Verilerimizi depolayamazsak tehditle karşı karşıya kalırız

Verilerimizi depolayamazsak tehditle karşı karşıya kalırız

"İzmir sadece Kordon’dan, Karşıyaka’dan ibaret değil Develi de İzmir, Pancar da İzmir”

Turkcell Veri Merkezi’ni açan Başbakan Binali Yıldırım, veri merkezlerinin bir ülkenin milli güvenlik meselesi olduğunu belirterek, “Ürettiğimiz verileri eğer ülkemizde depolayamazsak bu sefer ülkemizin siber güvenliği bakımından ciddi bir tehditle karşı karşıya kalırız” dedi. 

Seçim bölgesi İzmir’de çalışmalarına devam eden Başbakan Binali Yıldırım, İTOB Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Turkcell İzmir Veri Merkezi’nin açılışını yaptı. Açılışa, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Pakdemirli, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan, Serkan Öztürk, Ayşem Ertopuz, Gediz Sezgin, Seyfettin Sağlam katıldı. 

“Veri merkezleri ülkenin güvenlik meselesidir” 

Açılışta Başbakan Binali Yıldırım, “En büyük güç tanklar, toplar değil en büyük güç bilgi. Bilgiye sahipseniz bir adım öne geçiyorsunuz. Bunu başaramıyorsanız maalesef geri kalıyorsunuz. İletişim sektörü gün geçtikçe büyüyor, dünyada da ülkemizde de. Bu sektörleri araştırma, geliştirme ve yenilikçilik gittikçe önem kazanıyor. 5 G vizyonu kısa süre önce ortaya koyduk. Bunda iletişim teknolojilerindeki ürünleri yerli olarak geliştirilmesi. Verinin baş döndürücü bir şekilde arttığı günümüzde veri merkezlerine olan ihtiyaç da kaçınılmaz. Veri merkezleri sadece verilerin depolandığı yer olarak görülmemeli. Aynı zamanda bir ülkenin milli güvenlik meselesidir. Üretilen verileri eğer ülkemizde depolayamazsak bu sefer ülkemizin siber güvenliği bakımından ciddi bir tehditle karşı karşıya kalırız. Ayrıca veriler stratejik olduğu kadar ticari olarak da önemli olduğunu biliyoruz. Bilişim sektöründe gerek kurumların gerek devletlerin verilerinde hareketle kuvvetli zayıf taraflarını bu verileri analizle öğrenebiliyoruz. Aynı zamanda hangi alanda fırsatlar, tehditler var bunları da tespit etme imkanı var. Bu iş sadece verileri saklama ile ilgili değil: Bunları ülke kalkınmasına, gelişmesine, bilgi iletişim alanında mesafe kat edilmesinde faydalı şekilde kullanma fırsatı da getiriyor. O yüzden Turkcell’in yaptığı bu hizmet önemli bir hizmettir, diğer işletmelerinde bu yönde faaliyet yapmaları için güzel bir göstergedir” diye konuştu. 

“15 yılda iletişimde büyük mesafe kat ettik” 

Türkiye’nin 15 yılda iletişimde büyük mesafe kat ettiğini dile getiren Başbakan Yıldırım, “Geldiğimiz bu noktayı yeterli görmüyoruz. Daha yolun başındayız. İletişimde, bilgi teknolojilerinde aynen çıplak ayakla denize girmek gibi. Şu anda su ayak bileklerimize kadar geldi. Gideceğiz ayaklarınız yerden kesilecek sonra siber alemde yüzmeye başlayacağız. İşlerimiz yapacağız. Böylesine uçsuz bucaksız, geniş bir alandan bahsediyoruz. İletişim bilgi teknolojileri bir sektör olmaktan çok tan çıktı. Yaşam tarzına dönüştü. Sosyal medya, dergiler platformları birçok şey artık cep telefonunda rahatça yapılır hale geliyor. Bunun için yol lazımdı, yolları yaptık. Araç trafiğini yaptık araç trafiğini rahatlattık. Akıl yolları yaptık, interneti hızlandırdık. Bunların hepsi memleketin gelişmesi için yarışta diğer ülkelerden geri kalmamak için yapmamız gereken şeyler” ifadelerini kullandı. 

