Başkan Tugay: Ne yaparsanız yapın İzmir’i yenemeyeceksiniz!

Başkan Tugay: Ne yaparsanız yapın İzmir’i yenemeyeceksiniz!

Meslek Fabrikası’nda polis ablukasıyla tahliye girişimine karşı düzenlenen mitingde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Ne yaparsanız yapın İzmir’i yenemeyeceksiniz" ifadeleriyle tepki gösterdi.

MEDYA EGE - İzmir’de Meslek Fabrikası’nın polis ablukasıyla tahliye edilmek istendiği sürece karşı, bina önünde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) çağrısıyla geniş katılımlı bir miting gerçekleştirildi. Sivil toplum kuruluşları, sanatçılar, tiyatrocular, kursiyerler, belediye çalışanları, Roman vatandaşlar, Kent Konseyi üyeleri, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarının yer aldığı buluşmada, üçüncü gününe giren nöbet kitlesel ve coşkulu bir miting atmosferine dönüştü.

izmir-meslek-fabrikasi-mitingi-tugay-ben-o-binaya-girecegim-69d68d168869f.jpeg

Mitingde konuşan Belediye Başkanı Cemil Tugay, kötülüğün normalleştirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Siyaset işinde ben kalıplara tam adapte olamadım. Kendi bildiğim yoldan gidiyorum. Bizler kahraman değiliz. Tamamen sizlerin takdiri ile, oylarıyla belli konumlara geldik ama esas sihrimiz buranın vatandaşı olmaktır. Onun dışında sizin bize verdiğiniz görevler geçici sorumluluklardır; hakkını verebildiğimiz sürece. Allah bizi mahcup etmesin. Sevgili İzmir, öyle bir İzmir ki her zaman doğrunun ve iyinin yanında olmuş, değerlerini bilmiş ve ona sahip çıkmış İzmir. İnadına İzmir! Meslek Fabrikası için yapılan hatanın normal görülmemesi için, yarın öbür gün tekrarlanmaması için bir araya geldik. Bazı anlar vardır, o anlarda susarsanız her şey normalleşir. Biz kötülüğün normalleşmemesi için bir aradayız. Çünkü kötülük normalleştiğinde hepimiz için yaşam adım adım cehenneme dönmeye başlamış demektir” dedi.

meslek-fabrikasi-mitingi-tugay-ben-o-binaya-girecegim-cemil-tugay-69d68c7f0ea05.jpeg

Sözlerine devam eden Başkan Tugay, başlattıkları hukuk mücadelesi devam ederken tahliye sürecinin başlatılmasına tepki göstererek, “Aziz başkanım 2017’de burayı Meslek Fabrikası olarak hizmete aldıktan sonra 145 bin kursiyere hizmet verdi. Meslek eğitimi verildi, zanaat üretildi. Pek çoğu da iş sahibi oldu. 145 bin deyince insanlara az gelebilir ama Türkiye’de pek çok şehir nüfusundan daha fazla. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bu şehirde yarattığı o lekeyi Aziz başkanım, değerli bir binaya dönüştürerek bu şehri temizledi. Bu binayla ilgili durup dururken birdenbire ‘burayı biz alacağız’ dediler; tapudan bize sormadan, adı sanı uydurulmuş, gerçekte var olamayan Beyazıd Baba Vakfı mülkiyetine geçirdiler. Bir vakfa peşkeş çekecekseniz, düzgün bir vakfa verseydiniz. Bu vakıf Osmanlı zamanında kapatılmış ve tüm mülkleri devlet hazinesine geçirilmiş. Ne adı ne sanı var. Tamamen hayali bir vakıf. Tapudan sonra da biz bilgilenince hukuk mücadelesi başlattık. Biz ne yaptıysak maalesef durmadılar; bize ‘binayı boşaltın’ dediler. Biz dava açtık. Bu davaların sonuçlanması lazım. Bu binaların yapımında vakıf emeği yok. Buraya sabahın 5’inde 700 civarı polis gelmiş. Onlarla birlikte girişi kapattıktan sonra personelin içeriye girişini yasakladıktan sonra orada bir tedbir kararı vardı. O karar kaldırılmamış ve yayımlanmamıştı. O kararın kaldırılmasıyla ilgili gerekçeli kararı gösterin dedik. Gösteremediler çünkü yoktu. Görev emrinizi gösterin dediler, onu da sunamadılar. Şimdi bu ne demek? İşlem var ama gerekçe yok, müdahale var ama açıklama yok, karar var ama dayanak yok. Dedik ki bu doğru değil. Bu savunulamaz, bu kabul edilemez. Belgeleriyle tek tek, sabırla anlattık. Davalar sonuçlanana kadar bekleyin dedik. Milyonlarca liralık kamu zararına neden olmayın dedik” dedi.

"ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ HUKUKSUZCA İÇERİYE GİRDİ"

Özel güvenlik görevlilerinin Meslek Fabrikası’na girerek asılı pankartları indirdiklerini açıklayan Tugay, “Daha vahim bir şey oldu. Meslek Fabrikası’nda görevli olmayan, dışarıdan getirilmiş özel güvenlik görevlileri… Bunlar hukuksuzca idariyi çiğneyerek içeri girdiler. Bu kişiler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası olan belgenin pankartını indirdiler. Halkın tepkisine rağmen bunu yaptılar. Ayıp ettiniz, insanlarımızı da üzüp kırdınız. Siz o pankartı indirdiniz diye o belge yok mu oldu? Siz pankartı indirdiniz diye bu yüce milletin Atatürk’e duyduğu saygıyı, onların yüreğinden ve aklındaki Atatürk’e olan bağlılığı ve sevgiyi yok edebilir misiniz? Edemezsiniz” şeklinde konuştu.

"BENİM BUNU VİCDANIM ALMIYOR"

Meslek Fabrikası’na Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portresi ve imzasını yansıttıklarını ifade eden Tugay, “Şu anda pankartı indirdikleri yerde lazerle Atatürk’ün portresi ve imzası var. Siz ne yaparsanız yapın, Atatürk’ü ne bizim kalbimizden ne de bu şehrin hiçbir yerinden kaldıramayacaksınız. Bizim binalara taktılar. Üç tane daha binayı tapudan üzerlerine geçirdiler. Hepsi de hizmet binası. Bu binaları neden bu kadar çok istiyorsunuz? Ne yapacaksınız bu binaları? Önce dediler ki üniversite yapacağız. Ondan sonra baktılar tutmadı, millet yemedi. Ondan sonra çıktı biri, ‘ben burayı Yeşilay’a vereceğim’ dedi. Biz karşı çıkınca bu memleketteki uyuşturucu bağımlılığında CHP’li belediyeleri suçladı. En sonunda bugün duyduk, yine fikir değiştirmişler, ‘kütüphane yapacağız’ demişler. O çok bilen, bu işleri güzel yöneten Vakıflar Genel Müdürlüğü var; bu arkadaş İzmir’de de Türkiye’nin her yerinde de binlerce binayı yönetiyor. Salepçioğlu İş Hanı onların; kapattılar, milleti de çıkardılar ve bekliyor. Ellerindeki binaları kiralıyorlar; kimlere, kaça kiralıyor, bilen yok. Doğru dürüst hesabını soran yok. Sayıştay raporlarına baktılar ki kiraya verdiği, kirasını toplayamadığı binlerce yeri varmış. Burayı ayda 5 milyon liraya kiralamak isteyenler var diye ağzından kaçırmış. Bak nasıl açık ettin kendini. Kiminle konuştun da öğrendin? Kim, ‘kardeşim burayı kiralayacağım’ diyen? Niye utanmıyorsunuz kardeşim? Belediyenin hizmetinden alacaksınız, alacaksınız, geçici kütüphane yapacaksınız, geçici… Bir süre sonra belli ki birilerine vereceksiniz. Biz buna seyirci mi kalacağız? Benim bunu vicdanım almıyor. Benim iki kimliğim var. Birisi Büyükşehir Belediye Başkanı, diğeri İzmirli hemşeri Cemil Tugay. O Cemil Tugay benim için çok kıymetli. O Cemil Tugay diyor ki: yapmayacaksınız bunu, izin vermeyeceğim” ifadelerini kullandı.

"BİZ SUSMAYACAĞIZ, TESLİM OLMAYACAĞIZ"

Tugay, “Bir kamu kurumu, başka bir kamu kurumunun mülkiyetine çöküyor, burayı polis gücüyle işgal ediyor. Kamu kurumları arasında böyle bir ilişki olmaz. Belediye kamu kurumu; birimizin özel şirketi değil. Sabahın 5’inde 700 polisi devletin bir kamu kurumu olan belediyenin etrafına yığıp, orayı abluka altına alıp, ondan sonra kimseyi içeriye sokmuyorlar. O gün bugündür etrafı barikatlarla çevrili, yüzlerce polis… Dedim ki ilk geldiğim dakikalarda, ‘ben içeri girmek istiyorum’ dedim. ‘Bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanıyım’ dedim. İçeride yüz milyonlarca liralık belediyenin malı mülkü var, arkadaşlarımızın özel eşyaları var. Bir amir geldi, söyledim ama gitti, gelmedi. Üst makamlar telefonlara çıkmıyormuş, amir de bir şey yapmıyormuş. Ben devletine bağlı bir insanım. Devlet önemli ama… bu devleti kim, niçin kurdu? Millet kurdu, halk kurdu. Millete ve halka hizmet etmek için kuruldu. Üstümüze bassınlar diye kurulmadı bu devlet. Bu millet, sizin devletin gücünü kullanarak onları ezmenizi kabul etmez. Onların adına biri konuşacaksa da burada işte, konuşuyor. Biz susmayacağız, teslim olmayacağız, kabul etmeyeceğiz. Kötülüğe ve yanlışa alışmayacağız. Alıştıramayacaksınız!” diye konuştu.

