siyaset olarak şikâyet edip gammazlayamaz   ise maliye olarak, vergi dairesi olarak şikâyet var  gammaz var varda var yani . Şimdilerde birçok arkadaşımı sosyal medyamdan silmek zorunda kaldım bir görüş beyan ediyorsunuz  bir saat sonra arkadaşlarınız birbirini yemiş o yorumun altında , aman Allahım ağıza alınmayacak hakaretler küfürler havada uçuşmuş hem de karşıdaki bayan filan denmeden ,birde arkadaşlarını çağırmış burda kavga var gelin la demiş olmalı herkes toplanmış birde bu  küfür eden arkadaşlar siyasetçi , çömez siyasetçiler işte ne  diyelimki . Bizlere saygı öğretildi önce dinleyin derdi il başkanımız sevgili Cengiz Üretmen dinleyin ve anlayın sonra düşünün ve öyle konuşun her hafta toplantılarımızda kürsüye çıkartır” buyrun size kürsü siyaset yapın konuşun” derdi yanlışımızda düzeltir “hitabet sanatı çok önemli burada bizim aramızda konuşabilirsiniz ama yarın halkın önünde konuşacaksınız kimseyi kırmayın, sizlerin yanlış konuşması partiye mal olur” der bir başkanın yapması gereken şeyi yani eğitme ve bilgilendirme işini  en  güzel şekilde yerine getirir bizlerede   hitabet sanatını öğretirdi . Çok şanslıymışım simdi anlıyorum bu çömez siyasetçileri görünce  bu arkadaşların il başkanları, ilce başkanları ne yapıyor dikkat ettimde hepsi ayni şeyi konuşuyor kimsenin kendi düşüncesi yok hep ezberletilmiş valla bana çok ilginç geliyor .neyse konuya bir türlü giremedim nerde kaldım parti yemeği diyordum değilmi davetiye gönderen parti Saadet partisi , Sayın Erbakan da yemeğe  katılacak bizim il Başkanımız’  da ben ve birkaç partili arkadaşımızı uygun gördü akşam  yemeğe katıldık başka parti mensubu arkadaşlarda var merak ediyorsanız Akp yok gelmemişler. Sayın Erbakanın hemen yan masasını bizlere uygun görmüşler yıllardır anlatırım bu hikayemi aynı heyecanla . Nur yüzlü , yada nur inmiş diye bir tabir vardır. Erbakanın bulunduğu  masaya baktığımda  masanın etrafını insanlar sarmış ama bir ışık bir aydınlık tavana kadar yansıyor o an içimden eğer bu Dünyada Nur inmişse bir insanoğluna o kesinlikle Sayın Erbakana inmis  olmalı dedim daha sonra oturduğu yerden mikrofonla konuşma yaptı böyle bir enerji böyle bir hitabet sanatı kimsede görmedim.  Tüm basını dışarı çıkardı ve anlattı, bugünleri anlattı olabilecekleri söyledi çok konuştu onları yazamıyorum şimdi buraya . Rahmetli inanılmaz güzel enerjisi ve Nur yüzüyle hatırlarımda hep yer alacak kendisini rahmetle anıyoruz ve Türkiye’ye faydalı ve kalıcı izler bırakan siyasetçi kimliği dışında başka bir tarafını’da hatırlatıp konuyu bitiriyorum 1956 yılında Gümüş Motor A.Ş’ yi kurarak burada Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretti. Pancar Motor.  1, 2, 3 ve 4 silindirli olup 80 hp güce kadar ulaşabiliyordu. Türkiye’de tarım sektöründe sulama amaçlı olarak kullanımı yaygın olsa da, bu tür kullanıma ek olarak balıkçı teknelerinde, dizel jeneratörlerde, dizel kompresörlerde, endüstriyel makinalarda da kullanıldı. Kapandığı güne kadar 500 bin adet satış yaptı. Her iklimde ve -40 ve +45 derece hava koşullarında çalışma özelliği var. Bu nedenle Afrika ve Ortadoğu ülkelerine 140 bin adet civarında ihracat yapılmış. Yılda 10 milyon TL’lik üretim yapan, 2010’da 1.8 milyon TL zarar eden, toplam borcu 7 milyon TL’ye ulaşan Pancar Motor fabrikası 2011 yılında kapandı. Duyumlarıma göre şimdilerde birkaç is adamı fabrikaya sahip çıkmış umarım tekrar başarılarla dolu bir geleceğe sahip olur bu fabrika.

1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye’de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde “Devrim Otomobili” adıyla ilk yerli otomobili imal etti. Ismi bu arabayı yapan mühendisler arasında yıllarca geçmeyerek hakkı yenmiş oldu desek yeridir...


Instagram:nunueto

Önceki ve Sonraki Yazılar