Besicilikte Tedarik Zinciri

Tahir Yavuz

Geçenlerde Facebookta bir ilan gördüm “elinde hereford, angus dana-buzağı olan var mı? “diye yazıyordu. Bence çok dikkat çekiciydi. Yine Facebook üzerinden yapılan yazışmalardan gelecek olan ithal danaların yeterli olmayacağı, dana almak için yazılanların birçoğuna dana verilemeyeceği anlaşılıyordu. Bunlar benim yıllardan beri üzerinde durduğum “dana yetmezliğini “gözler önüne seriyor. Ülkemizdeki eksik halkayı artık görmeliyiz. Besicilikte tedarik zincirimiz yok.

Besiciler bir şekilde dana tedarik ediyorlar. Fakat belli bir zincir oluşmamış. Tamamen tesadüfi. Halbuki ABD’de bir tedarik zinciri var. Orada bu tedarik zinciri sayesinde, hiç zorluk çekmeden, 100 binlik, 200 binlik feed lotlar (besi yerleri) doldurulabiliyor. Yani tedarik zincirinin yaşayan ve başarılı örneği var. Bu örneği ülkemizde de uygulayabilirsek gayet yararlı bir iş yapmış oluruz.

Tedarik zincirinin ilk halkası cow and calf (inek-buzağı) işletmeleridir. Genel olarak F1(birinci melez) elde etmeye dayanan bu işletmelerin danaları 7 aylık olduklarında ara istasyon sahipleri tarafından satın alınırlar. Onlar da topladıkları ve bir süre besledikleri danaları besi yerlerine satarlar. Bu tedarik zinciri ile büyük besi yerleri rahatlıkla dana temin edebilirler. Kestirdiklerini yerine koyabilirler.

Tedarik zincirindeki her halka birbirini tanır. Nereden dana alacaklarını, kime satacaklarını bilirler. Danaları bizzat görmeden, sadece videosundan ya da fotoğraflarından görerek alır satarlar. İşler böylece sistem içerisinde sürer gider. Burada iki konu öne çıkar. Birincisi, zincirin ilk halkasından son halkasına kadar herkes “buzağı kaybetmemeyi “bilir. Stresi bilirler. Nakliye sonrası yapılacakları bilirler ve uygularlar. İkincisi ise safkan etçi ırklarla ya da bunların birinci melezleri ile uğraşırlar. Melezleme şemaları vardır. Besiye uygun dana yetiştirme konusunda uzmanlaşmıştırlar. Görüldüğü gibi; bir branşlaşma ve konu üzerinde uzmanlaşma söz konusudur.

Bu bölümün özeti; etçi ırklarla melezleme yap, buzağı kaybetme. Gerisi zaten kendiliğinden yürüyor. Örneğe uygun olarak ülkemizde de bir tedarik zinciri kurulabilir.

Tabii ki tüm kırmızı et zinciri bu şekilde oluşmaz. Sütçü sığır işletmelerinin erkek danaları da ve besiciler tarafından satın alınarak beslenirler. Diğer yandan sütçü sığır işletmelerinde bir grup inek angus ırkı spermalarla tohumlanırken, diğer grup inekler dişi sperma ile tohumlanırlar. Böylece gelecek neslin düve sayıları azalmazken, süt işletmelerinden besi materyali de elde edilmiş olur.

Kırmızı et üretebilmemizin yolu etçi ırklarla melezleme yapmak, heterozigot kullanma melezleri elde etmek ve buzağı kayıplarını önlemektir.

Bu sistemi herkes yürütemeyebilir. Fakat toplam ihtiyacın içinde yüzde 20’lik bir kısmını inek- buzağı sistemi ile elde edebiliriz.

Devlet hayvancılığa çeşitli yönlerden destek vermektedir. İnek-buzağı işletmeleri için başlangıçta bir yönlendirici, teşvik edici destek gerekir. Ortada satılacak olan süt yoktur. İlk 16 aylık dönemde desteğe ihtiyaç vardır. Sonra tedarik zinciri oluşur ve sistem rayına oturur.

Sistemin işlemesi için mutlaka eğitime ihtiyaç olacaktır. Melezleme şemaları, etkin besleme formülleri ve buzağı kayıplarının önlenmesi ile ilgili yöntemler eğitim ile yoluna konulmalıdır. İnek- buzağı sisteminde ilk ayların kolay geçirilmesi ucuz ot teminine ya da meraya bağlıdır. Bu dönemde devlet tarafından yapılacak olan destekler büyük önem taşır.

Heterozigot kullanma melezlemesi yaparak aynı zamanda et oranı yüksek kemik oranı düşük danalar elde eder, piyasaya daha fazla kırmızı et girmesini de sağlamış oluruz. Besi yerlerinin dolması, tüketicinin biraz daha ucuz et yiyebilmesi, ithalatın ihtiyaç olmaktan çıkması için bu yönde yerli üretime yönelmemiz şarttır.

Geçtiğimiz günler gerçek ihtiyacın “daha çok dana üretmek” olduğunu bize göstermiştir. Süt Sığırcılığına ek olarak ayrı bir kulvardan et üretimine ciddi şekilde eğilmek zorundayız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.