Arif ÇAYAN
Eşref Çakır açtı ağzını yumdu gözünü: Çağatay Güç’e “çoban” göndermesi!
İzmir siyasetinde parti tabelaları değişti, koltuklar değişti, adresler değişti ama görünen o ki eski yol arkadaşları arasındaki hesaplaşma hiç değişmedi. Yıllarca CHP çatısı altında siyaset yapan isimlerin yolları ayrılınca, siyasetin bildik “örgüt tartışmaları” bu kez YENİ Parti üzerinden devam etmeye başladı.
Son perdenin başrollerinde ise İzmir siyasetinin iki tanıdık ismi var: Eşref Çakır ve Çağatay Güç.
CHP’nin Aliağa Belediye Başkan adayı olan, daha sonra CHP İzmir İl Başkanlığı görevine gelen Çağatay Güç, 29 Temmuz 2026’da 30 ilçe başkanıyla birlikte Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti’ye geçti. Güç, 3 Ağustos’ta da partinin Kurucu İzmir İl Başkanı olarak görevlendirildi.
Ancak CHP ile YENİ Parti arasındaki ayrılık, İzmir’de yalnızca tabelaların değiştirilmesiyle kapanmışa benzemiyor.
Uzun yıllardır İzmir siyasetinde bulunan ve Buca’da belediye başkan yardımcılığı da yapan Eşref Çakır, sosyal medya hesabından Çağatay Güç’e adeta siyasi bir “karne” çıkardı. Çakır'ın paylaşımı başka yerel basın kuruluşlarınca da haberleştirildi.
Çakır’ın eleştirisinin merkezinde Güç’ün Aliağa Belediye Başkan adaylığından CHP İzmir İl Başkanlığına, oradan YENİ Parti İzmir İl Başkanlığına uzanan siyasi yolculuğu vardı. Ancak mesele siyasi özgeçmiş değerlendirmesiyle sınırlı kalmadı.
Çakır, Güç’ü örgüt iradesini hiçe saymakla suçladı ve sonunda öyle bir cümle kurdu ki İzmir siyasetinde günün tartışması belediyelerden, projelerden ve kent sorunlarından çıktı; doğruca hayvancılık terminolojisine girdi:
“Senden il başkanı değil, çoban bile olunmaz.”
İzmir siyasetinin geldiği noktayı anlatmak için bazen uzun analizlere gerçekten ihtiyaç kalmıyor.
Bir tarafta CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi yapı kuranlar, diğer tarafta eski yol arkadaşlarına veryansın edenler... Daha düne kadar aynı siyasi çatının altında bulunan isimler bugün birbirlerinin siyasi yeterliliğini “çobanlık” üzerinden tartışıyor.

Üstelik YENİ Parti cephesinden yapılan açıklamalarda İzmir’de 30 ilçede örgütlenmenin tamamlandığı ve bunun “tarihi başarı” olduğu savunuluyor. Çağatay Güç de 28 Eylül'deki değerlendirmesinde 30 ilçedeki yapılanmayı başarı olarak nitelendirmişti.
Demek ki bir tarafta “30 ilçede örgütlendik” açıklaması var, diğer tarafta “örgüt iradesini hiçe sayıyorsun” suçlaması...
Siyasetin cilvesi tam da burada başlıyor.
CHP’den YENİ Parti çıktı ama eski tartışmaların bavulları yeni adrese eksiksiz taşınmış görünüyor. Parti yeni, tabela yeni, genel merkez yeni; fakat İzmir’deki kavganın dili fazlasıyla tanıdık.
İşin ironik tarafı da bu.
İzmir'in trafik, altyapı, dönüşüm, ulaşım ve ekonomik sorunları konuşulmayı beklerken siyasi gündemin ortasına bir anda “Kimden il başkanı olur, kimden çoban olur?” tartışması oturdu.
Çakır’ın sözleri elbette kendi siyasi değerlendirmesi ve kullandığı üslubun sorumluluğu da kendisine ait. Fakat bu çıkış, eski yol arkadaşları arasındaki gerilimin hangi seviyeye ulaştığını göstermesi bakımından dikkat çekici.

CHP ile YENİ Parti arasındaki siyasi ayrışmanın İzmir ayağında anlaşılan o ki daha çok söz söylenecek, daha çok eski defter açılacak.
Biz yine de küçük bir temennide bulunalım:
İzmir siyasetinde çobanı kimin yapacağı tartışması siyasetçilere kalsın; vatandaş da bir gün kentin gerçek sorunlarının bu kadar hararetle tartışıldığına şahit olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.