Atila Sertel, "Yasaklar, işsizlik zirvede, özgürlükler dipte"

Atila Sertel, "Yasaklar, işsizlik zirvede, özgürlükler dipte"

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, yasakların, işsizliğin zirve, özgürlüklerin, ekonomik bağımsızlığın ise dip yaptığı bir ortamda bayramdan söz edilemeyeceğini söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Gazetecilerin AKP iktidarında bayram yapması mümkün değildir. Gazeteciler ne zaman ki tüm haklarına kavuşacak, işte o gün 10 Ocaklar yeniden bayram havasında kutlanacak. Ve o günler çok yakın, geliyor gelmekte olan” dedi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün Türk basını açısından her anlamda mücadele gününe dönüştüğünü dile getiren CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Türkiye’nin basın tarihinde 10 Ocak’ın çok büyük anlamı var. Bundan tam 61 yıl önce 10 Ocak 1961’de yürürlüğe giren 212 Sayılı Yasa, gazetecilere kıdem hakkı, gazetelerin kapanması durumunda tazminat ödenmesi, istifa eden gazeteciye kıdem tazminatı verilmesi, maaşının peşin ödenmesi, gece çalışanlara haftada iki gün izin hakkı tanınması, kar eden gazetelerin gazetecilere her yıl bir maaş ikramiye vermesi, maaş ödemelerinin gecikmesinde her gün için yüzde 5 faiz uygulanması gibi pek çok önemli haklar sağladı. Ama ne yazık ki geriye bu haklardan hiçbiri kalmadı” diye konuştu.

atila-sertel-2.jpg

KAN KAYBEDİYOR

Türkiye’de yayınlanan gazete ve televizyon sayısının son bir iki yıl içinde neredeyse yarı yarıya azaldığını ifade eden Sertel, kamu gücü kullanılarak yaygın medyanın yüzde 95’ini tam kontrolüne alan iktidarın, ‘muhalif’ medyayı çökertmek için RTÜK, BİK ve Yargıyı kullandığını vurguladı.

“Yoksulluğu bitireceğiz, yasakları kaldıracağız” diyen AKP iktidarında, tüm yasakların katmerli uygulandığını, gazetecilik yapmanın daha da zorlaştığını dile getiren CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, şunları söyledi:

“Eleştirel ve bağımsız yayın yapan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen yaygın gazete ve televizyon ile yüzlerce yerel medya kuruluşu için koşullar her gün biraz daha zorlaştı. Ama iktidarın beslemesi konumundaki gazete ve televizyonlar ne ekonomik kriz gördü ne de para cezasıyla tanıştı. Yandaş basın muhalefete her gün kin nefret kusarken bunun karşılığında kamunun kaynakları kendilerine oluk oluk akıtıldı. Onurlu, namuslu gazeteciler, eleştirel ve bağımsız yayın yapan medya kuruluşları ise RTÜK ve BİK cezaları, artan girdi maliyetleri ve uydu kiraları karşısında yaşam savaşı vermeye devam etti. Bu ekonomik savaşta 12 binden fazla gazeteci işsiz kaldı. İşlerini kaybetmedikleri için şanslı olanlar ise açlık sınırında çalışmaya devam ediyorlar. Halen 34 gazeteci cezaevinde. Halen uluslararası basın ve ifade özgürlüğü endekslerinde son sıralarda ve basını özgür olmayan ülkeler arasındayız. Her türlü zorluğa rağmen gerçek gazeteciler bu baskılara boyun eğmedi, zorluklara teslim olmadı. Onlar da bizler de güzel günlerin yakın olduğunu biliyoruz. Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ilk seçim sonrası gelecek ve gazetecilerin yüzünün güldüğü günleri hep birlikte yaşayacağız.”

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.