1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dikkat! Toplumda Artan Stres, Zona Vakalarını da Artırdı
Dikkat! Toplumda Artan Stres, Zona Vakalarını da Artırdı

Dikkat! Toplumda Artan Stres, Zona Vakalarını da Artırdı

Dr. Muammer Söylemezoğlu, Covid19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar ve deprem nedeniyle toplumdaki stres seviyesinin arttığını belirtti; sinir ucu iltihabı olan Zona hastalığının artış gösterdiğini söyledi.

A+A-

Özel Gözde Kuşadası Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Muammer Söylemezoğlu, zona hastalığına su çiçeği virüsün neden olduğunu ve bu hastalığın, stres sonucunda vücut bağışıklığının düşmesiyle birlikte kendini gösterdiğini kaydetti.

Dr. Söylemezoğlu, “Zona hastalığının altında % 90 sıkıntı, stres yatar ve günümüzde de insanlar covid ve deprem sıkıntısı ile birlikte gelecek korkusu yaşıyor. Bu nedenle Zona vakaları artış gösterdi. Zona hastalığı daha önce su çiçeği hastalığını geçiren insanlarda vücut direnci azaldığı zaman ikincil olarak meydana geliyor. Bu hastalık sinir uçlarına yerleşiyor. Sinire zarar veriyor. Bu hastalık vücudun yalnızca bir yarısını etkiliyor. % 70-80 oranında vücuda yerleşiyor . Kafaya yerleşmesi daha tehlikelidir. Yüz felci, geçici körlük, kulakta geçici sağırlık, 6 ay ila 1 sene devam eden baş ağrılarına neden olabilir. Kafa zonalarında tedaviyi daha önemsemek gerekmektedir. Vücut tutulumları ise daha az etki eder. Vücut direncinin azalmasıyla ortaya çıktığı için öncelikle hastanın psikolojik durumunun incelenmesi gerekir. Bir vitamin, mineral veya element eksikliği varsa yerine getirilmesi önemlidir. Hastanın iyi beslenip vücut savunma sistemlerini güçlendirmesi lazım. Tedavi süresinde uykusuzluk, yorgunluk yaşamaması ve farklı bir hastalık geçirmemesi gerekir. Vücut direnci kuvvetli, genç bir kişi 2 haftada iyileşebilirken, direnci düşük, yaşlı bir insanın 1 yıl boyunca iyileşme süresi devam edebilir” diye konuştu.

VÜCUT BAĞIŞIKLIĞINI YÜKSEK TUTMAK ÖNEMLİ

Zona hastalığında belli bir yaş aralığı ve cinsiyet ayrımı olmadığı bilgisini veren Dermataloji Uzm. Dr. Muammer Söylemezoğlu, şöyle devam etti: “Zona hastalığı, vücutta kırmızılık, ödem ve içi su dolu kabarcıkla kendini belli eder. Sinire yerleştiği için son derece ağırılı bir hastalıktır. Bu hastalığın tedavisinde öncelikle virüsü yok etmek daha sonra vücutta oluşan tahribatı tedavi etmek zorundayız. Kimi durumlarda Nörolog da bu işin içine girmekte. Tıpkı kabakulak ve su çiçeği gibi zona hastalığı da bir kere geçirilir. Hastanın vücut sağlığına göre tedavi uzman hekim tarafından belirlenmektedir. Tedavide antiviral ilaçlar ve b vitamini desteği uygulanmaktadır. Ayrıca Antienflamatuvar, ödem kesici ve ağrı kesici ilaçlar, antiviral bir krem ve kafa zonaları daha şiddetli etkilere neden olduğu için depo kortizon iğne tedavisi uygulanmaktadır. Zona hastalığının altında % 90 sıkıntı, stres yatar ve günümüzde de covid ve deprem sıkıntısı ile birlikte gelecek korkusu yaşıyor. Bu nedenle vakalar artış gösterdi. 50 yaşın üstündeki her insanın multi mineraller alması b, d ve c vitamini alarak bağışlık sistemini ve vücut direncini kuvvetlendirmesi gerekir”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.