AZ HAREKET ÇOK BEREKET!

Ali EYCE

Çok hareket çok sağlık!

Az hareket kelimesinin sağlıkta yeri olmadığı kesin.

Ekonomi de, siyasette, sosyal hayatta az da olsa hareketin bereket getirdiği ise bir başka gerçek.

Dünya haraketlilik haftasında kendinize bir start verin ve gelecekte daha sağlıklı yaşamak için hayatını kolaylaştırmak adına attığınız o adımlardan vazgeçip, hareketlilik olsun diyerek adımlar adın.

Gezin yaşadığınız şehri!

Sokaklarını, dağlarını, yollarını, bahçelerini gezin.

Her adımınız sizin için sağlık olduğunu düşünün ama çok düşünmeyin, gezerek daha çok şeyleri gördüğünüzü, düşündüğünüzü ve yaşadığınızı hissedeceksiniz.

O yüzdendir, şehir dışı ve ülke dışı turistlik gezilere katıldığınızda dikkat edin hep yürürsünüz.

Orayı görmek için, buraya varmak için, şura da duraklamak için.

Sonunda o kadar hareket edersiniz ki, o hareketin fizyolojik ve psikolojik bereketinden turisttik gezilerin ne kadar iyi geldiğini düşünmeyen başlarsınız.

Asıl iyi gelen hareket etmenizdir!

Dünya hareketlilik haftasında siyasi, ekonomik ve sosyal hayatında çok hareketli geçtiğine değinmeden olmaz

Siyasetteki hareketlilik 2023’e doğru.

Herkes kendini aday adayı, aday, adayın yancısı, aday adayının kankisi, adaydan yana, adayın adayından yana pozisyonunu almış durumda.

2018 seçimlerinden sonra oturanların, bir anda ayağı kalktığı, hep ayaktaymış gibi yaptığı, düne kadar ortalıkta görünmeyenlerin hep varmış gibi yaptığı, her var olacakmış gibi lanse etmeye çalıştığı içindir ki bu siyasi hareketliliğin yüzde 60’ı da göstermelik.

Nasrettin hocanın yoğurt yapmak için göle maya çalması gibi: ‘Ya tutarsa!

Ekonomik hareketlilik de 2023’e doğru

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de en sıkı takip edilen, en tedirgin takip edilen, en beklenmedik şekilde takip edilen durumda.

Dünya ülkeleri ekonomik olarak negatiflik doluyken, malı, mülkü olmayan insan kadar, malı, mülkü olan insanda düşünceli.

Sosyal hareketlilik ise sonsuzluk içinde!

Koronova virüsü etkisini azaltsa da hala dünyada en riskli salgın olmaya devam ederken, sağlık sistemlerine yeni yeni katılan salgınlar insanlığın geleceğini etkiler durumda.

Düne kadar üretilen ve bir çok canlı tarafından tüketilen ürünlerin yıllar sonra canlılara zararlı olduğunu yönünden yapılan bilimsel açıklamalar ise genetiği değişmiş, organizması bozulmuş bir canlı türünün dünyada hakim olmasına neden oluyor.

Diğer taraftan ise hareketliliği sadece psikolojik olarak veren, bir elin on parmağı, bir başın iki gözü ve bir kafanın içindeki beyinde var olan hareketlilik, özellikle insanların arasındaki manevi değerleri çok ama çok yıpratıcı duruma getirdi.

Anlık yaşamışlıklar için sıkışmış insan psikolojileri, birbirine benzer aynı günleri yaşıyor olmanın verdiği ruhsal sıkıntılar insanları yaşam heveslerini de tüketmiş durumda.

Sabah olduğunda ne yapacağını bilmeyen, akşam olduğunu ne olacağını tahmin edemeyen yaşantının içinde deniz de balık tutanlar misali, hayatı rastgele yaşanma çoğalmaya başladı.

Gelinen nokta şu ki, dağda ki çoban, şehirdeki kodamandan daha mutlu, daha heyecanlı ve daha sağlıklı gün yaşıyor.

Çünkü her anlamda hareketlilik içinde yaşıyor!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.