1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar!  “Müslümanların kutsallarına alçakça saldırıyorlar”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar!  “Müslümanların kutsallarına alçakça saldırıyorlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar!  “Müslümanların kutsallarına alçakça saldırıyorlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının ilk çevrimiçi Büyükelçiler Konferansı olduğunu, bu çapta yerli yazılımla gerçekleştirilen ilk resmi program olduğunu belirtti.

A+A-

Salgının dünya genelinde üstü örtülen birçok çarpıklığın gün yüzüne çıkmasını sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece maddi zenginliğin sosyal adalet ve refahı temine yetmediği salgın döneminde çok acı bir şekilde tecrübe edildi. Ekonomik bakımdan çok güçlü ülkelerin sağlık alt yapıları ve sosyal güvenlik sistemlerinin ne kadar zayıf olduğunu bu süreçte görmüş olduk” diye konuştu.

Türkiye’nin bu zorlu süreçte başarılı bir sınav verdiğini belirten Erdoğan, 141 ülkeden 100 binden fazla insanın bu dönemde aileleri ile buluşturulduğunu, yaşadıkları ülkede tedavi imkanı bulamayan 233 vatandaşın ambulans uçakla Türkiye’ye getirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’den yardım talep eden 155 ülkeye yardımda bulunulduğunun altını çizdi.

Mücadelenin henüz bitmediğini de belirten Erdoğan, son haftalarda tüm dünyada vaka, hasta ve vefat sayılarının ürkütücü boyutlara ulaştığını söyleyerek, “Bu dönemi de yine kendi önceliklerimiz çerçevesinde yönetmeye çalışıyoruz. Karamsarlığa kapılmadan, rehavete düşmeden, 83 milyonun menfaatlerini düşünen bir anlayışla sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Salgınla birlikte dünyanın yeni bir döneme girdiğini ifade eden Erdoğan, “Uluslararası kuruluşlar bu yeni dönemi okumakta etkisiz ve çaresiz kalıyor. Salgın sürecinde uluslararası örgütlerdeki atalet daha da belirgin hale gelmiştir. Eskiler ‘dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulmaz’ diyor. Biz de zihniyetimizi, kurumlarımızı, ve kurallarımızı bu yeni dönemin şartlarına göre düzenlemeden uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçemeyiz. Haklı yerine güçlüyü, çoğunluk yerine bir avuç azınlığı, fakir yerine zengini koruyan mevcut küresel sistemin aynı şekilde devam etmesi mümkün değildir. Türkiye olarak bu acı gerçeği yıllardır BM kürsüsünden ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyerek ifade ediyoruz. İnsanlığın barışı, huzuru ve ortak geleceği için güç yerine adalet eksenli yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu söylüyoruz. Bu tespitlerimizi ilk gündeme getirdiğimizde bize mesafeli yaklaşanlar bile artık reform ihtiyacını kabullenmeye, Türkiye’nin tezlerini desteklemeye başladı. Önümüzdeki dönemde bu çağrımızı daha güçlü bir şekilde dillendirmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

“Ülkemize ve milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmamakta kararlıyız”

Ekonomik arenanın yeniden şekillendiği bir kavşakta olunduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu kritik kavşakta Türkiye’nin tarihinden, beşeri sermayesinden, jeostratejik konumundan kaynaklanan avantajlarını ne ölçüde kullanabileceği bugün atabileceği adımlara bağlıdır. Ülkemiz maalesef gerek İkinci Dünya Savaşı, gerekse soğuk savaş sonrasında önüne açılan fırsat pencerelerini değerlendirememiştir. Ülkemize ve milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmamakta kararlıyız. Ülkemizin yeni dönemin kurucu iradelerinden biri olması için var gücümüzle çalışıyoruz. Dış politikada adımlarımızı atarken pergelin ucunu daima milletimizin hak, hukuk çıkarlarına sabitliyoruz. İlkelerimizden, kadim değerlerimizden taviz vermeden milli menfaatlerimizi savunuyoruz. Köklü müttefiklik ilişkilerinin terör örgütlerinin ihtiraslarına kurban edildiği, demokrasi havarilerinin demokrasinin canına kast ettiği herkesin başının çaresine baktığı tabloda bizde kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz. Suriye’de icra ettiğimiz harekatlarla sadece DEAŞ, PKK-YPG’li teröristleri sınırlarımızdan uzaklaştırmakla kalmadık, aynı zamanda Türkiye’ye sığınan 411 bin Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönüşünü temin ettik. İdlib’deki mevcudiyetimizle yeni bir insani trajedinin, büyük bir göç dalgasının önüne geçtik. 4,5 milyon mülteciyi ülkemizde barındırıyoruz. Bir o kadarını da Suriye’de bakımını yapıyoruz. Dünyada bunun benzeri başka ülke yok, sadece Türkiye bunu yapıyor. Dünyada fakir fukara, garip gurebanın yanında olduklarını söyleyenlerin hiç birisinin attığı böyle adım yok. Bu kapitalist ekonominin temsilcileri olanlar, parası pulu çok olanlar, bunlarının hiç birinin attığı bu tür adım yok. Türkiye bu adımı insani ve vicdani olarak bu adımı atmıştır, atmaya devam edecektir” dedi.

“Tehdit, şantaj dilinin hiçbir fayda sağlamayacağı artık anlaşılmalıdır”

Irak’ta gerçekleştirilen operasyonlarla bölücü terör örgütünün belinin kırıldığını, Libya’da meşru hükümetin çağrısı üzerine sağlanan desteğin hem ülkenin iç savaşa sürüklenmesine hem de Trablus’un düşmesine engel olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bugün Libya’da siyasi çözüm umutları yeniden yeşermişse bunda Türkiye’nin zamanında yaptığı müdahalenin çok ciddi katkısı bulunuyor. Eğitimden askeri işbirliğine, enerjiden sağlığa, ekonomiden ticarete kadar her alanda Libya halkının yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki her türlü gelişmenin yükünü taşıdığını, doğal kaynaklar söz konusu olduğunda yok sayılmasına rıza gösterilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, ”Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin provokasyonlarına rağmen Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Bu meselede haklı olmanın ülkemize sağladığı özgüvenle hareket ediyor, müzakere masasından asla kaçmıyoruz. AB’nin Türkiye’yi kendisinden uzaklaştıran stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını ümit ediyoruz. Tehdit, şantaj dilinin hiçbir fayda sağlamayacağı artık anlaşılmalıdır. Doğu Akdeniz’e kıyıdaş tüm bölge ülkelerinin ve Kıbrıs Türklerinin de yer alacağı konferans önerimiz, sorunu diyalogla çözme irademizin tezahürüdür. Karadeniz’de keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervi bu doğrultudaki irademizi daha da güçlendirmiştir. İnşallah Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerden de yakında müjdeli haberler alacağımızı ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.