1. YAZARLAR

  2. Ayşe Baltacı

  3. YAZ AYININ BİTİMİYLE BİRLİKTE CİLDİMİZE BAKIM
Ayşe Baltacı

Ayşe Baltacı

Yazarın Tüm Yazıları >

YAZ AYININ BİTİMİYLE BİRLİKTE CİLDİMİZE BAKIM

A+A-

Yaz ayımın bitimiyle birlikte güneş ışınları ciltte olumsuz etkilere yol açar. Cilt tipiniz, yıpranma derecesi, mevcut problemler, yaşınız gibi faktörler dikkate alınır, Hangi bakım ürünlerinin kullanılacağı tespit edilir ve program hazırlanır. Profesyonel cilt bakımı yapılmasının amacı şunlardır: Gözeneklerin temizlenmesi, cilde oksijen sağlanması, parlaklık, canlılık ve tazelik kazanması için metabolizmanın hızlandırılması ve lenf drenajıyle toksinlerin atılması... Cildinizin üzerinde kalıcı, koruyucu ve besleyici bir tabaka oluşturarak; kırışıklıkların oluşumunun geciktirilmesi, cildinizin daha genç ve gergin bir hâl alması hedeflenmektedir. Kırışıklık ve yaşlılık çizgilerinden kurtulmak için bir başka çözüm de 'dolgu' yaptırmaktır. Küçük dokunuşlarla yüzün ifadesi bir anda değişebilir. Sigara çizgileri, dudak kenarlarındaki çizgiler, yara izleri için doktorların uygun gördüğü dolgu maddeleri cilde enjekte edilir. Yaz aylarında güneşin etkisiyle bronzlaşmış dolayısıyla kurumuş nemi azalmış deri sonbaharın gelmesiyle beraber matlaşmaya ve sağlıksız görünmeye başlar. Deniz, havuz suyu ile sürekli temas ve aşırı sıcak hava ve nem etkisiyle derinin nem dengesi bozulur. Yaz aylarının ardından sonbaharın gelmesiyle beraber sıcaklıktaki ani düşmeler ve yükselmelerle sıcaklık anormalliklerinin yaşanması derinin savunma mekanizmalarını zayıflatır. Kış ise deri açısından koşulları zor bir mevsimdir. Sonbahar ayları derimizi kış dönemine hazırlamamız için bir fırsat dönemidir. Derimiz sıcak yaz günlerinde güneşin kurutucu etkisine karşın nem ve sıcaklık artışıyla aşırı terlediğinden yağ üretimini artırır. Bununla beraber eğer biz doğru ürünlerle derimizi temizlemezsek, uygun olmayan kozmetikler kullanırsak yada yağ içeriği cildimize fazla gelen güneş koruyucular kullanırsak gözeneklerimiz kapanabilir, siyah noktalar, sivilceler yada yağ butonları oluşabilir. Oluşan bu cilt problemleri için öncelikle profesyonel bir cilt temizliği yapılmalıdır. Klasik cilt bakımlarının yanı sıra hidradermabrazyon sağlayan cihazlarla (dermapen) da su ve deri tipine uygun bazı solüsyonları vakum kullanarak uygulamak mümkündür. Düzenli yapılacak cilt bakımı ile derinin nem dengesini korumak mümkündür. Profesyonel bakımlarla beraber evde derinin günlük temizliği ve nemlendirilmesi de sağlanmalıdır. Bunun için deriye uygun doğru ürünler seçilmelidir. Bu dönemde derinin iklim değişikliğine adaptasyonu sağlanmalıdır. Yaz aylarında derinin temizliğinde kullanılan temizleyiciler, tonikler, nemlendiriciler ile kış aylarında kullanılan ürünler aynı olmamalıdır. Yağlı deriler için yazın daha da artan yağ üretimini normale çekecek durulama gerektiren yıkama jellerinin kullanımı ve matlaştırıcı tonik uygulamaları tercih edilebilir. Ancak kuru deri için durum daha farklıdır. Güneşin de etkisiyle daha da kuruyan derinin üst yüzey savunma mekanizması azaldığından tahrişe, pul pul dökülmelere maruz kalacaktır. Dolayısıyla kuru derinin nemlendirilmesi çok önemlidir. Bu dönemde deri direncini artırmak için bariyer fonksiyonlarını artıracak derinin de yapısında zaten olan bir takım molekülleri de barındıran nemlendiriciler kullanmak gerekebilir. Deriye esnekliğini ve bütünlüğünü sağlayan suyun derideki oranı %10’ un üzerinde olmalıdır. Su içeriği azalırsa deri kurur, klinik olarak pullanma, çatlama, egzema gibi birtakım deri hastalıklarına ve enfeksiyonlara meyil artabilir. Deride mevcut olan yapıtaşlar suyun deriden buharlaşmasını önler, çevreden deriye su çeker dolayısıyla su kaybını ve kurumayı engeller ve derinin direncini sağlar. Yazın sıcak ve güneş etkisiyle, sonbaharda hava anormallikleri nedeniyle derinin bozulan bu fonksiyonlarını yerine getirmek deriye uygun nemlendiricilerle deriyi nemlendirmekle sağlanabilir. Nemlendiriciler derinin üst tabakasının su içeriğini artırmak yada uygun seviyede tutmak amaçlı üretilen bileşiklerdir. Derinin ana yapısal elemanlarına benzer bileşikler olması tercih edilir. Nemlendiriciler yapılarında başkaca fonksiyonları olan ürünleri taşıyabilirler. Antioksidanlar, retinoik asitler, vitaminler, bitkisel yapıtaşlar, büyüme faktörleri, proteinler, güneşden koruma faktörleri nemlendiricilerin yapısına katılabilir. Dolayısıyla seçilecek uygun nemlendirici derinin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Derinin hiçbir sorunu olmasa bile içinde bulunduğu nem dengesini korumak ve mevsim geçişlerinde ve sonrasında sert iklim koşullarının neden olabileceği hasara karşı deriyi nemlendirmeliyiz. Kozmetiklerde nemlendirme amaçlı olarak kullanılan maddeler, kapatarak, su kaybını azaltarak, çevre dokudan su çekerek, deriyi yumuşatarak etki gösterir. İyi bir nemlendiricide tüm bu özellikler denge içinde olmalıdır. Nemlendiricilerin içine retinoidler, vitamin E, vitamin C gibi vitaminler,panthenol, Koenzim Q10, karoten gibi antioksidanlar, proteinler, peptidler, hormonlar, büyüme faktörleri, güneş koruyucuları güvenle ilave edilebilir. Önemli olan nokta içeriğindeki maddelerin konsantrasyonları, stabilizasyonu, saklama şekilleridir. Bazen özellikle vitamin içerikli ve asitli ürünler aşırı hassasiyete neden olabilir veya deriye ağır gelerek komedon, miliyum oluşumuna neden olabilir. Dolayısıyla bu noktada önemli olan derinin doğru tanımlanması, ihtiyaçların belirlenmesi ve doğru ürünlerin kullanılmasının sağlanmasıdır. Nemlendirici kremler mutlaka temizlenmiş deriye uygulanmalıdır. Bazıları içerikle bağlantılı olarak güneşsiz zamanlarda yani gece kullanımı için uygunken bazılarının kullanımı güneş koruyucularla beraber olmalıdır. Gerektikce tekrarlanmalıdır. Gereklilik derinin kuruluk hissiyle orantılıdır. Güneşin ve solaryumun neden olduğu hasara karşı doğru, yeterli korunmamak, bazı hormon içerikli yada ışık duyarlılığına neden olan ilaçlardan kullanmak, genetik yatkınlık leke oluşumuyla sonlanabilir. Sonbaharda bronzlaşmış derinin solmasıyla beraber göze çarpmaya başlayan lekelerle mücadele etmeye başlarız.

Önceki ve Sonraki Yazılar