1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Böbrek taşında erkekler risk altında
Böbrek taşında erkekler risk altında

Böbrek taşında erkekler risk altında

Ekol Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Osman Gücük, böbrek taşı hakkında bilgiler verdi. 

A+A-

Ekol Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Osman Gücük, toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluştuğunu ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmaların, hastalığın daha sık görülmesine sebep olduğunu söyledi.

Tüm yaşam boyunca taş düşürme riskinin erkeklerde 10 erkekte 1 iken, bu sayı kadınlarda ise 30 kadında 1 olduğunu belirten Opr. Dr. Osman Gücük, “Taş hastalığı her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, sıklık 20-50 yaşları arasında artmaktadır.  Yaşamı boyunca bir kez üriner sisteminde taş problemi yaşamış bir kişinin 1 yıl içerisinde aynı problemle tekrar karşılaşma olasılığı yaklaşık yüzde 10, beşinci yılda yüzde 35 ve onuncu yılda yüzde 50’dir. Ailesinde üriner sistem taşı hikayesi olanlar yüksek risk grubundadırlar. Genetik yatkınlık, taş oluşumundaki önemli bir risk faktörüdür” dedi.

Neden Böbreğimizde Taş Oluşur?

Coğrafi faktörlerin de taş oluşumunda etkili olduğunu belirten Opr. Dr. Osman Gücük, “Dağlık, çöl veya tropikal bölgelerde yaşayanlarda taş görülme oranı yüksektir. Günlük alınan su miktarının arttıkça risk azalmaktadır. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, bazı ilaçlar, geçirilmiş bazı bağırsak ameliyatları, gut hastalığı gibi bazı metabolik hastalıklar da taş oluşumuna neden olmaktadır” dedi.

Böbrek Taşının Belirtileri Nelerdir?

İlk ve genellikle sık görülen yakınma şiddetli ağrı olduğunu belirten Opr. Dr. Osman Gücük, “Yaşayabileceğiniz en ağrılı durumlardan biridir ve doğum sancısına benzer. Ağrı çoğu zaman ani başlar karında, sırtta veya kasıkta hissedilir. Ağrıya sıklıkla bulantı, kusma, terleme ve titreme eşlik eder. Taşın idrar yolunda hareket etmesi nedeniyle oluşan kolik tarzda ağrılara taş mesaneye yaklaştıkça idrarda yanma, devamlı idrar yapma ihtiyacı eşlik eder” dedi.

Tedavi Yöntemleri

Taş kırma yöntemi (ESWL): Vücut dışında oluşturulan şok (basınç) dalgalarının böbrekteki taşlar üzerine odaklanması ile taşların kırılması esasına dayanan tedavi şeklidir. Ancak her taşın tedavisi için uygun olmayıp sadece çapı 2 cm.’nin altındaki böbrek taşlarının en etkili tedavi şeklidir. Bu yöntemle taşlar küçük parçalara ayrıldıktan sonra vücuttan dışarı atılabilmektedir. 

Lazerle Taş Kırma (Fleksible URS): Doğal idrar kanalından böbreğe kadar çıkılarak böbreğin odacıkları içindeki taşlar lazer yöntemiyle kırılmaktadır. Başarı oranı yüzde 95’lerdedir. Başarı oranı taşın boyutuna, tam olarak nerede yerleştiğine bağlı olarak değişmekle birlikte tek seansta tam olarak taşsız kalma oranı yüzde 85-90 arasında, ikinci seansta ise yüzde 95'ler seviyesindedir. İyileşme ve hastanede kalış süresi kısadır. Tamamen endoskopik bir yöntem olması nedeniyle özellikle kan sulandırıcı ilaç alma zorunluluğu olan hastaların taşlarının tedavisinde, ameliyat öncesi ilaçlarının kesilmesine gerek yoktur. 

Perkütan Taş Cerrahisi

Günümüzde artık böbrek taşlarının çok az bir kısmı (yüzde 1) açık ameliyat yöntemi ile alınmaktadır. Taş kırma yöntemi ile tedavi edilemeyen veya kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğunda hastalara açık ameliyat yapmadan, böbreğe tek bir kanaldan girilerek (kapalı yoldan) tedavi yapılabilmektedir. Perkütan yoldan taşın cerrahi tedavisi olarakta isimlendirilen bu işlem sırasında ciltte açılacak küçük bir delikten böbreğe girilerek, böbrek içinde ki taşlar gözle görülebilmekte, sayısı ve büyüklükleri net bir şekilde değerlendirebilmektedir. Küçük olan taşlar kolaylıkla dışarı alınabilirken, büyük taşlar olduğu yerde kırılarak küçük parçalar halinde temizlenebilmektedir. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.