1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Delice Tuzu'nun şifası saymakla bitmiyor!
Delice Tuzu'nun şifası saymakla bitmiyor!

Delice Tuzu'nun şifası saymakla bitmiyor!

Kırıkkale'de doğal kaynak suyundan elde edilen Delice tuzunun Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ile diğer kuruluşların kriterlerine uygun ve mineral yönünden zengin olduğu ortaya çıktı.

A+A-

Bu tuzun en büyük farkı doğal iyot içermesi ve hiçbir katkı maddesi barındırmaması Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odasının talebi doğrultusunda Kırıkkale Üniversitesi (KKÜ) Bilimsel ve Teknolojik Uygulama ve Araştırma Merkezi, "Delice tuzu"nun içeriğiyle ilgili çalışma yaptı.

Bilimsel ve Teknolojik Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Ogün Bozkaya, merkezde, tuz üzerinde mineral değerleri bakımından yaptıkları çalışma sonucunda, tuz içeriğinin Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ve diğer kuruluşlar tarafından belirlenen kriterlere uygun olduğunu tespit ettiklerini anlattı.

Bozkaya, şöyle konuştu: ''Bununla birlikte literatür araştırması yaparak tuzun sahip olduğu mineral değerlerini de incelemiş olduk. İncelemelerimiz sonucunda Delice ilçesinde çıkan tuzun gerçekten mineral değeri yüksek olan bir tuz olduğunu gördük ve tespit ettik. Özellikle içerisinde bulunan kalsiyum, stronsiyum, vanadyum ve iyot gibi elementlerin sağlık açısından ne kadar önemli olduğu literatürce açık. Literatür araştırmalarına göre, bizim bulgularımızın sağlık kriterleri açısından limitleri aşmadığını da gördük ve aynı şekilde bu tuzun içerisinde bu minerallerin varlığı da bizi oldukça sevindirdi. Genel olarak düşük düzeyde birçok mineral değerine de sahip. İçerisinde potasyum, magnezyum, çinko ve aklıma gelmeyen birçok mineralin olduğunu da görmüş olduk."

Bozkaya, çalışmada tuzun içerisinde organik veya inorganik bir karbon kalıntısına da rastlamadıklarını aktardı.Yüzde 97-98 civarında bir sodyum klorüre sahip tuzun doğal yapısında karbonata da rastlamadıklarına dikkati çeken Bozkaya, şu bilgileri verdi:

"Teorik olarak yüzde 39 olması gereken sodyumdan daha düşük bir sodyum değeri tespit ettik. Yüzde 36 civarında. Bu da Dünya Sağlık Örgütü'nün gıda maddelerinde tuz oranlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını da destekleyen bir besin maddesi oluyor. Bugün sodyum diyeti yapan hastaları da düşündüğümüzde, sodyum oranının az olması da avantajlı bir durum oluyor. En güzel tarafı da hiçbir katkı maddesine rastlamadık. Biliyorsunuz bu tuzların içerisine topaklanmayı önleyici çeşitli kimyasallar katılır. Bunda böyle bir bulguya da rastlamadık. Doğrudan kaynaktan gelen tuzlu suyun buharlaşmasıyla elde edilen doğal bir besin maddesi niteliği kazanmış oluyor."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.