Bilgi ve iletişim alanına yapılan her yatırımın diğer klasik yatırımlara oranla 5-10 kat daha fazla katma değer ürettiğine dikkat çeken Başbakan Binali Yıldırım, bu alana yatırım yapmanın geleceğin Türkiye’sine yatırım yapmak anlamına geldiğini söyledi. 

“Yatırımların devamı için daha çok istikrar ve güven” 

Yatırımların kesintisiz devam etmesi için, daha çok istihdama dönüşmesi için ihtiyaç olanın güven ve istikrar olduğunu kaydeden Yıldırım, “Güven ve istikrar olmayan ülkelerde yatırım olmaz. Bakıyoruz etrafımıza Suriye, Irak, Yemen, Libya ve başka ülkeler. Büyük bir perişanlık var. Düzenleri bozulmuş, evlerini barklarını terk etmiş, göçen olma yolundan hayatlar sönmüş. Ama Türkiye bölgede sadece kendi kalkınmasını sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda mazlum milletlerin evlatlarını da bağrına basıyor. Bu gerçeği iyi görmemiz lazım. Ülkemiz üzerinde ciddi bir oyun planı var. Emperyal güçler bölgede yeni bir taksimat, sömürü peşindeler. Bunun önündeki en büyük engel olarak da Türkiye’yi görüyorlar. O yüzden darbe planlar yapıp, parti kapatma davaları yaptılar. Bunların arkasında Türkiye’nin etkin, bağımsız politika izlemesinden rahatsız olan çevreler var” dedi. 

“Bayrağımızdaki kırmızı renk hem Kürdün hem Türkün şehit kanlarıyla oluştu” 

Türk ve Kürtlerin bir devlete ihtiyacı olmadığını vurgulayan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: 

“Bazı cumhurbaşkanı adaylarının sürekli ‘Bizim kazanmamız önemli değil Tayyip Erdoğan’ı indirelim yeter.’ Ne tesadüf ki bazı dost bildiğimiz ülkelerde onu söylüyor. Onlar da ülkede dişimize göre biri çıkar, planımızı uygulayabiliriz diyor. Planın ayrıntısı ne? Güney hudutlarında terör devleti kurdurmak ve bununla Türkiye’yi terbiye etmek. Bunu da Kürt kardeşlerimizin kanı ve canı üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Planın içinde olanlara söylüyorum. Türklerin de Kürtlerin d e devlete ihtiyacı yok. Onların Anadolu topraklarında devleti de var bayrağı da var. Ay yıldızlı bayrağımızdaki kırmızı renkte hem Kürdün hem Türkün şehit kanlarıyla oluştu. Size mi kaldı Kürlere devlet kurmak? Gün birlik ve beraberlik günüdür. Gün ele güne karşı dimdik birlikte kardeşlik içerisinde Türkiye günüdür. O bakıdan seçimlerin önemli olduğunu bir kez daha altını çiziyorum. Ülkenin beka meselesin olduğunu bir kez daha altını çiziyorum .Düşmanlarımıza karşı dimdik ayakta olacağız.” 

“Cumhuriyetin partisine bölücülere işbirliği yapmak yakışmaz” 

CHP’nin adayı Muharrem İnce’yi eleştiren Başbakan Yıldırım, “Adaylar en önce adaylığı açıklandıktan sonra Anıtkabir’e giderlerdi. Şimdiki Cumhurbaşkanı adayı bölücülerin baş destekçisi Selahattin Demirtaş’ın yanına gitti. Bu bile tek başına karşı karşıya kaldığımız tehlikeyi gösterir. Cumhuriyetin partisine yakışmaz. Bölücülerle işbirliği yapmak yakışmaz” dedi. 

