"Milli Eğitim Politikalarımız Olmalı!"

"Milli Eğitim Politikalarımız Olmalı!"

Yeni eğitim-öğretim sezonu öncesinde ülkenin geleceğine yön veren eğitimin önemine dikkat çeken Koç, ilköğretimden üniversiteye kadar donanımlı bir şekilde yetişen ve hayata hazırlanan gençlerin ülkeyidaha yaşanılır hale getireceğini savundu.

25. Dönem MHP İzmir Milletvekili Murat Koç,  “İyi eğitim alan gençlerimiz üretmelidir. Eğer üretim olmaz ise emeğin bir değeri yoktur” dedi. Gündeme getirdiği projelerle ülkenin kalkınmasına büyük katkısı olan İzmir’in başarılı iş adamlarından ve 25. Dönem MHP İzmir Milletvekili Murat Koç, yeni eğitim-öğretim sezonunun açılmasına az bir zaman kala eğitim ve öğretimdeki eksiklikler ile atılması gereken adımları açıkladı.

Mevcut sistemde, ilköğretimden üniversiteye kadar öğrencilerin yeterli seviyede eğitilemediğinden yakınan Koç, mezun olan öğrencilerin bilgi yetersizliği sebebiyle iş hayatına adım atamadığını, atanların ise birçoğunun başarılı olamadığını söyledi. Ülkedeki kaos ortamının da eğitim eksikliği sebebiyle giderilemediğinin altını çizen Murat Koç,
kadın cinayetlerinin artmasının, boşanmaların hat safhaya gelmesinin, ailelerin dağılmasının, açılan şirketlerin batmasının, trafik kazalarının önlenememesinin, intiharların gündemden düşmemesinin sebeplerinin altında da eğitim eksikliğinin büyük payı olduğunu söyledi.

EĞİTİMSİZ BİR TOPLUMUN GELECEĞİ OLAMAZ

Eğitimin çok önemli bir konu olduğunu, ülkenin geleceğinin eğitimle şekillendiğini ifade eden Koç “Eğitimsiz bir toplum geleceği olmayan bir toplum demektir. Beşikten mezara kadar eğitim şarttır. Mutlaka ve mutlaka bir Milli Eğitim Politikamız olmak zorundadır ve eğitim politikamızda ana değişikliler yapılmamalıdır ki eğitim nesiller arasındaki farklıları ortadan kaldırsın. Geleceğimizi sağlam temeller üzerine kurmak istiyorsak, sanayiden tarıma, teknolojiden sanata her alanda iyi eğitim almış bir nesil yetiştirmek zorundayız. Aksi takdirde tarihte almamız gereken yeri alamayız.’ dedi.


Konuşmasında “Ağaç yaş iken eğilir” atasözünü hatırlatan Murat Koç, dünyaya gelen çocuğun emeklemesinden yürümesine, ağlamasından oynamasına kadar tüm yeteneklerini ailesinden aldığını, okula başlamasıyla birlikte de yeteneklerinin öğretmenleri tarafından keşfedildiğini, ailenin bir nevi devre dışı kaldığını ifade ederek “İşte tam burada bu çocuk hamur gibi yoğurulur. Öğretmeninden kaptığı her tavır ve bilgi onun geleceğine yön verir. Öğretmen burada çok önemlidir. Bu sebeple öğretmenlerimizin kaliteli bir eğitim alması ve yaşam standartlarının yükseltilerek, öğretmenlik mesleğinin cazip hale getirilmesi sağlanmalıdır.” diye konuştu.

Anaokulundan başlayarak, iyi birey, iyi vatandaş olmak öğretilmeli. Böylelikle onların oluşturacağı toplum iyi bir toplum olacak, ardından gelecek nesiller de iyi toplumun parçası olacak.  İlköğretimde çocuklara vatandaşlık, adalet ve hukuk konularının öğretilmesinin olmazsa olmaz değerler olduğunu belirten Murat Koç “Çocuklarımız iyi bir birey olmayı öğrenmelidir. İyi birey olmak vatanını ve kültürünü öğrenmekle başlar. İyi birey saygılı, hoşgörülü, çalışkan ve adaletlidir. Başkalarının ve kendinin hakkını gözetendir. Sorgulayan, araştıran ve öğrendiklerini uygulayandır. Çocuklarımız bu bilinçle eğitilmelidir.” dedi.

ÖĞRETMENLERİMİZE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Orta öğretim, çocuklarımızın ilgi alanlarının ve kabiliyetlerinin gözlenerek, tespit edileceği ve yönlendirileceği öğretim dönemi olmalıdır. İyi bir eğitmen hangi öğrencinin hangi alanda daha başarılı ve mutlu olacağını, öngörebilendir. Kendi benliğini bulan çocuklarımıza, dünya ve kendi varlığının önemi hakkında daha fazla farkındalık oluşturma fırsatının verilmesi gerekmektedir.
 

NİTELİKLİ NESİL YETİŞTİRMENİN TEK ÇÖZÜMÜ MESLEK LİSELERİDİR

Bu bilinçle lise hayatına başlayan gençlerin, çocukluktan gençliğe adım atmanın da getirdiği heyecan göz önünde tutularak özellikle eğitimden uzaklaştırılmaması gerektiğinin altını çizen Murat Koç “Lise eğitimi gençlerimizin kendi geleceklerini belirledikleri bir dönemdir. Benim tavsiyem meslek liselerinin çoğalması, hatta birbirine yakın birkaç branşla eğitim vermesidir. Meslek lisesi kola takılan altın bilezik demektir. Tekniker veya teknisyen yani ara eleman ihtiyacı, meslek liselerinden yetiştirilecek bu öğrencilerle karşılanmalıdır.


Eğitim üretmeli, üretim de eğitmelidir. Ülkenin her ilinin ve ilçesinin başlıca geçim kaynağı ve ekonomik ihtiyaçları (sanayi, turizm, tarım, hayvancılık, ticaret) doğrultusunda mesleki eğitime kavuşturulmalıdır. Öğrenci, bölgesinin ekonomik kaynakları doğrultusunda eğitilerek, bölgesinde iş imkanı bulacak. Böylelikle de  hem öğrenci göçünün, hem aile kopukluklarının hem de işsizliğin önüne geçilmiş olacak ayrıca yurt sorunu da çözüme kavuşacaktır. İş hayatı içinde hem okuma hem çalışma diye adlandırdığım devrede öğrencinin beceri notu bizzat işyeri tarafından verilmeli. Lisenin ilk senesi okulda, son üç senesi de bizzat iş yerlerinde uygulamalı derslerle yapılmalıdır. Böylece bu gençlerimiz iş hayatına daha çabuk atılıp, kendi kararlarını verebilme özgüvenine sahip olacaklardır. Burada önemli olan gencin, özgüveniyle birlikte hayata hazırlanmasıdır.
 

AZİZ SANCAR’LAR YETİŞMELİ
 

Üniversitelerimiz bugünkü gibi alanlarına hakim olmayan, iş bulamayan, okulu bitirip çok sayıda problemle hem kendilerini hem ailelerini, hem de toplumu bunalıma sürükleyen kitle olmaktan çıkartılıp; bilim, teknoloji, araştırma, geleceği yakalayan uzman kadroların yetiştirildiği kurumlar haline gelmeli. Bu kadroların içinden de nice Aziz Sancar’ların çıkması dileğiyle.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.