Kemalpaşa’nın bütün sorunları bitti, sıra gazetecinin evine mi geldi?

Kemalpaşa’nın bütün sorunları bitti, sıra gazetecinin evine mi geldi?

Arif Çayan yazdı...Kemalpaşa’nın bütün sorunları bitti, sıra gazetecinin evine mi geldi?

Sayın Mehmet Türkmen, Kemalpaşa’da yollar yapıldı, kaldırımlar düzeldi, vatandaşın bütün sorunları çözüldü de belediyenin cumartesi sabahı saat 09.00’da uğraşacak işi olarak gazeteci Hakan Kandemir’in evi mi kaldı?

Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen’e bir gazeteci olarak birkaç sorumuz olacak.

Ama önce kendisini tebrik etmek gerekiyor!

Neden mi?

Çünkü anlaşılan Kemalpaşa Belediyesi öyle bir çalışma temposuna ulaşmış ki hafta içi yetmemiş, cumartesi sabahı da emlak incelemesi için mesai başlamış.

Üstelik adres de oldukça dikkat çekici!

Kandemir Medya Yönetim Kurulu Başkanı, gazeteci Hakan Kandemir’in evi...

Ne büyük tesadüf değil mi Sayın Başkan?

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Kemalpaşa’da incelenecek başka taşınmaz mı kalmadı?

Elbette belediyeler görevlerini yapacak. Emlak belgelerini inceleyecek, eksikleri araştıracak, mevzuat neyi gerektiriyorsa onu uygulayacak.

Buna kimsenin itirazı olamaz.

Gazeteci olmak da kimseye kanunlar karşısında ayrıcalık sağlamaz.

Ancak mesele yalnızca bir emlak incelemesi değil.

Mesele, bu incelemenin zamanı, yöntemi ve yarattığı soru işaretleri.

Hakan Kandemir’in açıklamasına göre, cumartesi sabahı saat 09.00’da kapısına gelen belediye ekipleri evin içerisinde görüntü almak istemiş.

Dahası Kandemir, gelen kişilerin belediye memuru değil, belediye şirketinin personeli olduğunu ileri sürüyor.

Şimdi Sayın Başkan'a soralım:

Hafta sonu bu kadar önemli bir emlak incelemesi gerektiren durum neydi?

Bu görevlendirmeyi kim yaptı?

Neden özellikle cumartesi sabahı tercih edildi?

Evin içerisinde çekim yapılmasının hukuki gerekçesi neydi?

Bunlar öyle cevaplanamayacak sorular değil.

Bir belediye başkanının birkaç cümleyle kamuoyunu aydınlatabileceği sorular.

SAYIN TÜRKMEN, BİR HAFTANIZI BANA AYIRIN, KEMALPAŞA'YI BİRLİKTE GEZELİM!

Buradan Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen’e bir kez daha soruyorum:

Sayın Türkmen, ilçenizde kaç bin kaçak yapı var, biliyor musunuz?

Peki, hobi bahçesi adı altında yapıldığı öne sürülen, içerisinde yüzme havuzları bulunan kaç yüz villa var?

Belediyenizin elinde bunlara ilişkin güncel bir envanter bulunuyor mu?

Kaçı denetlendi, kaçı hakkında işlem yapıldı?

Yoksa bütün bu soruların cevabını biz gazeteciler mi araştırıp önünüze koyacağız?

Sayın Başkan, eğer bilmiyorsanız size bir teklifim var!

Bana sadece bir haftanızı ayırın. Ben de bir gazeteci olarak ilçede size bizzat eşlik edeyim.

Birlikte mahalle mahalle, sokak sokak gezelim.

Hobi bahçesi denilen yerlerde neler yapıldığını, hangi yapıların ruhsatlı olduğunu, hangilerinin mevzuata aykırılık taşıdığını yetkili ekiplerle birlikte inceleyelim.

Vatandaşın şikâyetlerini yerinde dinleyelim.

Siz de belediyenizin denetim kayıtlarını ortaya koyun.

Hem biz öğrenelim hem Kemalpaşa halkı öğrensin.

Bakın Sayın Başkan, öyle uzun uzun makam odasında oturup rapor okumanıza da gerek yok.

Siz bir haftanızı ayırın, ben size Kemalpaşa'yı gezdireyim!

Ama bir şartım var...

Bu kez cumartesi sabahı yalnızca bir gazetecinin evine değil, denetlenmesi gereken bütün adreslere aynı hassasiyetle bakalım!

Çünkü belediyecilikte asıl mesele, denetim yetkisini kullanmak kadar bu yetkiyi herkese eşit uygulayabilmektir.

YOKSA GAZETECİLER İÇİN ÖZEL MESAİ Mİ BAŞLADI?

Sayın Türkmen...

Gazetecilerin çalışma saatleri biraz farklıdır.

Biz bazen gece yarısı haber yazarız, bazen sabaha kadar gündemi takip ederiz.

