Mükemmelliği Arayış Sempozyumu düzenledi

Mükemmelliği Arayış Sempozyumu düzenledi

Mükemmelliği Arayış Sempozyumu'nda (MAS) konuşan eğitmen ve yazar Tamer Demirdelen, çevremizdeki katı kurallar ve belli kalıpları dayatan eğitim sistemin yaratıcılığı yok ettiğini belirtti. 

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) İzmir Şubesi tarafından Hilton Oteli'nde 20'ncisi düzenlenen Mükemmelliği Arayış Sempozyumu'nda (MAS) konuşan eğitmen ve yazar Tamer Demirdelen, çevremizdeki katı kurallar ve belli kalıpları dayatan eğitim sistemin yaratıcılığı yok ettiğini belirtti. 

Eğitmen ve Yazar Tamer Demirdelen, baskıcı kurallar ve sorgulamadan uzak eğitim sisteminin yaratıcılığı körelttiğini söyledi. Demirdelen, “Örneğin anaokulu öğrencileri bir atacı 20 ila 25 farklı şekilde kullanabilirken iş dünyasındaki yetişkinlerde ise bu sayı 2 ila 4 olmuş. Ne yazık ki ülkemizde eğitim düzeyi arttıkça yaratıcılık köreliyor” dedi.

“Fanusun Ötesinde Ne Var” konulu panele başkanlık eden Demirdelen, anaokulu öğrencilerinin her nesneyi yeni bir tasarım için ‘araç’ olarak görürken eğitim seviyesi arttıkça bunun yerini ‘işe yararlı’ olan tasarımların aldığını vurguladı.

EN YARATICI GRUP: MİNİKLER 

Katılımcılara ataç ile konuyu örneklendiren Tamer Demirdelen, okul öncesi çocukların en yaratıcı grup olduğunu belirtti. Bu yaş grubundaki çocukların tek bir ataçtan bile 25 farklı tasarım yaptığını kaydeden Demirdelen, “Bu sayı ilkokulda 10-18’e, lisede 8-12’e, üniversitede 5-10’a ve iş hayatında 2 ila 4’e kadar düşüyor. Yani eğitim seviyesi arttıkça yeni bir şeyleri ortaya koyma becerimiz azalıyor” diye konuştu. Eğitim ve içinde bulunulan sosyal çevrenin sonucunda bu düşüşün yaşandığına dikkate çeken Demirdelen, “Eğer siz sorgulamazsanız, arayış içinde olmazsanız, farkındalığınız düşük kalırsa içinde yaşadığınız fanusu kırıp, gerçekleri arayamaz ve körelirsiniz" ifadelerini kullandı.

MIKE TYSON ÖRNEĞİ

Eğitim sistemindeki sorunların yanı sıra eğitmenlerin de belli kalıplar üzerinden bilgi aktardığını kaydeden Demirdelen şunları söyledi: “Bugün ne yazık ki öğretmenlerimiz çocuklarımızın sahip olduğu kapasiteyi, yeteneği keşfetmekten uzak. Böyle olunca tek tip insan modelleri de artıyor. Burada size Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Mike Tyson’ı örnek vermek istiyorum. Onu keşfeden antrenörü Bob Steward, 15 yaşında sokaklardan aldığı bu gencin iyi bir eğitimle dünya şampiyonu olmasını sağladı. Burada eğitmenin, öğrencisinin isteğini ve kapasitesini bilmesi çok önemli. Sizler de belki bir dünya şampiyonu değil ama belli alanlarda ilçenizin veya kentinizin şampiyonlarını çıkarabilirsiniz”


“FARK YARATAN, FANUSU KIRAR”

Yazar Dr. İzzet Memi ise çevremizdeki engeller ve barikatların kaldırılmasının önemine dikkat çektiği konuşmasında fanusun ötesine geçmek için önce fanusun içini anlamak gerektiğini kaydetti. Memi, “Bunun için önce kendimizi bilmeliyiz. Bugün yetişkinler ne yazık ki duygularını belirtmekte zorlanırken çocuklar bu durumu çok daha iyi yönetmekte ve başarılı olmakta. Fanusun içinde sıkışmış hissetmemizin nedeni ise, yaptığımız işin içinde fark yaratamamak. Bu farkı yarattığınız an fanusu kırarsınız” dedi.

“KENDİLERİNİ APTAL ZANNEDİYORLAR”

İlkokulda ilk 5 yılının ‘aptallar sınıfında’ geçtiğini söyleyen Hayal Gücü Merkezi Kurucusu ve Görsel Sanatlar Eğitmeni Emre Alettin Keskin de, "6'ncı sınıfa giderken bir öğretmenim bana ‘aferin’ deyince kendimi akıllı olduğunu anladım. Bugün okula giden binlerce çocuk kendini aptal zannediyor. Bunda fanusun dışına çıkamamış öğretmenlerimizin etkisi büyük. Meraklarımızı keşfedersek ileride istediğimiz konuma ulaşabiliriz" diye konuştu. İnsanın üreterek öğrendiğini aktaran Keskin, "Hayal gücünü şirketler de keşfetti. Bugün çok ünlü bir sigorta şirketi ortaya koyabilecekleri 'düş merkezi' kuruyoruz. Bizim çocuklara güvenmemiz, onlara fırsat ve zaman vermemiz gerek” ifadelerini kullandı.
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.