İZOTO Genel Kurulu'nda tansiyon yükseldi!
İzmir Oto Galericileri Müşavir Yıkamacı Esnaf Odası Genel Kurulu'nda kurucu başkan Mikdat Dabak’ın konuşmasının kesilmesiyle salon gerildi; mevcut başkan Zafer Dursun ve İESOB Başkanı Yalçın Ata’ya yakın isimler arasında tansiyon yükseldi.
Ocak ayında İzmir Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği çatısı altındaki 128 odada seçim süreci heyecanla başlamıştı. İESOB bünyesindeki odalar arasında 71. sırada yer alan İzmir Oto Galericileri Müşavir Yıkamacı Esnaf Odası’nın genel kurulu, Atatürk Stadyumu Faal Futbol Hakemleri Derneği Salonu’nda toplandı.
İESOB Başkanı Yalçın Ata’nın, bazı oda başkanları ve bazı siyasetçilerle birlikte mevcut başkan Zafer Dursun’un aleyhinde, “değişim” lehine yürüttüğü çalışmalar, genel kurulun sert geçeceğinin adeta işaret fişeği oldu. Bu atmosfer nedeniyle divan başkanlığı görevini İESOB Danışmanı Mustafa Ak üstlenirken, İzmir Fotoğrafçılar Odası Başkanı Murat Yavuz ile Çeşme Esnaf Odası Başkanı Osman Köfüncü de kurulda görev aldı.

Genel kurulda söz alan İESOB Başkanı Ata, Değişim Grubu’nun başkan adayı Ethem Hiçüşenmez’in seçilmesi halinde kendisine her türlü desteği vereceğini ifade eden açıklamalarda bulundu. Değişim Grubu’nun kırmızı listeden yarışa giren başkan adayı Ethem Hiçüşenmez ise kürsü konuşmasında mevcut yönetimi eleştirerek, oda yönetiminde değişim için üyelerden oy istedi.
Odanın 2002 yılındaki kuruluşunda yer alan ve 2010 yılından bu yana başkanlık görevini sürdüren İzmir Oto Galericileri Müşavir Yıkamacı Esnaf Odası Başkanı Zafer Dursun, üyelerin yararına olacak şekilde kanun, mevzuat ve yönetmeliklerin çıkarılması için yoğun çaba gösterdiklerini, vergi düzenlemeleri konusunda önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti. Ruhsatlandırma çalışmalarından kayıt dışı faaliyetlerle mücadeleye, esnafın yetki belgesi almasının sağlanmasından sektörün Türkiye genelinde örgütlenmesine kadar pek çok alanda adım atıldığını vurguladı. Başkan Dursun ayrıca, oda üyelerinin kiracı olmaktan kurtarılarak mülk sahibi yapılması çalışmaları yaptıkları, odaya mülk kazandırılması ve oda aracının yenilenmesi gibi yatırımların hiçbir kredi kullanılmadan, tamamen öz kaynaklarla gerçekleştirildiğini belirterek, bu çalışmaların uzun soluklu bir emek ve istikrarın sonucu olduğunu dile getirdi.

Başta odanın kurucu başkanı Mikdat Dabak olmak üzere, kuruluş sürecine emek veren isimlere plaket takdim edilmesi için kurucular ve protokol üyeleri sahneye davet edildi. Duygusal anların yaşandığı törende konuşan Kurucu Başkan Mikdat Dabak, 1994 yılında dernek olarak atılan ilk adımın, büyük bir inanç ve sabırla oda kurma hedefine dönüştüğünü anlattı. 2002 yılında, yokluklar ve ağır şartlar altında kurulan odanın bugün 2026 itibarıyla 2 bin 600 üyeye ulaşmasının sıradan bir başarı değil, alın teriyle yazılmış bir hikâye olduğunu vurguladı.
Dabak, kuruluş ve yükseliş sürecinde odanın, bu emeğe karşı duran çevreler tarafından zaman zaman ele geçirilmeye çalışıldığını belirterek, “Bu oda masa başında değil, yürekle kuruldu” dedi. Son sözünü ise oda üyelerine bırakan Dabak, gerçek kararın her zaman esnafa ait olduğunu, kurucu iradenin yine üyelerin sağduyusu ve sahiplenmesiyle korunacağını ifade etti.
Kurucu Başkan Mikdat Dabak’ın sözleri salonda yankılanırken, İESOB Başkanı Ata’nın müdahale ederek konuşmasını tamamlamasını istemesi tansiyonu bir anda yükseltti. Dabak’ın, kurucu başkanı olduğu odanın genel kurulunda söz söyleme hakkı bulunduğunu net bir dille ifade etmesiyle salon adeta karıştı. Alkışlar, itirazlar ve yükselen sesler birbirine karışırken, genel kurul bir anda sükûnetten uzaklaştı.
Başkan Ata’ya yakın bazı oda başkanlarının sahneye çıkarak kurucuların karşısında yer alması, el kol hareketleri ve sert sözlerle Ata’yı savunması, ortamı arbedenin eşiğine taşıdı. Gerilim, kürsüden sahneye, sahneden salonun geneline yayıldı. Bu anların en çarpıcı sahnesi ise Pınarbaşı Esnaf Odası Başkanı Cezmi Çulhaoğlu’nun, adeta Başkan Ata’nın güvenlik görevlisi gibi davranarak Başkan Zafer Dursun’a parmak sallamasıyla yaşandı. Dursun’un bu sertliğe karşılık, Çulhaoğlu’nun yanağını şefkatle okşarcasına yaptığı el hareketi ise salonun hafızasına kazınan, gerilimin ortasında ironi yüklü bir an olarak kayda geçti.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.