"Bolsonaro, Tunç Soyer!" Doğan Karabulut yazdı
İzmirli gazeteci Doğan Karabulut yazdı
İzmir trafiği daha da kötüleşti, artık kördüğüm haline geliyor” diyoruz…
Özel araç sayısının arttığından yakınarak “hiçbir kent böyle bir yoğunlukla başa çıkamaz” diyor.
İzmir’i seller götürdü…

“Kenti sel basmaması için önceden neler yaptınız, nasıl önlemler aldınız” diye soruyorum;
“Küresel iklim değişikliğinin sonucu” diyor.
İzmir’i deprem vurdu… Yüreğimiz cayır cayır yandı…
“Depremden önce deprem için ne yaptınız?” diye defalarca sordum; cevap vermedi; çorba dağıttı.
Yarın birgün -Allah korusun!- covid olsa, her halde ona da “N’apim; kader!” deyip geçecek!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den söz ediyorum…

Önceki gün Çeşme’deydi.
Yanında onca adam var; bir tek onda maske yok!
Bütün Çeşme’yi maskesiz gezdi, üstelik herkesle çatır çatır el sıkıştı!
Mesafe falan filan hak getire!
Ya kendini “süpermen” zannediyor, ya da Covid 19’a inanmıyor, Brezilya’nın “acayip” Devlet Başkanı Jair Bolsonaro gibi “basit bir grip bu” diyor; -verdiğim örneklere bir daha bakın- başka seçenek yok.

Zaten pandemi başladığında da Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yüzlerce kişiyle kokteyldeydi…
Genel Başkan yardımcıları hiçbir korku hissetmeden ağırlanmış (mesela Suat Nezir’in virüs kaptığı gün!) bütün resepsiyonlar, kokteyller (mesela 8 Eylül’deki 9 Eylül kokteyli, tam da CHP’nin sembol yerel yöneticilerinden Muhittin Böcek uyutulmuş halde ölümle pençeleşirken!), toplantılar ve etkinlikler aynen devam etmiş, (mesela İzmir Tabip Odası’nın uyarılarına rağmen!) hiçbir açılışın ertelenmesi ya da iptal edilmesi falan düşünülmemiş yüzlerce insanı bir araya getiren izdihamlarda yardım kolileri dağıtılmış (mesela şu Konak’ta muhtarlıklar aracılığıyla yapılan ve sonradan özür dilenen şey!) “vurdumduymazlık” tam gaz devam etmişti…
Tunç Soyer’in Çeşme gezisindeki fotoğrafları saklayacağım…
“İbretlik” olarak.

Umursamazlık, sorumsuzluk, vurdumduymazlık gibi kavramlara örnek olarak göstermek üzere.
Bir yerlere başkan olmak, olabilecek, yapılabilecek, kolay şeyler… Sonuçta herkes de olabiliyor zaten.
Ama “örnek” olmak zor; herkesin yapabileceği bir şey değil.
“Örnek olamamak” işte böyle bir şey; anlattıklarım gibi.
(Not: Bolsonaro hikayesine kızmak gücenmek yok; en azından kendisini, onca şey varken, bir devlet başkanına benzettim!)


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.