Ah papağanlar...
Avukat yusuf akın yazdı; Ah papağanlar...
Nerede yoğun fedakarlık propagandası görsem.
Kılıç kuşanır beynim, kör hücreleri yere sersem.
Azılı bir çakal gibi çökerler tertemiz duygulara.
Sonra kaybolurlar gündüz gözü, aç karanlıklara.
Dişleri leş yemekten sararmış, obez şer sürüsü.
Hayrat harmanlar diye sundukları kötülük üssü.
Kırk delikten çıyan olur çıkarlar, yasanın ağında.
Bazen sol kulvar koşarlar, bazen yolun sağında.
Güzel insanların pirüpak erdemlerinin celladı.
Yetim hakkına hiç göz diker mi bir insan evladı.
Saklı zamanların saklı perdeleri ardına sığınan.
Evrensel yasa hak kimseden kalmaz buna inan.
Sesin fazlalığı hoş hasletlerin eksikliğine nişan.
Emanete gözün gibi bakmaktır esas büyük şan.
Masmavi ummana karışmış, bir katran kovası.
Siz yokken de anadolu, mazlumlara hayır ovası.
Kim ki çok bağırır, bilin ki sakladığı kokmuş irin.
Hakikat sonsuza açık kapı, geç kalmadan girin.
Kemalatı bozuk bütün ruhlar nasihata kalkışır.
İnsan bu ya, bozuk bedava peynire çabuk alışır.
Küçük küçük başlar gövdede yıkıcı çürümeler.
Bir avuç tuzu kim tutsa yoz keçi peşinde meler.
İyilik, yardım, fedakarlık sessizdir bu bilinmeli.
Haksızlık benlikte de olsa hakkında gelinmeli.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.