Osman Mumcu: ''Rekabet, kalite ile olmalı''

Osman Mumcu: ''Rekabet, kalite ile olmalı''

Başaran Yapı Denetim Genel Müdürü Osman Mumcu’nun inşaat sektörü ile ilgili yaptığı değerlendirme çok çarpıcı…2000’li yıllarda yapılanan denetim firmalarının durumu, piyasanın 2016 beklentileri röportajda en ince ayrıntılarına kadar konuşuldu

Sektöründe yaptığı başarılı işlerle adından sıkça söz ettiren Başaran Yapı Denetim Genel Müdürü Osman Mumcu, Kanal 35 ekranlarında Rıdvan Akgün'ün hazırlayıp sunduğu ''Yapı Dünyası'' programının konuğu oldu.

Kendisi de inşaat sektörünün tanınmış isimlerinden olan Rıdvan Akgün, inşaat ve yapı dünyası ile ilgili merak edilen her şeyi Osman Mumcu'ya sordu. Yapı denetim şirketlerinin hukuki konumu, yapı denetim yasalarının yeterli olup olmadığı, şirketlerin güvenirlilik düzeyleri ve merak edilen daha bir çok konuyu Rıdvan Akgün sordu, Osman Mumcu yanıtladı.

Rekabeti kalite ile yapmanın önemine vurgu yapan Mumcu, müteahhitlerden kaynaklanan sorunları yapı denetim şirketlerinin gideremediğini aktardı. Mumcu, “Müteahhitlerden kaynaklanan teknik sorunları biz gideremiyoruz. Sonuçta yapı denetim şirketlerine parayı müteahhitler veriyor. Bu Kemal Sunal filmine benziyor; para ile adam tutuyorsunuz kendinizi dövdürüyorsunuz. Yasanın özünde arsa sahibi bize iş veriyor. Ama arsa sahibi müteahhitle anlaştığından biz pratikte müteahhitle muhatap oluyoruz. Bu noktada sadece müteahhitlerin değil meslektaşlarımın da hataları var. Rekabeti kalite ile yapmayı bir kenara bırakıp parayla yaparsanız bu iş olmaz. Maalesef bizim sektörümüzde bu işi para gibi gören firmalar var; az da olsa… Bunlar sektörü zedeliyor” dedi.

Osman Mumcu kimdir?

1952 İzmir doğumluyum. 1977 mezunuyum. Makina mühendisiyim. 2000 yılında kadar serbest müteahhitlik yaptım. 1999 depreminden sonra dönemin iktidarı tarafından ciddi bir girişim olan yapı denetim sistemi getirildi Türkiye'ye. Sektöre girmeyi uygun buldum. İlk yapı denetim firması kuranlardan birisiyim.

İnşaat sektörü dün nasıldı, bugün nasıl?

Türkiye'de çalışan sektörlerden birisi inşaat sektörü. Üretim fevkalade azaldı. Yatırımlar azaldı. Ama inşaat sektörü devam ediyor. İzmir bu anlamda daha derli toplu gelişme halinde. İstanbul ve Ankara'da olur olmaz AVM'ler, binalar yükselmiş. İnşaat sektörü yan sanayileri ile birlikte oldukça ciddi bir sektör. Ülkeyi hareketlendiren lokomotif bir sektör. Gelişmesinde yarar var. Kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı. Maalesef İzmir'de kentsel dönüşüm değil binaları yıkıp yenileme var. Yasanın bir kaynağı yok. Müteahhitler kentsel dönüşüm yapacaklarmış gibi bir algı var.

Herkesin gözü bu sektörde. Diğer sektörden arkadaşlar buraya yatırım yapıp para kazanma derdinde oluyor. Yapı denetim yasası ile birlikte, malzeme, uygulama ve imalat kalitesinde kalite oldukça arttı. Ustalarımızın bilinci gelişti. Bilimsel, teknik projelere uygun imalalar arttı. Hata oranları sıfıra yaklaştı.

İnşaat tamamlama sigortası yasası çıkarıldı mı? Bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Böyle bir yasa çıkmadı. Hep gündemde. Yapı denetim kuruluşları genelinde sermaye kuruluşları değil. Mühendis ve mimarlardan oluşan hizmet kuruluşları. Bilgi ve deneyimlerini inşaat sektörüne aktaran arkadaşlar. Binanın herhangi bi riskini yapı denetim kuruluşlarının karşılaması çok zor. Meslektaşlarımızın meslek sigortası adı altında da bir sigortası yok. Özel yaptırırlarsa o ayrı konu. Böyle bir boşluk var. Kesinlikle bir risk sigortası olmalı.

Müteahhitlerin kendilerini denetletmesi bir takım sıkıntılar doğurmuyor mu?

Müteahhitlerden kaynaklanan teknik sorunları biz gideremiyoruz. Sonuçta yapı denetim şirketlerine parayı müteahhitler veriyor. Bu Kemal Sunal filmine benziyor; para ile adam tutuyorsunuz kendinizi dövdürüyorsunuz. Yasanın özünde arsa sahibi bize iş veriyor. Ama arsa sahibi müteahhitle anlaştığından biz pratikte müteahhitle muhatap oluyoruz. Bu noktada sadece müteahhitlerin değil meslektaşlarımın da hataları var. Rekabeti kalite ile yapmayı bir kenara bırakıp parayla yaparsanız bu iş olmaz. Maalesef bizim sektörümüzde bu işi para gibi gören firmalar var az da olsa. Bunlar sektörü zedeliyor.

Yapı denetim şirketleriyle ilgili kapatma cezaları ne durumda?

Sistemin bugüne kadar en kötü noktalarından birisi o idi. Kapatma değil de faaliyeti durdurma adı altında yasada geçiyor. 1 aydan 1 yıla kadar.. İnşaat sektöründe bu mümkün değil. Bir nevi kapatmaya dönüyordu olay. Böylece firmanın üzerindeki bütün işler siliniyordu. Yani firmayı sıfırlıyor. Yapı denetim çalışanları mağdur olduğu gibi sektördeki müteahhit, yapı sahibi ve hatta emekçiler mağdur oluyordu. Bu konuyla ilgili Bakanlıkla epey görüşmeler oldu. Bunların kaldırılması istendi. Ama maalesef uzun yıllar bu sürdü. Çok yakın zamanda iş sağlığı ve güvenliği torba yasasının içine koymak kaydıyla para cezasına dönüştürüldü.

Önümüzdeki dönemde inşaat sektöründe neler bekliyorsunuz?

Bana göre sektörde yavaşlama olması lazım. Çünkü kimse önünü göremiyor. Bankalar tedirgin. Verdikleri kredileri geri çağırıyorlar. Bu yıl sektörü tedirgin ve riskli görüyorum. Küçük yatırımlar alıcı bulabiliyor. Ama büyük yatırımlarda bunun satılabilmesi, arzın taleple karşılaşması çok kolay olmuyor. Vatandaşların konut kredilerini ödemesi çok kolay değil.

Ucuz konut üretmek müteahhitin görevi değil, devletin görevi. TOKİ bu anlamda kuruldu ama artık lüks konut da yapıyor. Ucuz arsa üretmeye ihtiyaç var. Müteahhitlerin ucuz ev yapması hiç kolay değil.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.