Dikili’de yeni sezon: Arsa var, tarla var, alan alana!

Dikili’de yeni sezon: Arsa var, tarla var, alan alana!

Arif Çayan yazdı; Dikili’de yeni sezon: Arsa var, tarla var, alan alana!

Dikili’de sonbahar gelmiş.

Yapraklar dökülüyor, hava serinliyor, belediyenin taşınmazları da ihale listesine düşüyor.

Tam 17 tane!

İnsan görünce ister istemez düşünüyor: Bu belediye binasının girişine “Emlak Danışmanlığı” tabelası mı asıldı da bizim haberimiz yok?

Arsa var, tarla var… İslamlar var, Çandarlı var, Salimbey var, Demirtaş var… Bir tek emlakçıların klasik cümlesi eksik:

“Abi bak, burası kaçmaz!”

16 Ekim günü Dikili’de belediyecilik takvimine yeni bir etkinlik ekleniyor: Taşınmaz maratonu. Belediyenin resmi duyurusuna göre 17 ayrı taşınmaz satış ihalesine çıkacak.

Şimdi insanın aklına bazı sorular geliyor.

Sayın Başkan Adil Kırgöz’e sorsak:

“Başkanım, bunlar niye satılıyor?”

Belki cevabı vardır. Belediyelerin yatırım ihtiyacı olur, bütçe ihtiyacı olur, proje finansmanı gerekir. Bunların hepsi tartışılabilir.

Ama vatandaşın da küçük bir merakı var:

Satınca ne yapacağız?

Çünkü taşınmaz dediğin ilginç şeydir. Bugün satarsın, para hesaba girer. Para harcanır. Sonra dönüp baktığında para yoktur ama arsa da yoktur.

Bir nevi belediyeciliğin “telefonu satıp faturayı ödeme” modeli gibi.

Bir ay rahatlarsın.

İkinci ay telefon lazım olur.

Hele Dikili gibi taşınmaz değerlerinin sürekli gündemde olduğu bir ilçede insan daha da merak ediyor:

“Bu malları satmak belediye için uzun vadede gerçekten en avantajlı seçenek mi?”

İhalenin yapılması tek başına bu sorunun cevabını vermiyor.

Vatandaşın görmek isteyeceği şey aslında gayet basit: Bu satışlardan gelecek para nereye harcanacak? Hangi yatırım yapılacak? Satılan taşınmazların yerine belediyeye kalıcı olarak ne kazandırılacak?

Çünkü 17 taşınmaz az değil.

Mahalle arasında üç sandalye iki masa satmıyoruz.

Bugün 17, yarın 17 daha derken belediye meclis toplantılarında “gündemin üçüncü maddesi” yerine emlak ilanı okunmaya başlanmasın:

“Denize yakın, yatırımlık, belediyeden sahibinden…”

Hatta işler böyle giderse belediye çağrı merkezinin telesekreterini de yenilemek gerekebilir:

“Fen İşleri için 1’e, sosyal yardım için 2’ye, satılık arsalarımız için 3’e basınız.”

Şaka bir yana…

Mesele belediyenin taşınmaz satabilmesi değil. Belediyeler mevzuat çerçevesinde taşınmazlarını değerlendirebilir. Asıl önemli olan, kamuya ait bir varlık elden çıkarılırken bunun gerekçesinin, kullanım amacının ve uzun vadeli karşılığının kamuoyuna mümkün olduğunca açık anlatılması.

Çünkü vatandaşın kafasındaki hesap makinesi başka çalışıyor:

Arsa gitti. Para geldi. Peki Dikili’ye ne geldi?

İşte cevap bekleyen soru bu.

Yoksa 16 Ekim’de ihaleye girenler taşınmaz sahibi olur, belediye gelir sahibi olur…

Vatandaş da uzaktan bakıp sorar:

“Başkanım, iyi güzel sattık da… dükkânda daha neler var?”

434393190-1212656026783391-2718972071609940062-n.jpg

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.