Bir günlüğüne başkan olsam…

Arif Çayan yazdı; Bir günlüğüne başkan olsam…

Gece garip bir rüya gördüm.

Kendimi belediye başkanının makamında buldum.

Öyle açılış kurdelesi, çiçek, poz falan yok…

Masada dosyalar.

Kasada eksi bakiye.

Kapıda maaş bekleyen personel.

Dışarıda öfkesi tavan yapmış vatandaş.

İlçe kaynıyor.

Herkes bir şey istiyor.

Herkes haklı.

Ama para yok.

Bir an düşündüm…

“Bu işte zor olan ne var?” dedim.

Talimatlar peş peşe geldi.

“Satılabilecek ne varsa listeleyin.”

“Yarım projeleri hızlandırıyoruz diye duyurun.”

“Yeni projelerin görsellerini hazırlayın, eskiyi kimse hatırlamaz.”

“Bir yardım kampanyası başlatalım, adı ‘Dayanışma’ olsun.”

“Ruhsat işlerinde biraz ‘ince ayar’ yapın.”

Bir anda tablo değişti.

Para akmaya başladı.

Sosyal yardımlar dağıtılıyor.

Kameralar açık.

Fotoğraflar hazır.

Mikrofon elimde.

“Biz halk için buradayız!”

Kalabalık coşuyor:

“Helal başkan!”

“Adam gibi adam!”

“Yürü başkan!”

İç sesim fısıldıyor:

“Düzen kuruldu…”

Tam o sırada kapı çaldı.

Muhasebe müdürü içeri girdi.

“Başkanım… borç büyüdü. Hem de sandığınızdan daha hızlı.”

Alkış bir anda kesildi.

Salon sessizleşti.

Yüzler değişti.

O an anladım.

Günü kurtarmak kolaydı.

Algıyı yönetmek kolaydı.

Dağıtmak kolaydı.

Toplamak zordu.

Çünkü belediyecilik vitrin işi değil, bilanço işiydi.

Ve her vitrin bir gün kapanır…

Ama hesap defteri hep açık kalır.

Bugün alkışlayanlar, yarın soran olur.

Bugün “aslan başkan” diyenler, yarın “bu borcu kim yaptı?” diye kapıya dayanır.

Çünkü gerçek basit: Popülizm günü kurtarır. Ama faturayı yarına bırakır.

Ve o fatura…

Eninde sonunda hep aynı adrese kesilir: Halka.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri