1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İbrahim Aktaş genç Kağan'ı yazdı
İbrahim Aktaş genç Kağan'ı yazdı

İbrahim Aktaş genç Kağan'ı yazdı

Dokuz Eylül Gazetesi köşe yazarı İbrahim Aktaş, Trabzonspor’un genç kalecisi Kağanı yazdı.

A+A-

“Junior Fernandes, ceza sahasııı, kaleci Kaan topa sahip…”

“Azubuike yükseltti ceza sahasına doğru, kaleci Kaaaaan…”

“Gulbrandsen, Gulbrandsen şutunu attı, Kaan…”

“Gulbrandsen vurdu, Kaan çıkardı. Kaan’dan çok kritik müdahale…”

Yukarıdaki satırlar; Süper Ligin geçen haftaki açılış maçı, Medipol Başakşehir ile Trabzonspor arasında oynanan maçtan… Maçı, yayıncı kuruluş ekranlarından anlatan spikerin birebir anlatımından alıntıladım. Tekrar okumanızı ve ancak, müsabakayı izlermişçesine ve heyecanla okumanızı rica edeceğim.

++--001.jpg

Tekrar okuduğunuzu varsayıp, devam ediyorum;

Kaan diye yazdığım sporcunun aslında adı “Kağan Moradaoğlu”. Yani adının tam ortasında “ğ” harfi mevcut. Ben de ilk defa televizyondan gördüm kendisini müsabakayı izlerken. Gencecik bir sporcu… İlk defa bir Süper Lig müsabakasında forma giydi, Trabzonspor’un kaleci kazağıyla ilk 11’de hem de… Adını belki Trabzonlular bilebilir ama bizlerin, takımların alt yapıları dâhil tüm kadrolarını bilmemize olanak yok! Aynı şekilde sıradan spor izleyicilerinin de… Zaten Kağan da, Trabzonspor’un; Uğurcan Çakır, Erce Kardeşler ve Arda Akbulut adlı üç kalecisinden sonraki dördüncü kalecisi…

Kimilerinin şanssızlığı bir diğerinin şansı olarak ortaya çıkabiliyor bazen hayatta… Kağan’a ise şans, geçtiğimiz haftanın açılış maçında güldü. Hem de 18 yaşını doldurup, 19’undan sadece 40 gün aldığı gün. Kendisinden önce gelen kalecilerin üçünün de rahatsızlanması sonucu Trabzonspor teknik sorumlusu Abdullah Avcı formayı, Kağan’ın sırtına geçiriverdi. Moral olsun diye de Uğurcan Çakır, kendi maç eldivenlerini gönderdi.

Müsabakayı seyredenler sanıyorum benimle aynı kanıdadırlar; ne Trabzonspor, ne de Başakşehir takımı dişe dokunacak bir futbol oyunu sergilemediler sahada… Trabzonspor kalecisi Kağan’a da, aslında müsabakada çok fazla iş düşmedi. Ama kaleci Kağan, görevini ki, en önemli görevi gol yememektir bir kalecinin, tam anlamıyla yerine getirdi.

Ve bana inanın; 90 dakikalık müsabakadan çok, hakemin, müsabakanın bittiğini ilan eden düdüğünden sonraki görüntüleri izlemeniz gerekirdi. Tüm Trabzonsporlu futbolcular ile teknik heyet, teker teker Kağan’a sarılıyorlar ve onun Süper Lig arenasındaki ilk müsabakasını ve elbet ki başarısını kutluyorlardı. Yerli yabancı tüm futbolcuların Kağan’ı arayıp, bulup ve O’na sarıldıklarını izledim. Takım içerisindeki arkadaşları ve ağabeyleri öyle candan ve öyle sevgi dolu sarılıyorlardır ki, bir an, öz evladımın böylesine bir mutluluğu yaşadığını varsaydım ve duygulandım, gözlerim doldu… Olsun, o da bizim öz evladımız gibi; ve elbet ki, Türk futboluna emek veren ve verecek diğer tüm futbolcular gibi…

Ayrıca, Abdullah Avcı adına da bir kısa paragraf yazmadan bitirmeyeyim bu yazıyı;

Evet, Abdullah Avcı, ülkemiz futboluna yön veren aktörlerden biridir. En önemli özelliğini ise genç sporcuların yetiştirilmesine koyduğu katkı ile onlar üzerindeki olumlu bakış açısı olarak yorumluyorum. Son maçtaki örnek, mücbir sebeple kaleye geçen, genç bir sporcuydu belki! Peki ya, Faruk Can? Berat? Atakan Gündüz? Önceki maçlarda forma verdiği, Hüseyin Türkmen? Ve elbet ki, Başakşehir takımını çalıştırdığı yıllarda, futbolumuza kattığı gençleri de unutmayalım.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.