Bir binadan fazlası: Bilal Saygılı'nın İzmir'e bırakacağı iz

Arif Çayan yazdı; Bir binadan fazlası: Bilal Saygılı'nın İzmir'e bırakacağı iz

Bazı eserler vardır, yalnızca betonla, demirle, taşla yükselmez. İçinde emek vardır, inanç vardır, fedakârlık vardır. Ve en önemlisi, bir insanın yüreğinden kopup gelen büyük bir hayal vardır…

İzmir'de AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı'nın öncülüğünde yapımı devam eden yeni il binasına ben de biraz böyle bakıyorum.

Çünkü bazı binaların hikâyesi, kapısından içeri girdiğinizde değil, o kapının yapılmasına karar verildiği gün başlar.

Bir hayal kurulur önce…

Sonra o hayalin peşinden yürünür.

Zorluklar çıkar, engeller aşılır, geceler gündüzlere karışır. Ama bir insan gerçekten inanmışsa, yorulsa da vazgeçmez.

İşte Bilal Saygılı'nın İzmir'e kazandırmayı hedeflediği bu yeni il binasını değerlendirirken, sadece yükselen yapıyı değil, arkasındaki iradeyi de görmek gerektiğine inanıyorum.

ÇÜNKÜ MESELE SADECE BİR BİNA DEĞİL…

Siyasette makamlar gelip geçicidir.

Bugün oturduğunuz koltukta yarın bir başkası oturur. Bugün adınızın yazılı olduğu kapıda yarın başka bir isim bulunur.

Ama geride bıraktığınız eserler, yaptığınız hizmetler ve insanların gönlünde bıraktığınız izler kolay kolay silinmez.

Bir il başkanı düşünün…

Görev süresini yalnızca toplantılarla, açıklamalarla, siyasi tartışmalarla geçirmek yerine, kendisinden sonra da yaşayacak kalıcı bir eser ortaya koymayı hedefliyor.

Bana göre işte burada önemli bir fark var.

Çünkü siyaset yalnızca bugünü yönetmek değildir.

Siyaset, yarını da düşünmektir.

Ve bazen bir insanın memleketine duyduğu sorumluluk, ardında bırakmak istediği eserlerde kendisini gösterir.

BİLAL SAYGILI'NIN EMEĞİNE BAKARKEN…

Bir insanın yaptığı işe yüreğini koyup koymadığını anlamak için her zaman uzun konuşmalarını dinlemeniz gerekmez.

Bazen ortaya koyduğu iradeye bakmanız yeterlidir.

Bilal Saygılı'nın öncülüğündeki yeni il binası projesini de böyle değerlendiriyorum.

Elbette bir siyasi partinin il binası, o partinin teşkilatına hizmet eder.

Ancak böylesi kalıcı yatırımların ardında yalnızca fiziki ihtiyaçlar değil, aidiyet duygusu, kurumsal hafıza ve geleceğe bırakılmak istenen bir miras da vardır.

Düşünsenize…

Yıllar sonra bu binanın kapısından genç bir teşkilat mensubu girecek.

Belki siyasete ilk adımını orada atacak.

Belki hayatının en önemli kararlarından birini o koridorlarda verecek.

Belki de bugün tanımadığımız bir genç, yarın İzmir'e hizmet etmek için o binada ilk hayalini kuracak.

İşte bir eserin gerçek değeri bazen yıllar sonra anlaşılır.

BİR BAŞKANIN VİZYONU, BİR EKİBİN YOL ARKADAŞLIĞI

Burada bir parantez de Bilal Saygılı'nın çalışma arkadaşları olan İl Başkan Yardımcıları Adem Özmen, Safa Narlı, Feyim Özçelik, Cüneyd Dayhan, Hüseyin Baran'a da parantez açmak istiyorum.

Çünkü hiçbir büyük hedef yalnızca tek bir insanın omuzlarında yükselmez.

Bir liderin vizyonu kadar, onunla aynı sorumluluğu paylaşan insanların varlığı da kıymetlidir.

AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları Adem Özmen, Safa Narlı, Feyim Özçelik, Cüneyd Dayhan, Hüseyin Baran da bu teşkilatın yönetiminde sorumluluk üstlenen isimler.

Bu isimleri anarken aslında siyasette çok önemsediğim bir kavramın altını çizmek istiyorum:

Yol arkadaşlığı…

Siyasette aynı masada oturmak kolaydır.

