BAŞSAVCI’NIN ÇOCUKLARIYDIK!

BAŞSAVCI’NIN ÇOCUKLARIYDIK!

Ali Eyce yazdı...

İzmir Adalet Sarayı’nda bir dönem İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yapan Emin Özler’i adına bir şeyler yazmak istedim.

Çünkü kendisi birkaç gün önce hayata gözlerini yumdu.

Güzelleştirmeye çalıştığı, güzellikler verdiği hayata.

Gazetecilik yaptığım dönemde, kapısını çalmadan girdiğim ender Başsavcılardandı.

Geldiğimizi duyduğunda, soracağımız sorulardan rahatsız olmayan,  aksine soracağımız soruları cevabını verebilmek için heyecan duyan bir Başsavcıydı.

Adliyenin içinde değil de,  bir kır kahvesinde oturup, birkaç dakika sonra kendisinin Başsavcı olduğunu söyleseniz çok az insan inanırdı size.

O kadar samimi, o kadar mütevazı ve o kadar insan sevgisi doluydu.

Hele ki, çocuklara karşı olan sevgisini yazmaya kelimeler yetmezdi.

Adliyede herkesin değeri ve yeri bir başkadır mutlaka ama Emin Özler Başsavcımızın yerini, ne geçmişte o yere oturanlar, ne de gelecekte o yere oturanlar veremedi.

Geçmiştekiler de, sonradan gelenlerde mutlaka görevin insanlarıydı ama Özler Başsavcı, insan üzerinde, insanlar üzerinde izini bırakıp gidebilen ender Başsavcılardandı.

Onun o samimiyetinde, bazen biz gazeteci olduğumuzu unutur, bazen de o bizim gazeteci olduğumuzu unuturdur.

Tam bir devlet adamıydı.

Tam bir hukuk adamıydı.

Tam bir insan erbabıydı.

Kocaeli’ne Başsavcı olarak tayini çıktığında çok şaşırmıştım.

Başarılı olmasının bedeli olarak bunu hak etmediğini düşünmüştüm.

Ancak onun iyi bir eş, bir iyi bir baba olduğunu bu düşüncenin içinde unutmuştum.

Yanılmıyorsam, kızının oraya yerleşmesinden dolayı, torununu özlemesinden dolayı orayı kendisi istemiş ve bizle de bunu paylaşmıştı.

Başsavcı olarak hukuku ve adaleti seviyordu, hukukun ve adaletin içinde olan insanları da seviyordu ama kızını ve torununu daha çok sevmesine kimsenin söz söylemeye hakkı yoktu.

Öyle de oldu.

İzmir Adalet Sarayı onu uğurlarken gözyaşı döktü.

O da İzmir Adalet Sarayı’nı terk ederken burkulandı.

Geçtiğimiz günlerde, dünyayı da terk etti.

İyilik dolu kalbini, gülümseyen yüzünü, adaleti biz yaşayanlara emanet ederek.

Bu arada onunla arkadaş, dost olduğumuzu sanıyor ve ne güzel arkadaşlık ve dostluk yaşadığımızı düşünmeyin.

Biz onun, ‘Ne soracaksınız, neyi merak ediyorsunuz Çocuklar’ dediği çocuklarıydık.

Allah’ın rahmetin üzerine olsun Başsavcım…


 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum