1. YAZARLAR

  2. Ebru Betül Polat

  3. KAPADOKYA… GÜZEL ATLAR ÜLKESİ…1
Ebru Betül Polat

Ebru Betül Polat

Yazarın Tüm Yazıları >

KAPADOKYA… GÜZEL ATLAR ÜLKESİ…1

A+A-

Dünyada benzeri olmayan, Erciyes, Hasan Dağı ve Güllü Dağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların, milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla, dünyada başka hiç bir yerde görülemeyecek ilginçlikte ve güzellikte enfes bir coğrafyanın ortaya çıkardığı bölgeyi tek bir yazıyla anlatmak mümkün değil, o yüzden birkaç bölüm halinde yazmaya karar verdim.

whatsapp-image-2019-01-09-at-14.45.10-(1).jpeg

Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi anlamına geliyor. Yeraltı şehirleri, ilginç peri bacaları, kaya otelleri, etkileyici vadileri ve her biri birbirinden şaşırtıcı aktiviteleriyle yeryüzünün en özel yerlerinden biri. Kırşehir, Niğde ve Kayseri‘ye kadar uzanan Kapadokya coğrafyasının büyük bir bölümü Nevşehir sınırları içerisinde yer alıyor.

whatsapp-image-2019-01-09-at-14.45.10.jpeg

Çok geniş bir alana yayılan Kapadokya’yı birkaç günde gezebilmeniz imkansız. Her mevsim ziyaret ederek ve her gittiğinizde Ürgüp, Göreme, Uçhisar veya Ortahisar gibi ayrı bir bölgede kalmanızı tavsiye ederim. 

3 kez gittiğim ve üçüde ilkbahara denk gelen bölgede Ürgüp’te konaklamak zorunda kaldım ama büyük bir kısmını gezdim diyebilirim. Bir dahaki gezimi kış aylarında yapmayı planlıyorum çünkü eminimki karlar altında da en az ilkbahar kadar cezbedicidir. 

Birçok efsaneye konu olan bölgeyi kısaca tanıyalım.

whatsapp-image-2019-01-09-at-14.45.09-(1).jpeg

ÜRGÜP

1288’de Vecihi Paşa tarafından Kılıçaslan için yaptırılmış olan anıt mezarın bulunduğu Temenni Tepesinde Osmanlı döneminden kalma iki önemli mezar bulunuyor. Tepenin ortasında bulunan kümbet ise daha önceleri Ürgüp Tahsinağa Halk Kütüphanesi olarak kullanılmış. Tepeden Ürgüp’ün tamamını ve Erciyes’in heybetini görmeniz mümkün.

Üç Güzeller; Kapadokya’nın simgesi olan ve iki büyük, bir küçük peribacasından oluşuyor. Sadece Kapadokya’nın değil dünyanın en ünlü peri bacaları.

whatsapp-image-2019-01-09-at-14.45.09.jpeg

ÜÇ GÜZELLER EFSANESİ

Kapadokya topraklarında yaşayan bir kral ve kızı varmış. Kral otoriter aynı zamanda kızına son derece bağlı bir adammış. Gel zaman git zaman kız büyüyüp serpilmiş, gönlü bir çobana kaymış. Olmayacak iş ya çoban da sevmiş prensesi. İmkansız aşklar içlerinden yanarak büyür beslenir umutsuzlukla ya bu sevdalıların aşkları da içlerini yakmaya başlamış, büyüdükçe büyümüş, yayıldıkça yayılmış ama nafile kral bu aşka tüm gücüyle karşı çıkmış. Ama sevdalılar durur mu? Duramamışlar tabi ki ve bir gece kaçmışlar uzaklara. Kral yakalayamamış onları ve mütevazi bir hayat yaşamaya başlamışlar. Bir de çocukları olmuş bu arada. Ama aşk hep aynı kalmış yüreklerinde. Prensesin de zaman geçtikçe içinde bir ümit belirmiş. Babası tarafından affedilebilme ümidi. Açılmış eşine, almış çocuğunu da babasından af dilemeye yola koyulmuş. Haberi alan kralın içindeki ateş hiç azalmamış oysaki, gittikçe büyümüş. Hemen adamlarını göndermiş kızının ve ailesinin üzerine ve onların ölüm emrini vermiş. Bunu yolda haber alan prenses ve ailesi çaresizlik içinde dua etmişler bu zor durumdan kurtulmak için. Efsaneye göre o anda üçü de taşa dönüşüyor, önde duranın çoban, arada duranın çocuk, en arkada duranın da prenses olduğuna inanılıyor.

whatsapp-image-2019-01-09-at-14.45.09-(2).jpeg

Yüzyıllar geçse de imkansızlıklar hala var, aşk ta var nefrette dostlar. Efsanelerde bu yüzden nesilden nesile aktarılmaya devam edecek…..
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.