Aynı hedefe inanmak, sorumluluk paylaşmak ve iyi günde olduğu kadar zor günde de birlikte yürüyebilmek ise çok daha değerlidir.

Bilal Saygılı'nın ortaya koyduğu bu hedefin etrafında, Adem Özmen, Safa Narlı, Feyim Özçelik, Cüneyd Dayhan, Hüseyin Baran gibi yönetim sorumluluğu taşıyan isimlerin de bulunduğu bir teşkilat yapısı var.

Bir eseri konuşurken liderliği teslim etmek kadar, o liderin yol arkadaşlarını da unutmamak gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü başarı yalnızca bir ismin hanesine yazılacak kadar küçük, emek ise görmezden gelinecek kadar değersiz değildir.

MAKAMLAR GEÇİCİ, VEFA KALICIDIR

Ben siyasette en çok vefa duygusuna önem veririm.

Çünkü vefanın olmadığı yerde ne emek hak ettiği değeri bulur ne de yapılan hizmetler gerektiği gibi hatırlanır.

Bugün Bilal Saygılı'nın ortaya koyduğu çabayı konuşurken, aslında siyasetin çoğu zaman unutulan bir yönünü de hatırlıyoruz:

Geride bir şey bırakabilmek…

Kendiniz için değil, sizden sonra gelecekler için de düşünebilmek…

Bir gün göreviniz sona erdiğinde, arkanıza dönüp baktığınızda somut bir eseri görebilmek…

Bunun manevi değerini küçümsememek gerekir.

O nedenle bu binanın hikâyesinde alın teri dökenlerin, destek verenlerin, katkı sunanların ve o hayale inananların hakkını da teslim etmek gerekir.

BİR GÜN O KAPIDAN ÇIKARKEN…

Belki yıllar sonra Bilal Saygılı bu binanın kapısından bir ziyaretçi olarak girecek.

Belki yanında bugünün yol arkadaşlarından Adem Özmen de olacak.

Belki kendilerini karşılayanlar bugünün gençleri olacak.

Belki o gün başka bir il başkanı görev yapacak.

Ama insanın kendi döneminde temelleri atılan bir esere yıllar sonra yeniden bakmasının nasıl bir duygu olduğunu tahmin edebiliyorum.

İçinde biraz gurur olur…

Biraz geçmişin yorgunluğu…

Biraz hatıra…

Ve belki de kimseye söylemeden kendi kendine kurduğu tek bir cümle:

"Çok şükür, bizden sonra da yaşayacak bir eser bırakabildik."

İşte benim için bütün mesele bu.

Bir insanın görev süresince ne kadar alkış aldığı değil, görevinden ayrıldıktan sonra geride ne bıraktığı önemlidir.

SON SÖZÜM BİLAL SAYGILI'YA VE YOL ARKADAŞLARINA…

Sayın Başkan,

Siyasetin günlük tartışmaları bir gün unutulur.

Söylenen sözler, yapılan polemikler, verilen cevaplar zamanın içinde kaybolur.

Ama emek verilerek ortaya çıkarılan eserler yaşamaya devam eder.

İzmir'e kazandırılmasına öncülük ettiğiniz yeni il binasının, yalnızca bugünün değil, gelecek yılların da hatıralarını taşımasını diliyorum.

Bu vesileyle, başta siz olmak üzere, Adem Özmen, Safa Narlı, Feyim Özçelik, Cüneyd Dayhan, Hüseyin Baran'ın da aralarında bulunduğu yönetim kadrosuna ve bu hedefe katkı veren herkese dair bir düşüncemi paylaşmak isterim:

Birlikte yürünmüş bir yolun hatırası, bazen varılan yerden bile daha kıymetlidir.

Dilerim o kapıdan giren herkes, hangi görevde olursa olsun, makamdan önce insanı, siyasetten önce hizmeti, rekabetten önce saygıyı hatırlar.

Çünkü bir binayı ayakta tutan kolonlarıdır.

Ama bir eseri yıllarca yaşatan, içine konulan gönüldür.

Ve inanıyorum ki insanın ardında bırakabileceği en güzel miras, yalnızca adının anılması değil, emeğinin yaşamaya devam etmesidir.

Kalıcı olan koltuklar değil, izlerdir.

Ne mutlu, ardında yalnızca söz değil, eser bırakabilenlere…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri