Gündemin Nabzı'nda CHP'de Aday Belirleme Süreci ele alındı
Gündemin Nabzı Programı'nda CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökhan Zeybek ve Ensar Aytekin’in İzmir ziyaretinin ardından yerel yönetim performansı ve aday belirleme yöntemi ele alındı.
31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde İzmir’de 30 ilçenin 28’ini kazanan Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), seçim sonrası süreçte belediyelere yönelik eleştiriler ve aday belirleme yöntemi tartışılmaya devam ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökhan Zeybek ve Ensar Aytekin’in İzmir ziyareti sonrası yapılan değerlendirmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Moderatör Mustafa Tübcel'in sunumuyla Köşe Yazarı Önder Şengüler, Gazeteci Arif Çayan ve Ceza Hukukçusu Murad İdikurt'un yorumlarıyla CHP Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ile örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin’in İzmir’de çeşitli ilçe belediyeleriyle bir araya geldiği görüşmelerin içeriği ve sonuçları programda ayrıntılı şekilde ele alındı.
“BİR GÜNLÜK GÖRÜŞMEYLE DEĞİŞİM OLMAZ”
Gazeteci Arif Çayan, ziyaretlerde genel bir memnuniyetsizlik havasının hâkim olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Genel anlamda bir memnuniyetsizlik var. Şimdi herkes kendini savunmaya bakıyor. ‘Dört belediye konuşuldu’ deniyor ama aslında hepsiyle konuşuldu. Karabağlar konuşuldu, Konak konuşuldu, Foça konuşuldu, Karşıyaka konuşuldu. Ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Geldiler, bir gün konuştular. ‘Sen şunu yaptın, bunu yaptın’ denildi. Bana göre sonuç hiçbir şey.”
Foça Belediye Başkanı ile yapılan görüşmeye de değinen Çayan, “Foça Belediye Başkanı’yla konuştular, bugün tatile çıktı. Şimdi Genel Merkez’den bir talimat alan kişinin oturup ‘Bana bunlar söylendi, ben yarın sabah şunları yapmamalıyım’ diyerek bir değişim başlatması gerekir. Ama ortada böyle bir refleks yok” ifadelerini kullandı.
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın daha önceki Phuket tatiline gönderme yapan Çayan, “Phuket’ten yılbaşı gecesi geldi, bir hafta sokakta dolaştı, çorba dağıttı, berbere gitti, pazara gitti. Üç-dört gün sonra yine duruldu ortalık. Yani ister Genel Başkan gelsin, ister bağırıp çağırsın, değişecek bir şey yok gibi görünüyor” dedi.
“ADAY BELİRLEME SÜRECİ Mİ SORUNLU?”
Moderatör Mustafa Tübcel ise tartışmayı doğrudan aday belirleme sürecine taşıdı. Tübcel, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde adaylar mı yanlış belirlendi? Bu problemler yaşanıyorsa, aday belirleme süreci mi hatalı?” sorusunu yöneltti.
Karabağlar örneği üzerinden konuşan Tübcel, belediye başkanının ilçeye yeterince hâkim olmadığını savunarak şunları söyledi:
“Karabağlar Belediye Başkanı daha önce Bornova’dan aday adayıydı. Kendisini Bornovalı olarak tanıttı. Sonra Foça konuşuldu, başka yerler konuşuldu derken Karabağlar’da karar kılındı. Ben Karabağlar çocuğuyum, orada doğdum büyüdüm. İki yıl geçti, Belediye Başkanı yeni taşınmış bir siteye. O da Karabağlar’ın en pahalı sitesi. Şu an iddia ediyorum; benim seçtiğim herhangi bir mahalleye gidelim, ben arabadan ineyim, o direksiyona geçsin, belediyeyi bulamaz. Mahalleleri bilmez. Kağıt üzerinde bilir ama sahada bilmez. Navigasyon açması lazım.”
“HANGİ KRİTERE GÖRE SEÇİM YAPILDI?”
Köşe Yazarı Önder Şengüler ise özellikle Urla’daki aday belirleme sürecini gündeme getirerek şunları söyledi:
“Urla’da resmi olarak 64 aday adayı vardı. Bu 64 kişinin içinden hangi kritere göre Selçuk Balkan seçildi? En iyisi de diyemeyiz, en kötüsü de diyemeyiz. Neye göre belirlendi? Sandık kurulmadı, ön seçim yapılmadı.”
CHP’nin demokrasi vurgusuna rağmen ön seçim yapılmadığını savunan Şengüler, “Hep demokrasiden bahsediliyor ama hiçbir yerde sandık kurulmadı. ‘Yapay zeka’ denilen bir sistemle belirlendiği söylendi. Bu sistem nedir, nasıl çalışır bilmiyoruz. Karabağlar’ı neye göre belirledi? Konak’ı neye göre? Buca’yı hangi kıstasa göre?” ifadelerini kullandı.
Buca Belediyesi’ne yönelik eleştirilerde de bulunan Şengüler, “350 bin seçmeni olan bir ilçede Görkem Bey hangi kıstasa göre aday yapıldı? Maaşları ödeyemediği halde tatilde olabilecek kadar rahat bir tablo var. Buca Belediyesi operasyon yedi. Bana göre bu küçük bir operasyondu, büyüyecek. Sadece imarla sınırlı kalmaz” dedi.
“3’ER MİLYON DOLAR BAĞIŞ” İDDİALARI”
Şengüler ayrıca kamuoyunda dolaşan bazı iddiaları da dile getirerek, “İzmir’de bazı belediye başkanlarından 3’er milyon dolar bağış alındığı söyleniyor. Böyle bir şey var mı yok mu bilmiyoruz. Ama böyle bir kriter varsa bu kabul edilemez. 170-180 bin lira maaş için kimse 3 milyon dolar vermez. Matematikle açıklanacak bir durum değil” diye konuştu.
Söz konusu iddialara ilişkin resmi makamlar ya da CHP Genel Merkezi tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.
“MATEMATİKLE ADAY BELİRLENMEZ”
Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt ise aday belirleme sürecinde demografik analiz yapılmış olabileceğini ancak bunun yeterli olmayacağını savundu.
İdikurt şu ifadeleri kullandı:
“Belki o ilçedeki yaş ortalaması, eğitim düzeyi, kadın-erkek oranı gibi kriterler değerlendirilmiştir. Ona göre ‘en uygun profil’ denmiştir. Ama sosyal bilimlerde 2+2=4 etmez. Matematikte toplarsınız sonucu bilirsiniz ama seçim böyle değil. İki partinin oyu yüzde 5-5 ise topladığınızda yüzde 10 olur diyemezsiniz. Yüzde 2 de olabilir, yüzde 20 de olabilir. Sahada gerçeklik farklıdır.”
İdikurt ayrıca Buca’nın geçmiş dönemde yaşadığı tartışmalara atıfta bulunarak, “Kendisinden önceki belediye başkanının yaşadıkları ortadaydı. Buna rağmen aday belirleme sürecinde nasıl bir değerlendirme yapıldı, bunu anlamak zor” dedi.
TARTIŞMA BÜYÜYOR
CHP Genel Merkezi’nin İzmir temasları sonrası aday belirleme yöntemine ilişkin eleştiriler yeniden gündeme gelirken, parti içinde ve kamuoyunda bu tartışmanın önümüzdeki süreçte daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor. Parti yönetiminin yerel yönetim performansları ve aday belirleme kriterleri konusunda nasıl bir adım atacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Yayın Linki: https://www.izmirtime35.com/aday-belirleme-sureci-ve-3-milyon-dolar-bagis-iddialari-gundemde



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.