“İzmir sadece Kordon’dan ibaret değil Pancar da İzmir” 

Başbakan Yıldırım İzmir’in sadece Kordon ve Karşıyaka’dan ibaret olmadığını dile getirerek, “Seçime 2 gün kaldı, her seçimde olduğu gibi bilbordlarda Atatürk resimleri koymuşlar. Yazmışlar, ‘Her yer İzmir gibi olsun.’ İzmir sadece Kordon’dan, Karşıyaka’dan ibaret değil Develi de İzmir, Pancar da İzmir. Buraya gelene kadar ne yollarda ne kadar çok zorluk çektik. Develi, Tekeli ve ordan da Ayrancılar’a yepyeni yol yapacağız herkes rahat rahat gidip gelsin. Laf olsun torba dolsun diye konuşmakla olmaz. Her metrekaresinde iziniz olacak” dedi. 

Turkcell’den yeni tesis sözü aldı 

Turkcell yetkilerinden yeni bir tesis sözü de alan Başbakan Yıldırım, “Bir şey daha istiyorum. Biz İzmir’i bilişim üssü yapmaya karar verdik. Yerde 30 bin dönümlük Urla’daki İzmir İleri teknoloji Enstitüsü’nün olduğu yerdir, orada Turkcell şanına yakışır bir merkez kursun istiyorum Bunun sözünü de burada almak istiyorum: Hayırlı uğurlu olsun: Zaten KOSGEB150 milyon ile ortak oldu, oraya da ortak olabilirsin, ayrı da yapabilirsiniz. A mutlaka anlamlı bir yatırım istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

Yüksek kalite standartlarında örnek tesis 

Dünya standartlarında bir veri merkezi açtıklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Gücün kaynağı değişiyor. Gücün kaynağını artık petrol dataya bırakıyor. Büyük benzerlikler var. Bir varil petrol 75 dolar. Ama onu işlerseniz milyonlarca dolarlık değerler ortaya çıkıyor. Biz Ortadoğu’nun yaptığı hatayı yapamayız, petrolü topraktan çıkarıp ham olup satarak nasıl kaybettilerse, biz datayı kaybedemeyiz. Türkiye’nin datası Türkiye’de kalmalı ve Türk mühendis eliyle şekillenmeli. Türkiye’deki dataların yüzde 96’sı yurtdışında barındırılıyor. Türkiye ekonomisi dünyada 16-17 sırada gelir. Dijital ekonomi potansiyelinde ise 5-6-7. sıraları hak ediyoruz. Biz bu datayı Türkiye’de tutabilirsek bunu başaracağız. Bu nedenle bini aşkın mühendisimiz dijital veri geliştirmek için çalışıyoruz. Bu gibi merkezler bizim dijital servislerimizin evi ve Türkiye’nin dijital merkez üretecek ve diğer şirketlerin fabrikaları. İzmir’deki tesisimiz yüksek kalite standartlarıyla inşa edilmiş, örnek bir tesisdir” dedi. 

Türkiye’nin verileri güvenle saklanacak 

Ege’nin en büyük veri merkezi olmasının yanı sıra Tier 3 sertifikalarıyla dikkat çeken Turkcell İzmir Veri Merkezi de 14 bin 500 metrekare tesis ve 2 bin 400 metrekare beyaz alan büyüklüğündeki alana açıldı. Yeşil bina ve çevreye uyumlu olduğunu belgeleyen “Leed Gold” sertifikasıyla bu alanda tamamlanmış en önemli yatırımlar arasına giren Turkcell İzmir Veri Merkezi, 2 bin 400 metrekaresi beyaz alan olmak üzere 14 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Uluslararası standartlara uygun olarak inşa edilen merkez, sunduğu ileri teknolojinin yanı sıra güvenliğiyle de dikkat çekiyor. Yapısal olarak deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklı olarak inşa edilen, zemininde yerli üretim sismik izolatörlerin kullanıldığı Turkcell İzmir Veri Merkezi’nde Türkiye’nin verileri güvenle saklanacak. Önümüzdeki yıl Ankara’da ve sonrasında Çorlu’da açılması planlanan veri merkezleri ile birlikte Turkcell’in yeni nesil veri merkezleri için yatırım yaptığı il sayısı 4’e yükselmiş olacak. 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.