Denizüstü rüzgar enerjisi üretiminde yerlilik vurgusu!

Denizüstü rüzgar enerjisi üretiminde yerlilik vurgusu!

Türkiye, 75 bin MW potansiyele rağmen denizüstü rüzgâr enerjisinde henüz başlangıç aşamasında. 2035 için 5 bin MW hedef belirlenirken, uzmanlar yerli üretimin artırılması ve doğru YEKA politikalarıyla sektörün büyütülmesi gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’nin temiz enerji kaynakları arasında en yüksek derecede potansiyel sunmasına rağmen, halen sıfır noktasında olduğu Denizüstü Rüzgâr Enerjisi’nde (DRES) bu yıl ilk somut adımların atılması bekleniyor.

Dünya Bankası verilerine göre DRES’lerde 75 bin Megavat (MW) kurulu güç potansiyeli olan Türkiye, 2035 yılı için bu potansiyelin on beşte birine karşılık gelen 5 bin MW kurulu güç hedefi belirledi. Mevzuat oluşturma aşaması devam eden DRES’lerle ilgili yapılacak Yenilenebilir Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları öncesinde, yerli üretim koşulu ile ilgili dikkat çeken bir uyarı geldi.

denizustu-res-1.jpg

“KENDİ SANAYİCİMİZE GÜVENELİM”

Tibet Makine Genel Müdürü ve Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tibet Arbak, karasal rüzgâr enerjisi santrallerinde 2017 yılında yapılan ilk YEKA-RES yarışmasından bugüne yapılan beş ihalede, yerlilik oranının kule ve kanat üretimi ile sınırlı kaldığını anımsatarak, “Türk sanayisi ve mühendislik gücü, sadece kule ve kanadı değil, yüzlerce aksam ve bütünleştirici parçayı en yüksek kalite ve dayanım standartlarında üretebilecek kabiliyete sahip. Kamu otoritelerimiz, bu konuda sanayicilerimize güvenmeli ve yatırımcı firmaları da bu yönde zorlamalı” dedi.

DRES’lerin çok sayıda sektöre sipariş veren büyük bir üretim mekanizmasına sahip olduğunu bilgisini veren Arbak, istihdam boyutunda ise karasal RES’lere göre en az on kat fazla istihdam sağladığına işaret etti. Türkiye’de DRES’ler için belirlenen potansiyel YEKA alanlarının; Marmara Denizi, Çanakkale açıkları ve Trakya’nın Karadeniz sahilleri olduğunu hatırlatan Tibet Arbak, bu alanların hepsinin aynı zamanda yüksek seviyede elektrik tüketen ve sanayi gelişimi bulunan şehirlerin yakınında olduğunu belirtti.

denizustu-res-3.jpg

Doğru kurgulanan uygulanabilir YEKA mekanizmasının, sadece yerli üreticileri için değil, bu alanda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı sermayeli şirketlerin de lehine olacağını kaydeden Arbak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“TÜM YUMURTALARI AYNI SEPETE KOYMAYALIM”

“Yerli sanayiciden kastımız, hiç kuşkusuz sermaye kaynağına bakmaksızın Türkiye’de konuşlu firmalardır. Türkiye’de yenilenebilir enerji santrallerine ekipman üreten çok güçlü bir sanayi altyapımız var. Bu altyapıyı ağırlıklı olarak son on beş yılda adeta ilmek ilmek ördük. Bu insanlarımız, her türlü aksamı ve bütünleştirici parçayı, talep edilen standartlarda üretebilecek kabiliyete sahip. Yerli üretimi sadece kule ve kanatla sınırlandırmak, bu iki alana yatırım yapan firmaların riskini de sektörün üzerine yüklüyor. Söz gelimi İzmir’de üretim yapan dört türbin kanadı fabrikasının tümü iki sene içerisinde kapanınca, YEKA yarışmaları kapsamında proje alan firmalar, taahhütlerini yerine getirememe riski ile karşı karşıya kaldı ve sorun kanat ithalatını serbest bırakmakla çözüldü. Yerli üretim stratejileri kurgulanırken, tüm yumurtaları aynı sepete koymamak gerekiyor. Mevzuat hazırlığının sürdüğü bu süreçte, kamu otoritelerimize bu önerileri dile getirmek istiyoruz.”

tibet-arbak.png

“YOLUN BAŞINDA HATA YAPMAYALIM”

Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği 5 bin MW DRES kurulu güç hedefini ise ‘potansiyelin çok altında’ olarak değerlendiren Tibet Arbak, Türkiye’nin 2050 yılında kadar en az 30 bin MW DRES kurulu gücünü rahatlıkla devreye alabilecek koşullara sahip olduğunu vurguladı.

Türk sanayisinin tersanecilik sektörü ile birlikte bugün bir DRES’in çok yüksek bir yüzdesini üretebilme imkânına ve yeteneğine sahip olduğunun altını çizen Arbak, “Bu kaslarımızı daha da güçlendirerek Ege, Akdeniz ve Karadeniz havzasında rahatlıkla DRES’lerin üretim merkezi olabiliriz. Derin denizler için uygulanan yüzer denizüstü rüzgâr santralleri için de ülkemiz, hinterlandının en önemli üretim üslerinden biri olabilir. Henüz yolun başında hata yaparsak, sektöre telafisi zor zarar verebiliriz.” dedi.

tibet-makina-uretim-1.jpg

TÜRKİYE SIFIR NOKTASINDA, DÜNYADA GELİŞMELER BAŞ DÖNDÜRÜCÜ…

Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi’nin (GWEC) 2025 Global Offshore Wind Report verilerine göre, dünya genelinde DRES kurulu gücü 83 bin MW seviyesinde. 48 bin MW kurulu gücünde DRES inşaatı ise devam ediyor.

Çin, 42 bin MW ile dünya genelinde devreye alınan kurulu gücün yarısına tek başına sahip.

Denizüstü RES’ler, başta kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır sürdürülebilir enerji üretimi için kullanılıyor.

Ülkeler, deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölgelerinin sınırlarını dünyaya ilan etmek için de DRES’lere stratejik bir önem atfediyor.

Pek çok sektöre sipariş veren büyük bir mekanizmaya sahip DRES’ler, karasal RES’lere göre on kat fazla istihdam sağlayabiliyor.

Türkiye’nin tersane sektöründe dünyanın en ileri ülkeleri arasında yer alması, denizüstü RES’lerin tüm ekipman üretimleri ve montajında ithalata bağımlılığını azaltıcı etkenler arasında yer alıyor. Bu avantaj, denizüstünde yapılacak tüm tesislerin mühendislik hesaplarının, tasarımlarının, Ar-Ge’lerinin ve inşaatlarının tamamıyla Türk şirketlerinin imkânları ile yerli olarak yapılmasını mümkün hâle getiriyor.

tibet-makina-uretim-3.jpg

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.