Çeşme'de 'GES' tepkisi: Halkın itirazları yok sayıldı!
Çeşme Çevre Derneği, Çeşme'de yapılması planlanan GES projesine verilen "ÇED Olumlu" kararına tepki gösterdi. Yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisinin Enerjisa'ya 49 yıllığına tahsis edileceği belirtilerek halkın itirazlarının dikkate alınmadığı savunuldu.
MEDYA EGE – Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın, Çeşme'nin Musalla Mahallesi Sarnıç mevkisinde yapılması planlanan güneş enerjisi santrali (GES) projesi için 28 Temmuz 2026 tarihinde verdiği "ÇED Olumlu" kararına sert tepki gösterdi. Dernek, yaklaşık üç yıldır kamuoyunun yoğun şekilde karşı çıktığı projeye ilişkin halkın iradesinin dikkate alınmadığını savunarak, kararın yargıya taşınacağını açıkladı.
Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada, Çeşme'nin deniz manzaralı, doğal SİT statüsündeki tarım arazileri üzerinde planlanan GES projesine yönelik halkın uzun süredir itiraz ettiği belirtildi. Açıklamada, halkın katılımı toplantılarının iki kez fiilen engellendiği, yüzlerce vatandaşın "Bilgilendirilmek dahi istemiyoruz. Bu projeyi istemiyoruz" diyerek tepkisini ortaya koyduğu ifade edildi.
ÇEŞÇEP, buna rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 28 Temmuz 2026 tarihinde projeye "ÇED Olumlu" kararı verdiğini belirterek, söz konusu kararın Çeşme halkının iradesini yok saydığı görüşünü dile getirdi.

"600 DÖNÜMLÜK HAZİNE ARAZİSİ 49 YILLIĞINA TAHSİS EDİLECEK"
Basın açıklamasında, yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisinin, yüzde 40'ı Sabancı Holding'e, yüzde 40'ı Alman enerji şirketi EON'a ait olduğu belirtilen Enerjisa'ya 49 yıllığına tahsis edilmek üzere olduğu öne sürüldü.
Dernek, söz konusu alanın Çeşme-Alaçatı bölgesine yakınlığı, deniz manzarası ve turizm potansiyeli nedeniyle son derece değerli olduğunu belirterek, güncel piyasa koşullarına göre arazinin yaklaşık 240 milyon dolar değerinde olduğunu değerlendirdiklerini ifade etti. Açıklamada, bu durumun "halkın ortak varlığının, yenilenebilir enerji yatırımı gerekçesiyle özel sermayeye ve yabancı bir şirkete devredilmesi" anlamına geldiği savunuldu.

"HALKIN KATILIMI SÜRECİ İŞLETİLMEDİ"
ÇEŞÇEP, projenin ÇED sürecinin bugüne kadar Çeşme'de en yoğun toplumsal muhalefetle karşılaşan projelerden biri olduğunu belirtti.
Açıklamada; Birinci, ikinci ve üçüncü halkın katılımı toplantılarının, Çeşmeliler ile İzmir'in farklı ilçelerinden gelen sivil toplum kuruluşları ve kent konseylerinin yoğun katılımı nedeniyle fiilen gerçekleştirilemediği, Çeşme Kent Konseyi, Çeşme Çevre Derneği ile onlarca sivil toplum kuruluşu ve kent konseyinin nihai ÇED raporuna resmi ve gerekçeli itiraz ederek "ÇED Olumsuz" kararı verilmesini talep ettiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı'nın da tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmaması gerektiği yönünde Bakanlığa yazılı görüş sunduğu hatırlatıldı.
Tüm bu itirazlara, tepkilere ve resmi kurum görüşlerine rağmen Bakanlığın projeye onay verdiğini belirten dernek, ÇED mevzuatının temel unsurlarından biri olan halkın katılımı ilkesinin bu süreçte uygulanmadığını ileri sürdü.

"ALTERNATİF ALANLAR VARKEN NEDEN ÇEŞME?"
ÇEŞÇEP açıklamasında, "Türkiye'nin güneş enerjisi verimliliği açısından çok daha uygun, tarım dışı, verimsiz ve alternatif binlerce hektar arazisi varken; bu yatırımın ısrarla Çeşme'nin en kıymetli, denize ve Alaçatı'ya en yakın, ileride turizme hizmet edebilecek doğal SİT alanında yapılmak istenmesinin tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Burada asıl amacın enerji üretimi değil, gelecekte değerlenecek bu arazinin uzun vadeli tahsisle ele geçirilmesi olduğu açıktır.
Ayrıca bu tahsisin, Türk vatandaşlarına vize dahi vermeyen bir ülkenin şirketine yapılmış olması, Çeşme halkının vicdanında ayrı bir yara açmaktadır. Kendi topraklarımızın, bize kapısını kapatan bir ülkenin sermayesine bu şekilde devredilmesini kabul etmiyoruz" ifadeleri yer aldı.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK
Çeşme Çevre Derneği, Bakanlığın verdiği "ÇED Olumlu" kararına karşı yasal itiraz ve dava süreçlerini derhal başlatacaklarını açıkladı.
Dernek ayrıca, Bakanlığı halkın açık şekilde ortaya koyduğu itirazları dikkate alarak kararını yeniden değerlendirmeye çağırırken, Çeşme'deki hazine arazilerinin kamu yararı gözetilmeden özel ve yabancı sermayeye tahsis edilmesine son verilmesini talep etti.
Açıklamada, tüm Çeşme halkı, sivil toplum kuruluşları ve kent konseyleri de karara karşı ortak mücadeleye davet edildi.
ÇEŞÇEP açıklamasını, "Çeşme; sakızıyla, enginarıyla, kavunuyla, zeytiniyle üretim yapan, on iki ay boyunca yaşayan ve yaşatan bir topraktır. Bu topraklar halkın açık iradesine rağmen şirketlere devredilemez. Çeşme halkı doğasına, tarımına ve geleceğine sahip çıkmaya kararlıdır ve bu mücadeleyi hukuki ve toplumsal olarak sonuna kadar sürdürecektir." ifadeleriyle tamamladı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.