1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İkinci Uluslararası Kadın Felsefeciler Kongresi Muğla’da yapıldı!
İkinci Uluslararası Kadın Felsefeciler Kongresi Muğla’da yapıldı!

İkinci Uluslararası Kadın Felsefeciler Kongresi Muğla’da yapıldı!

Toros Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Uzmanı Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu Toplum 5.0’da doğanın bütün bileşenleriyle ortak varoluşu oluşturmanın etik bir temelini bulmanın mümkün olduğunu söyledi.

A+A-

Prof. Dr. Hatice Nur Erkızan konferans açılışında “klasik olarak bilindiği gibi felsefe sadece binlerce yılın tozlu sayfalarında aranması gereken dogmalar yığını değildir.  Eğer onları biz kadın felsefeciler özellikle doğru analiz eder, günümüze uyarlarsak,  felsefeyi ezbercilikten kurtarıp  gençlerimizin ve tüm toplumun yarınlarının rehberi haline dönüştürebiliriz”şeklinde konuştu.

prof-elbeyoglu-ve-prof-erkizan.png

KAPİTALİZM EŞİTSİZLİKLERİ GETİRDİ

Dalında Türkiye’nin uluslararası otoritelerinden biri olan Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu “İNSAN MERKEZCİLİKTEN DOĞA MERKEZCİLİĞE” başlığında bir sunum gerçekleştirdi. Modern çağ ile birlikte ekonomik eşitsizliğe dayalı tabakalaşmanın yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Elbeyoğlu, “İnsanlık tarihinde ikinci büyük aşama 18. yüzyılda buharlı makinaların icadıyla belirlenen endüstri devrimidir. 18. yüzyıldan yaklaşık 20. yüzyılın sonlarına kadar süren bu dönem, makinaların insan hayatına girdiği, insanın büyük ölçüde tarımsal faaliyetten uzaklaşarak hizmet ve mal üreticisi haline geldiği bir dönemdir. Sanayileşmenin, sanayi devrimi yoluyla teşvik edilmesini sağlayan ve seri üretime geçen Endüstri toplumu, toplum 3.0 aşamasıdır. Bu dönem aynı zamanda bugün bildiğimiz anlamıyla ekonomik eşitsizliğe dayalı tabakalaşma, yani sınıf sisteminin ve kapitalizmin ortaya çıktığı dönemdir ve modern çağın başlangıçlarına tekabül eder”dedi.

TOPLUM 5.0 BİR TEHDİT OLMAMALI

Devrimlerin evrenin bileşenlerini tehdit etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu, “20. yüzyılın sonlarında başlayıp hali hazırda bütün hayatımızı kuşatarak mevcut topluluk biçimini kökten değiştirecek köklü bir devrim niteliğinde olan üçüncü büyük devrim ve bununla bağlantılı yeni bir toplum biçimi enformasyon (bilgi) devrimi ve toplumudur. Toplum 5.0 “teknoloji toplumlar tarafından bir tehdit olarak değil, bir yardımcı olarak algılanmalı” inancına dayanan bir ekonomi ve sosyoloji devrimini öngörmektedir. Asıl amacı son teknolojilerin derin entegrasyonunu sağlayarak sosyal ve ekonomik sorunların üstesinden gelmek olan toplum 5.0, her ne kadar insanı merkeze koyan bir anlayış olsa da insanın en üst düzeyde yararının doğanın bugün olduğu gibi tamamen insan yararına sömürülmesi ile sağlanamayacağı açıktır”şeklinde konuştu.

prof-dr-kamuran-elbeyoglu.png

BİLEŞENLERİN ORTAK VAROLUŞ FORMÜLÜ OLUŞTURULMALI

Yeni dönemde çatışma kültürünün bileşenlerin varlığını olumsuz etkileyeceğine vurgu yapan Prof.Dr. Kamuran Elbeyoğlu önerilerini şu cümlelerle dile getirdi, “Sağlıklı bir feminist kimlik, sağlıklı bir kişisel kimlik gibi öz-eleştiri ve kendini olumlama arasında iyi bir denge kurmalıdır. Hem kadının hem de doğanın eleştirel bir şekilde yeniden kurgulanması hem kadın doğa kimliğini hem de doğayı edilgen bir şekilde inşa etme dilini değiştirerek hem kadına hem de doğaya yönelimsellik ve etkenlik kazandırmak mümkündür. Dünyanın ötekilerine karşı yönelimsel bir tavır benimsemek, ötekini anlamaya ve onu sömürgeleştirmeksizin, metalaştırmaksızın, evcilleştirmeksizin, yalnızca kendi türümüzün veya kendi kimliğimizin imgelerini ve kendi ihtiyaçlarımızı ona yansıtmaksızın onunla karşılıklı ve destekleyici bir alışveriş potansiyelini mümkün kılar. Ötekilere saygı, onları asimile etmeyi ve kendi değerlerine indirgemeyi değil, onların ayrılığını ve farklılığını tanımayı, yani onları uygun şekillerde bireyleştirmeyi içerir. Böylesi bir karşılıklılık ilişkisi içinde, ikiciliği aşarak, demokratik bir kültür yaratmak, sömürgeci ilişkileri sonlandırmak ve doğanın bütün bileşenleriyle ortak varoluşu oluşturmanın etik bir temelini bulmak mümkündür. Karşılıklı bir benlik tasarımında dünyanın kültürel ve biyolojik çeşitliliği bir zenginlik olarak değer kazanacak ve doğa ile insanın bütünlüğü içinde olumlayıcı bir diyalog mümkün olacaktır”.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.