1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. EFES ANTiK KENTTEKi "DüĞüN" TARTIŞMALARINA AÇIKLAMA GELDi
EFES ANTiK KENTTEKi "DüĞüN"  TARTIŞMALARINA AÇIKLAMA GELDi

EFES ANTiK KENTTEKi "DüĞüN" TARTIŞMALARINA AÇIKLAMA GELDi

Arkeologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uhri, duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.

A+A-

Arkeologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uhri, son günlerde Efes antik kentindeki Celsus Kütüphanesi önünde yemek masalarının bulunduğu fotoğrafların neden olduğu tartışmalara açıklık getirerek, “Celsus Kütüphanesinde masaların konulduğu tabanlar zaten 1970 yıllarında yapılmış betondur. Yani orijinal taban değildir. Tarihi dokuya zarar verecek bir durum söz konusu değil” dedi.

efes-antik-kent-dugu-36b6fbba987458eab57f.jpg

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes antik kentindeki Celsus Kütüphanesi önünde yemek masalarının bulunduğu fotoğrafların sosyal medyadan paylaşılması tepkilere neden olmuştu. Celsus Kütüphanesinin önüne kurulan giydirilmiş sandalye ve masaların bulunduğu fotoğrafı yorumlayan Arkeologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uhri, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın yaptığı, “Bu tür tarihi alanlarda dokuya zarar vermeyecek türden kültürel ve turistlik etkinlik yapılabilir” açıklamasını haklı bulduklarını ifade ederek, bu uygulamanın yönetmeliklere dayanarak yaklaşık 40 yıldır sürdürüldüğünü anlattı.

Bu tür etkinliklerin yalnızca Efes antik kentinde değil başka antik kentlerde de zaman zaman yapılabildiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Uhri, “Bu tür organizasyonlar Türkiye’nin tanıtımı açısından da son derece uygun. Efes’te yıllar önce Joan Baez ve New York Filarmoni konserleriyle başlayan bir furya vardı. Yüksek desibelli konserlerin zarar verebileceği düşünülerek bir ara durduruldu bu konserler, sonra tamir gördü ve devam etti. Celsus Kütüphanesinde masaların konulduğu tabanlar zaten 1970 yıllarında yapılmış betondur. Yani orijinal taban değildir. Tarihi dokuya zarar verecek bir durum söz konusu değil” dedi.

Tartışmalara konu olan fotoğraftaki masa ve sandalyelerin giydiriliş biçimini görgüsüzce bulduğunu söyleyen Ahmet Uhri, “Orayla uymayan bir görüntü olduğu için insanları rahatız edebiliyor. Bu sadece o turistleri getiren şirketin tuttuğu catering şirketiyle ilgili bir olay. Catering şirketi düğün yapar, sünnet yapar. Aynı konsepti oraya yerleştirince görgüsüzce yapılmış bir iş gibi durdu. Burada yapılması gereken catering şirketinin uyarılıp Kültür ve Turizm Bakanlığının bu organizasyonlara bir kriter getirmesidir” diye konuştu.

Yeni evlenen çiftlerin antik kentlerde düğün fotoğrafı çektirmesi gibi bir modanın da olduğuna dikkat çeken Ahmet Uhri, “Orada yeni evli bir çift dolaşırken o masa ve sandalyeleri gördülerse gerçekten düğün var sanılmış olabilir. O gelin ve damatlara da 'O gittiğiniz yeri ne kadar biliyorsunuz?' diye sormak isterim. Onun da ayrıca tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.