1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kilo alma korkusu kabusa dönüşüyorsa dikkat!
Kilo alma korkusu kabusa dönüşüyorsa dikkat!

Kilo alma korkusu kabusa dönüşüyorsa dikkat!

Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nin Kurucusu Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, Anoreksiya Nervoza hakkında bilgi verdi.

A+A-

Anoreksiya Nervoza nedir?

Bir çeşit yeme bozukluğu olan Anoreksiya Nervoza, kişinin hem bedeni hem de zihnini etkileyen ciddi bir hastalıktır. Çoğu kişinin diyet yaparak başladığı ama önünü alamadığı bu hastalıkta; bireyler kilolu olmadığı halde kendilerini aşırı şişman olarak görür ve kilo vermeleri gerektiğini düşünür. Genellikle gençlik çağında başlayan Anoreksiya Nervoza da hasta iştahı açık olmasına rağmen, yemek yemekten kaçınır, daha fazla zayıf olmak ister ve kilo almaktan korkar. Psikopatalojik davranış bozukluğu olarak da tanımlanan Anoreksiya Nervoza ruhsal bozukluklar içinde sonucu ölümle sonuçlanabilen nadir bozukluklardan birisidir. Dolayısıyla erken teşhis ve müdahale edilmesi çok önemlidir.

Kilo alma korkusu kabusa dönüşüyorsa

Bu yeme bozukluğunda en temel korku; aşırı kilo almaktır. Kişi zayıf olmasına karşın aynaya baktığında kendini çok kilolu olarak algılamaktadır. Çünkü alıştığımızın dışında çarpık bir beden imgeleri vardır. Bu hastalık kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür. Anoreksiya genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkinlik çağında başlar. Anoreksiyalı kişi sürekli kilo alma konusunda endişe duyduğu için kilosunu kontrol altında tutmak adına iki yönteme başvurur. Hastaların bir kısmı şişmanlamaktan korktukları için şekerli ve unlu besinlerden uzak durarak diyete başlar, bu süreç bir süre sonra tüm öğünlerdeki porsiyonları azaltarak devam eder. Sürekli kilo vermeye ve diyet yapmaya odaklandıkları için bazen de hiç yemek yemezler ve zorla yedirildiği takdirde çıkarırlar. Ağır egzersiz yapıp tehlikeli düzeyde zayıflayabilirler. Bu hastalar normal ve sağlıklı insanlara oranla çok daha zayıftırlar.

Kontrolsüzce yiyip, sonra da hepsini kusmak…

Anoreksiya Nervoza bir çeşit kısır döngü gibidir. Şöyle ki, yiyecek tüketiminin aşırı derecede azaldığı döneme açlık dönemi denir. Açlık dönemini aşırı yeme dönemi izler. Hasta kontrolsüzce, aşırı hızlı bir şekilde karnını tıka basa doyurduktan sonra boğazına parmaklarını bastırarak kusar. Bazen de kilo alımını engellemek için idrar söktürücü ve laksatif kullanır. Depresif ve endişeli bir ruh hali içindedir. Anoreksiya hastaları düzgün bir beslenme sistemleri olmadığı halde inanılmaz şekilde enerjiktirler. Sürekli yemek hakkında düşünürler. Kilo alma endişesiyle gün içinde defalarca tartılırlar ve aynada kendilerini seyredip şişman olduklarını düşünürler ve görünüşlerinden bir türlü memnun olmazlar. Uyku sorunu yaşarlar. Ancak tüm bunlara rağmen bir problemleri olduğunu asla kabul etmezler. 

Anoreksiya Nervoza’nın gelişimine etki eden faktörler;

  • Endişeli ve mükemmeliyetçi bir mizaca sahip olanlar,
  • Ailesinde anoreksiya gibi yeme bozukluğu olanlar, 
  • Modellik, bale, jimnastik gibi vücut ağırlığını sürekli kontrol altında tutması gereken kişiler,
  • Hayatında ciddi psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde ailevi nedenler, taşınma, sevdiğiniz bir yakınınızı kaybetme gibi stresli dönemler yaşamak bu rahatsızlığın gelişmesindeki nedenler arasında yer alır.

Kız çocukları için de aynı tehlike söz konusudur. Oyuncalar arasında dünyaca en güzel bebekler olarak adlandırılan bu bebekler, mutlak güzellik olarak kabul edilebilir. Bu durumda çocukların o meşhur bebeklere benzemeye çalışması anoreksiya yeme bozukluğuna neden olabilir. Ebeveynlerin bu konuda son derece dikkatli olmaları gerekmektedir. 

Araştırmalara göre diyet yapmanın yeme bozukluklarının gelişmesinde önemli bir etken olduğu vurgulanmaktadır. Çağımızda Anoreksiya Nervoza’nın yaygınlaşmasındaki en büyük nedenlerden birisi filmlerde, reklamlarda aslında görsel ve işitsel algılarımıza seslenen her mesajda   “zayıf kadın güzel kadındır düşüncesinin” vurgulanmasıdır. 

Anoreksiya Nervoza’nın neden olduğu tıbbi sorunlar nelerdir?

  • Yeme bozukluğu vücuttaki organların işleyişini olumsuz yönde etkiler.
  • Yeterli gıdanın alınmaması nedeniyle kemik erimesi (osteoporoz) ve vücudun savunma hücrelerinde azalma,
  • Aşırı yeme dönemi sonrasında kusmanın neden olduğu diş minelerinde erime, çürükler,
  • Hormonal değişikler nedeniyle vücutta kıllanma, adet düzensizliği ya da kesilmesi, 
  • Kalpte ritim bozukluğu, tansiyon düşüklüğü, ani kalp durmaları,
  • Müshil kullanımına bağlı bağırsak bozuklukları.

Anoreksiya tedavi edilebilir mi?

Hasta genellikle tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlığı olduğunu kabullenmez. Ancak hem kişinin kendisi hem de çevresindeki kişiler yukarıda sayılan belirtilerden bir veya ikisini gözlemliyorsa mutlaka doktora başvurmalıdır. 

Anoreksiya hem fiziksel hem de ruhsal sebeplerden kaynaklandığı için doktor, diyetisyen ve ruhsal sağlık danışmanıyla yapılan tedavi daha iyi bir netice verir. Anoreksiya tedavisi zorlu bir süreçtir. Tedavi sürecinde zaman zaman gerilemeler söz konusu olabilir. Hastalık nedeniyle bedende aşırı yıpranma varsa tıbbi tedavi ile başlanır. İlk olarak kalp rahatsızlıkları veya depresyon gibi anoreksiyanın sebep olduğu tıbbi durumlar tedavi edilecektir. Daha sonra beslenme alışkanlığının düzelmesi için bir diyetisyen eşliğinde beslenme danışmanlığı alınmalıdır. Tüm bunların yanı sıra hastanın sosyal aktivitelere yönlenmesi tedavi edici bir yöntemdir. Resim çizmek, yazı yazmak gibi herhangi bir sanat dalı ile ilgilenmek de iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Bu dönemde hasta yakınlarının desteği son derece önemlidir. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.