NE YAPARSANIZ YAPIN İZMİR’İ YENEMEYECEKSİNİZ!

İzmir’in hakkını yedirmeyeceğini ifade eden Başkan Tugay, “Bu binayı yapan onlar değil; restorasyonu halkın parasıyla, belediye eliyle yapıldı. Ben size bu emeği yedirmem. Sizin o tapuda yaptığınız sahte iş, benim aklımda ve gönlümde kesinlikle geçerli değil. O adı geçen vakıf ve bu karar, yasadaki koşulları sağlamıyor. Osmanlı kayıtlarında bu vakfın varlığı bitmiş ve niteliğini kaybetmiş bir vakıf. Binlerce İzmirliye eğitim veren bir kurum burası. Hâlen içeride milyonlarca liralık ekipman var. Kamu malıdır o. Devlete ve halka ait mallardır. Onlara böyle kafanıza göre el koyamazsınız. Onları kullanıma kapatamazsınız, bu suçtur. Suç işliyorsunuz. Birileri canlı yayından izliyordur; suç işliyorsunuz, suç! Olmaz! Binlerce ‘olmaz’ sayabilirim. ‘Olur’ diyen tek kişi bulamazsınız. Bu şehir kolay kolay haksızlığı ve yanlışı kabullenmiyor. Ben korkmuyorum arkadaşım, korkmuyorum. Siz zalimlerden korkmuyorum. Bu şehrin geri çekilmeyeceğini, yapılan yanlışları unutmayacağını çok iyi biliyorum. Utanmadan karalamak için neler söylediler. Bizim alnımız ak, başımız dik. Burası İzmir. Biz ayaktayız. Sen ne yaparsan yap, siz ne yaparsanız yapın İzmir’i yenemeyeceksiniz! Sizden bir ricam var: ben belediye başkanınız olduğum sürece, ‘bu adam kendi siyasi geleceği için bilmem ne yapıyor’ diye düşünmeyin. Birazcık hakkım varsa öyle düşünmeyin. Bir gazeteci tweet atmış, ben okumadım: ‘AK Partililer, siz ne yapıyorsunuz; siz böyle yaparsanız Cemil Tugay büyür’ demiş. Ben büyümeye çalışmıyorum. Sorunumuz, derdimiz var. Bizim ülkeyi kötü yönetiyorlar” dedi.

"O BİNAYA GİRECEĞİM"

Başkan Tugay son olarak ise, “Siyaset yapmak için konuşan kim varsa bilin ki ben onun partisinden değilim” sözleriyle seslenerek, “Kim ‘ben siyasetle ilgileniyorum, aslında niyetim kendimi yükseltmek, zengin olmak, konfor yaşamak’ diyorsa, sen bir çekil kenara! Ülkenin bu kadar kötü zamanında sana ihtiyaç yok! Vatandaş Cemil Tugay olarak konuşuyorum. Olur da yanlış partideysen, senin gideceğin parti de belli! Atatürk’ün partisinde asla olmaz. İzmir gibi bir şehre asla böyle siyasetçiler yakışmaz. Sen İzmir’in oyuyla milletvekili olduktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün avukatlığını savunamazsın. İzmir’in hakkını yiyemezsin. Kötülüğü normalleştirmeye, sıradanlaştırmaya çalışanlara karşı hep beraber mücadele edelim. Birbirinden değerli milyonlarca insanımız var. Onların hakkını kimsenin yemeye hakkı yok. Kimsenin Meslek Fabrikası’na da İzmir’e ait olan başka yapılara da el koyma, polis marifetiyle işgal etme hakkı yok. Ben Cemil Tugay! O binaya gireceğim! Aslan gibi hukukçularımız var, biz o davaları kazanacağız. Milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız ve Genel Başkanımız Özgür Özel ile beraber bu ülkeyi düzlüğe çıkaracağız” diye konuştu.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.