ANASI OLAMAYANLARIN OKULU!

Arif ÇAYAN

Yaşı 3 ile 5 arasında değişen çocuklar.

Baba çalışıyor maaş hedeflere yetmiyor, anne de çalışmaya başlıyor.

Çocukları için çok şey istiyorlar, her annenin, babanın çoçuğuna istediği gibi.

İyi büyümesini istiyorlar

İyi beslenmesini istiyorlar

İyi giyinmesini istiyorlar

Ve iyi oyuncakları olmasını istiyorlar.

Kendi yaşadıkları çocuklukta eksik gördükleri ve hissettikleri ne varsa onları eksiksiz olarak çocuklarına vermeyi istiyorlar.

Bunun için de aynı yerde veya  farklı yerde ama aynı amaçla çalışmak, para kazanmak zorundalar.

İş böyle olunca çocuğunu o isteklerini tamamlamak için bir yerlere emanet etmek zorunda kalıyorlar. Oralara Anaokulu diyorlar. Anaokulunun gerçek Türkçe anlamını, ‘Anası çalışan ve olamayan çocuklara analık yapacak yerler’ diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde bu anası olamayan çocuklardan birisi, anası olamayan çocukların okuluna giderken, anası olamayan çocukları, anası olamayan okula taşıyan serviste hayatını kaybetti.

Hem de anası olamayan çocukları taşıyan arabanın içinde unutulup, havasız kalarak….

Anası olamayan okulun servis aracına ve sahibine karşı hukuku işlem, sosyal linç ve öfke olması gereken gibi oldu.

Peki ya anası olamayan çocukların gittiği okul.

Çocuk, anası olamayan okulun kapısından içeri girince benim, okulun kapısından içeri giremediği sürece sorumluluk bütün herkesin diyen bir anası olamayan okul olabilir mi?

Kat kat üstüne apartman dairelerinin zeminle başlayan iki katında, beton yığınlarının içinde, demir parmaklıkla çevrili anası olamayanların okulu olabilir mi?

Sadece pencerelerine şirin görünmesi için yapıştırılan renkli resimler, duvarlarına renkli görünmesi için yapılan boyalar ve burada çocuk olduğunun en büyük işareti olarak iki tane kansorojen içeren plastikten yapılmış park oyuncağının çocuk çeker amacıyla kurulan yerler, anası olamayan çocukların eğitimi ve gelişimi için yeterli mi?

Anası olamayanlar okuluna çocukları götüren servisin büyük hatası, bence daha büyük bir hatayı görmemize neden olmalı.

Çocukların gelişiminin en hızlı olduğu 3-5 yaş arasında apartmanların zemin ve giriş katlarındaki anası olamayanlar okullarının, kuruluş ve çalışma şartları gözden geçirilmeli.

Türkiye’nin gelecek nesilleri, dört duvarların arasında değil, bahçelerde, ağaçların, toprağın üzerinde ancak verimli olarak büyüyebilir.

Bugünün anası olmayanlar okulu, bir metrekare bahçesi olmayan apartman dairesinde renkli saksı içinde yetiştirilmeyen çalışan bir çiçekler gibi bitik, çaresiz ve hayata tutunmaya çalışıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.