Eylül Ayça Karakuş

Eylül Ayça Karakuş

Köşe YAZARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Vazgeçtim...

A+A-

Biraz kalemden, biraz kağıttan, biraz da yazmaktan...
Dayadım sırtımı soğuk duvara, iki elim başımda daldım yine en olmadık hayallerine...
Kirpiklerimin ucuna kadar geldi oturdu yokluğun. 
Öyle bir ağırdı ki bu yokluk, her gelişinde varlığını bastırıyordu.
Kapatsaydim eğer gözlerimi sahipsiz bir yağmur damlası gibi akıp gidecektin. 
Onca zaman sonra gelmişken, nasıl gönderirdim seni?
Nasil izlerdim ki gidişini?
Gözlerimi kapatmamak için direndim, direndim ,direndim... 
Bu gece misafirimsin, en iyi şekilde ağırlamak istiyorum seni. 
Bir sevenin en masum haliyle bir buse konduruyorum yanağına.
Elimle buyur ediyorum salonun en güzel köşesine. 
Gözlerim, sabah güneşi doğana kadar bir mum ışığı misali gecene amede...
Parmak uçlarıma inmiş olsa da heyecanım, yüreğim bir dağ gibi dimdik ayakta...
Görünenin ardında bir his var, görmediğin göremediğin...
Boşver, dedim ya en başından beri vazgeçtim diye.Görme yine sen beni, görme sevgin için un ufak olan aciz kalbimi.
Sen soluklana dur, ben sana telvesi bol olanından bir kahve yapayım. Kahve kokusu sarsın odanın dört bir yanını. 
Biliyorum direnmelerime aldırmadan gün doğmadan, düşeceksin kirpiklerimden.
Ardına bile bakmadan çekip gideceksin geldiğin gibi. 
Bu geceye özel birşey istiyorum. Düğüm düğüm olmuş kalbimi sadece sesin çözer.
Hadi bir ses ver, yankılansın sol yanımda deli divane sevdam... 
Sen giderken, ben de sadece sesin kalsın.
Senin dilinde ise kahvenin telvesinden bir acı tad kalsın.
Tadı damağında kalsın ki, hiç bir yerde bulama bu lezzeti...
Sesin zaten bana Allah'ın hediyesi, ömür boyu tadı damağımda erimeyen bir kar tanesi...
Olurda bir gün yine yaparsam sana bir kahve, işte o zaman asla vazgeçmem kahve yapmaktan,haberin ola...

Önceki ve Sonraki Yazılar