Ama belediyenin gazetecilerin kapısını cumartesi sabahı çalması doğrusu yeni bir çalışma modeli!

Bu uygulama bütün vatandaşlar için aynı şekilde yürütülüyorsa sorun yok.

O zaman açıklayın, biz de öğrenelim.

Ancak belediyeyi eleştiren bir gazetecinin adresine yönelik bu işlemin neden ve nasıl yapıldığı açıklanmazsa, insanların aklında soru işaretleri oluşması son derece doğaldır.

Üstelik Hakan Kandemir’in bir iddiası daha var.

Kandemir, Mehmet Türkmen’in belediye başkanı seçildikten sonra kendisine "Seninle çok uğraşacağım" dediğini öne sürüyor.

Bu sözün gerçekten söylenip söylenmediğini tarafların açıklaması gerekir.

Ancak böylesine ciddi bir iddia ortadayken cumartesi sabahı gerçekleştirilen incelemeye ilişkin sessiz kalmak, tartışmayı bitirmez.

Aksine büyütür.

SAYIN BAŞKAN, GAZETECİYLE UĞRAŞMAK BELEDİYECİLİK DEĞİLDİR!

Bir belediye başkanı eleştirilebilir.

Hatta bazen çok sert eleştirilebilir.

Çünkü belediye başkanlığı makamı eleştiriden muaf bir makam değildir.

Gazetecinin görevi başkanı alkışlamak değil, gerektiğinde ona rahatsız edici sorular sormaktır.

Bir gazeteci yanlış bilgi yazıyorsa cevap verirsiniz.

İftira atıyorsa hukuki yollara başvurursunuz.

Ama gazetecinin yazdıklarından rahatsız oluyorsanız çözüm onun kapısında belediye ekiplerini görmesiyle oluşan tartışmaları artırmak değildir.

Burada özellikle bir noktayı vurgulamak istiyorum:

Yaşanan olayın doğrudan gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gerçekleştirildiği henüz kanıtlanmış değil.

Ancak Kandemir’in dile getirdiği iddialar da geçiştirilecek türden değil.

İşte bu yüzden belediyenin açık, belgeli ve tatmin edici bir açıklama yapması gerekiyor.

Hakan Kandemir’in açıklamalarını bir gazeteci olarak önemsiyorum.

Çünkü bugün bir gazetecinin kapısında yaşanan tartışma, yarın başka bir gazetecinin karşısına çıkabilir.

Basın özgürlüğü yalnızca sevdiğimiz haberlerin yayımlanması demek değildir.

Asıl mesele, hoşumuza gitmeyen haberleri de kabullenebilme olgunluğudur.

Gazeteciler belediye başkanlarından izin alarak haber yapmaz.

Belediye başkanlarının hoşuna gidecek başlıklar atmak zorunda da değildir.

Hakan Kandemir’in gazetecilik yapma, eleştirme ve soru sorma hakkının yanındayım.

Ortaya koyduğu iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istemek de meslek dayanışmasının gereğidir.

SON SÖZÜM SAYIN TÜRKMEN’E...

Sayın Başkan...

Kemalpaşa halkı sizden hizmet bekliyor.

Yolları, altyapıyı, temizliği, yatırımları ve ilçenin geleceğini konuşmak istiyor.

Sizin belediyeniz ise bugün bir gazetecinin evine gönderilen ekiplerle gündeme geliyor.

Belki de ortada tamamen rutin, hukuka uygun bir inceleme vardır.

O halde bunu ortaya koymak çok kolay.

Görevlendirme belgelerini, işlemin gerekçesini ve uygulamanın diğer vatandaşlara da aynı şekilde yapılıp yapılmadığını açıklarsınız, tartışma sona erer.

Ayrıca kaçak yapılarla ve hobi bahçesi adı altında kullanıldığı iddia edilen villalarla ilgili denetim sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşırsınız.

Biz de gerçek tabloyu öğrenmiş oluruz.

Ama açıklama yerine sessizlik tercih edilirse sorular devam eder.

Benim bir haftalık Kemalpaşa gezisi teklifim de masada!

İsterseniz birlikte çıkarız yola.

İlçeyi gezer, soruları sorar, cevapları yerinde ararız.

Bir de küçük tavsiyem olsun...

Gazetecilerin evlerine gösterildiği ileri sürülen bu hassasiyetin bir benzeri Kemalpaşa’nın çözüm bekleyen sorunlarına da gösterilse hiç fena olmaz!

Biz gazeteciler cumartesi sabahı da çalışırız Sayın Başkan.

Haberimizi yapar, sorumuzu sorar, gerektiğinde eleştirimizi yazarız.

Yeter ki belediye de işini yapsın.

Çünkü belediye başkanlarının görevi gazetecilerle uğraşmak değil, halka hizmet etmektir.

Ve unutmayın Sayın Türkmen...

Gazetecinin kapısını çalabilirsiniz. Ama kalemini susturamazsınız!

0x0-chpli-baskana-sifreli-kapi-1722203635723.webp

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.