1. YAZARLAR

  2. Nazlı Zeynep Aktaş

  3. YAŞI OLMAYAN EFSANE; EKSELANSLARI FEDERER!
Nazlı Zeynep Aktaş

Nazlı Zeynep Aktaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞI OLMAYAN EFSANE; EKSELANSLARI FEDERER!

A+A-

' Eğer zafer ve felaketle karşılaşabilirseniz, bu iki sahtekara aynı şekilde davranabilirsiniz.' Wimbledon Merkez Kortu'nda yazan Rudyard Kipling'in şiirinden alınan bu tek satır oraya çıkan sayısız her oyuncunun kaderini anlatıyor. Kimileri galibiyetlerle zaferlerini kutlarken, kimileri de mağlubiyetleriyle faleketlerine gözyaşı döktüler. Ama biri vardı ki zaferini kutlarken hatta efsaneleşirken faleketle yere yığılan rakiplerinin elinden tutup kaldıracak koca yürekliliği tüm dünyaya gösterdi; Roger Federer!

 

Kariyerine İlk Adımları

1998 senesinde Orange Bowl Turnuvası Şampiyonu olduktan sonra profesyonel kariyerine adım attı Federer. Ama o zamanlar aklında bu noktalara gelebileceği olamazdı. Onu izleyenlerin de aynı şekilde! Kendine özgü bir tarzı vardı, rahattı da evet, ama ne bitirici vuruşları ne de rakiplerine karşı fiziksel üstünlüğü vardı. Umut vaat ediyordu şüphesiz, ancak henüz aradığı stili bulamamıştı.

Pete Sampras

Roger Federer'in o dönemki en büyük idolü Pete Sampras idi. Nasıl olmasınki? Sampras, kariyerinde rekorlara sahip, güçlü bir oyuncuydu. 14 Grand Slam Şampiyonluğu bulunan ABD'li tenisçi 90'lı yılların en önemli oyuncusuydu, ta ki Federer devri başlayana kadar.

Federer Rüzgarı!

Federer, ilk Grand Slam Şampiyonluğu'nu 2003 senesinde Wimbledon'da elde etti. O zamana kadar çok çalışmıştı İsviçreli raket. Ama hep rahat, kendinden emin ve bir o kadar da hırslıydı Roger Federer. Artık tarzını bulmuştu ve ortalığın tozunu atmaya hazırdı! Sonrasında Avustralya ve Amerika Açık kupalarını da kaldırdı. Hatta Nadal'ın kral kabul edildiği toprak kortta da pes etmedi. Birçok kez finalde kaybettiği Fransa Açık kupasını, Nadal'a karşı olmasa da 2009 yılında kazandı. 2012 yılında 17. Grand Slam Şampiyonluğu'nu Wimbledon'da kutlarken, Roger Federer çoktan efsane olmuş rekorları alt üst etmişti bile. Peki ama bu ona yetecek miydi?

Kötü Geçen Sezonun Ardından

2013 senesi Federer için çok kötü geçti. Sakatlığı ve üst üste gelen mağlubiyetler, 31 yaşına gelen raketin artık bırakması gerektiği yorumlarına neden oldu. Ancak Federer, hiç bir zaman bu tarz söylemlerle ya da beklentilerle hareket eden bir sporcu olmadı. 5 yıl boyunca hiçbir Grand Slam Şampiyonluğu elde edemedi ama hep tenis oynamaya ve finallerde boy göstermeye devam etti. Roger Federer ismini bize hiç unutturmadı!

Adım Adım Rekorlara

Ve yıl 2017'ye geldiğinde Federer artık yeni kupalara ve rekorlara hazırdı. Çünkü 2012 yılından beri çalışmıştı, oyun tarzında değişiklikler yapmış, hatta yıllardır kullandığı raketini bile değiştirmişti. 35 yaşına gelmişti ama çok formdaydı. Yılın ilk Grand Slam'i ile siftahı yaptı ve Avustralya Açık kupasını kaldırdı. Finalde,kariyeri boyunca sayısız kez karşılaştığı ezeli rakibi Rafael Nadal'a karşı galip geldi. Herkes bu kadar uzun bir aradan ve yaşından dolayı tenisi bırakmasını beklerken Roger Federer 18. Grand Slam Şampiyonluğu'nu da elde etmişti. Yılın ikinci büyüğü Fransa Açık'ı pas geçip katılmayacağını açıkladı. Ama bu Federer'in pes edişi değil, tam tersi taktiksel davranıp Wimbledon'a odaklanmasından dolayı aldığı bir karardı.

Çimdeki üstünlüğünü bu Wimbledon'da bir kez daha çok net gösterdi. Müthiş maçlar çıkardı ve hiç set kaybetmeden finale çıktı. Hırvat rakibi Marin Cilic karşısında çok rahat bir oyun sergileyerek şampiyon oldu Federer. Artık 19 Grand Slam, 8 Wimbledon Şampiyonluğu'yla tahta bir daha kalkmamak üzere oturdu.

 

Roger Federer Efsanesi

Roger Federer'i sayılarla ya da maçlarla anlatmak yetmez. Hayattaki en büyük tutkusundan hiç bir zaman vazgeçmeyişi,usta olsa da bir çırak gibi gelişmeye ve öğrenmeye devam edişi sporcuyu bırakın her insana umut olacak nitelikte. Galibiyetin ardından döktüğü gözyaşları,rakiplerini göklere çıkartan övgüleri Federer'in spor dünyasındaki değişmez yerini her defasında sağlamlaştırdı. Bir gün tenisi bırakacak elbet ama o güne kadar onu izlemek bir sporsever için en büyük şans. Kendi söyledğine göre daha oynayacağı maçlar,elde edeceği şampiyonluklar var. Hazır önümüzde de Amerika Açık varken, 'neden olmasın?' diyor insan.

Önceki ve Sonraki Yazılar