Hayvan sağlığında çığır açacak gelişme!

Hayvan sağlığında çığır açacak gelişme!

Prof. Dr. Kerem Ural, “Bakteriyoterapi, probiyoterapi ve fekal mikrobiyota transplantasyonuyla önceki yıllarda tedavi edilemeyeceğini düşündüğümüz ve inandığımız birçok hastalığı bu sayede tedavi ediyoruz” dedi.

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, insan sağlığında kullanılan sağlıklı bireyden hastaya faydalı mikroorganizma naklini farklı hayvan hastalıklarında başarıyla uygulayarak bu konuda çığır açacak bir gelişmeye imza attı. 

ADÜ Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, insan sağlığında da kullanılan, probiyoterapi ve fekal mikrobiyota transplantasyonu uygulamalarını hayvan hastalıklarının tedavisinde de kullanmaya başlayarak Türkiye’de örnek bir çalışmaya imza attı. Yakın yaş grubundaki sağlıklı hayvanlardan alınan gaitadaki (dışkı örnekleri) faydalı mikroorganizmalar, endoskopik veya rektal olarak hasta hayvana nakledilerek daha önce tedavisi olmayan mide, bağırsak, deri ve sinir sistemi hastalıklarının tedavi edilmesi sağlandı. Sadece kedi köpek sağlığında değil; küçük ve büyükbaş hayvan hastalıklarında kullanılabilen bu yöntem sayesinde tedavi sürecinin kısaltılmasının yanı sıra reel sektöre de pozitif katkı sağlanması hedefleniyor. 

ADÜ Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kerem Ural, Anabilim Dalı olarak Türkiye’de hayvan sağlığı üzerine örnek teşkil edebilecek uygulamalara imza attıklarını söyledi. Mide, bağırsak, deri ve sinir sistemi hastalıkları konusunda önemli çalışmalara imza attıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Ural, “Mide bağırsak hastalıkları, dermatolojik bozukların görüldüğü deri hastalıklarının önemli bir kısmında, üzerinde önemli durulması gereken nörolojik (sinir sistemi) hastalıklarının bazılarına yönelik olarak fekal mikrobiyota transplantasyonu yapıyoruz. Bu konuda tıp hekimliğinde yapılan çalışmalarla eş zamanlı bizim de çok başarılı uygulamalarımız oluyor. Birçok hasta hayvanı da bu sayede sağlığına kavuşturduk” dedi. 

“Tedavi edilemeyeceğini düşündüğümüz hastalıkları tedavi ediyoruz” 

Fakülte kliniklerinde uygulamaya başladıkları tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ural, “Hayvanların bağırsaklarında yararlı ve zararlı mikroorganizmalar bir arada yaşıyor. İyi olanları probiyotik olarak adlandırıyoruz. Zararlı olanlar ise patojen tipte mikroorganizmalar ve sayısal olarak azlar. Sinir sitemi bozukluklarında, mide bağırsak bozukluklarında ve bazı respiratorik ya da dermatolojik hastalıklarda sağlıklı hayvanın dışkısını alıp özel bir yöntemle hasta hayvana naklediyoruz. Bu işlemi gerçekleştirirken özel yöntemler kullanıyoruz. Ağızdan endoskopik uygulamalarla verebildiğimiz gibi, yapılan seri işlemlerin ardından rektal olarak da verebiliyoruz. Probiyoterapi yani probiyotiklerle sağaltım ve fekal mikrobiyota transplantasyonuyla yakın yaş grubundaki sağlıklı hayvanın dışkısının alınıp hasta hayvanlara nakledilmesiyle bugün daha önceki yıllarda tedavi edilemeyeceğini düşündüğümüz ve inandığımız birçok hastalığı bu sayede tedavi ediyoruz. Bu geldiğimiz noktanın çok iyi bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu sayede yersiz ve yanlış antibakteriyel ya da diğer ilaçların kullanımının önüne geçerek memleket ekonomisine katkı amacı güdüyoruz” şeklinde konuştu. 

Reel sektöre önemli katkı sağlaması bekleniyor 

İç Hastalıkları Anabilim Dalı olarak yalnız kedi köpek sağlığı değil küçük ve büyükbaş olarak ekonomik sektörde değerlendirilen kasaplık hayvan sağlığı üzerinde de önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Hasan Erdoğan ise, şu bilgileri aktardı: “Bölgemizin coğrafi yapısı göz önüne alındığında Manisa, Aydın, İzmir, Muğla ile çevre il ve ilçelerdeki büyükbaş hayvan sağlığına da hizmet etmekteyiz. Burada hocalarımızla birlikte yaptığımız çalışmalar sonucu elde ettiğimiz güncel gelişmeleri sadece kliniklerimize gelen hastalara değil meslektaşlarımıza da aktarmaya çalışıyoruz. Özellikle kasaplık niteliği bulunan hayvanların insan sağlığı açısından da daha sağlıklı bir şekilde sofralarımıza gelmesini amaçlayarak yeni uygulamamızı üretici ve veteriner hekimlere aktarıyoruz. Bunlar arasında en yeni olanı fekal mikrobiyota transplantasyonu. Büyükbaş hayvan sağlığı bakımından sahada uygulanan ve zaman zaman olumsuz sonuçlara neden olabilen yanlış antibiyotik kullanımının ortaya çıkardığı olumsuz sonuçların bu sayede önüne geçebileceğini düşünüyoruz. Kerem Hocamızın söylediği gibi fekal mikrobiyota transplantasyonunu sadece kedi köpek ve insan sağlığında değil reel sektöre de aktarmaya ve uygulamaya çalışıyoruz. Yanlış antibiyotik uygulamaları sonrasında ya da sıklıkla değiştirilen farklı antibiyotik kombinasyonları sonrasında bozulan mikrobiyotanın tekrar normale döndürülmesi ve bu kapsamda buzağılar ile hasta olan diğer hayvanların sağaltım sürelerinin kısaltılmaması konusunda güncel gelişmeleri hekim arkadaşlarımız ve öğrencilerimize aktarıyoruz” 
 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.