BİR GÜNÜN SONUNDA ARZU

Nilgün Akyüz

Merhaba sevgili Medya Ege okurları. Türkiye’nin gündemi hızla değişiyor. Bugün konuştuğumuz yarın rafa kalkmış oluyor. Çoğu açıdan eylemsizlik yasasının etkisindeyiz. Bugün kendi kendime böyle düşünürken aklıma nedense Ahmet Haşim’in ‘’Bir Günün Sonunda Arzu’’ şiiri aklıma geliverdi. Bir dönemimizin en iyi şairlerinden olan Haşim, hayatımızın bir döneminde çoğumuzun yaşayabileceği ‘’melankoli’’ diyebileceğimiz duyguyu en iyi yansıtan duayenlerimizden. En çok bilinen iki dizesiyle analım istiyorum Haşim’i.

Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam

 Bu şiir geneline baktığımızda bize hiçbir şey anlatmaz ama gene de her şeyi anlatmış gibidir. Düz bakarsak evet ama içine girdiğimizde derinliğini yadsıyamayız bence. bizim hayatlarımızın tam tersi sanki. Biz ise çok yoğun görünüp içine girildiğinde öyle olmayan bir yapıdayız. Hep çok yoğun hep koşturma içinde ama bir o kadar da eylemsizlik içindeyiz. Bu, bizim bütün alanlarımıza yansıyor sanırım. Emek vermemiz gereken yerde erinip bir de gösterdiğimiz efora acıyoruz. Bizde ne zaman değişti bu?

     Göllerde kamış olma isteği, hiçbir şey yapmama ama yine de hep istemeyle birleşti hayatımızda. İlişkilerimize bakıyoruz. Herkes hep emek vermeden kazanma derdi içinde. Hakkı verilmemiş yaşamlar içinde debelenip duruyoruz. Bir şeye emek vermeden elde etmek. Sanırım bunu biraz düşünmek zorundayız. Çünkü bir kamış sulak yerlerde çoğu zaman da bataklık yerlerde yetişir, içi boştur ama kalındır. Ve işlevi fazladır bu hayatta. Yani sandığımızın aksine durup durmaz. Biz ise ilişkilerimizde tam anlamıyla bunu yaşıyoruz.  Sadece varlığımızın yeteceğini düşünüyoruz.

     Düşünsenize iki ayrı dünya insanı farklı aile yapılarından çıkıp bir ilişki için bir araya geliyorlar. Yapabilecekleri en güzel şey, birbirlerini olduğu gibi kabul etmek. Bunun için de önce iyi bir tanışma sürecinden geçmeliler. Çok güzel bir çabaya ihtiyaç var. Hani derler ya asalak bir böceğin bile tutunmak için bir efor sarf etmesi gerekir. Düşünün ki bir de biz insanoğlunu. İşte tam bu noktada tanımak için göstermemiz gereken çaba giriyor devreye. Bir kamış gibi sağlam durabilmek için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor.

     Şimdi Ahmet Haşim’ anma zamanı. Göllerde her dem kamış olmak isteyen Haşim, bir günün sonunda arzuyu elde etme ereği içindedir. İçinde bulunduğu duygu durumu, ona bu eylemsizliği yaşatırken bize de çok değerli bir duygu hediye eder. Hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünüp birçok şey yapma heyecanını. Eyleme geçme kıvancını.

     Değerli olmak istiyorsak birilerinin hayatında biz de değer vermeyi öğrenmeliyiz. Alma verme dengesini iyi kurmak bizi ilişkilerimizde güzel bir noktaya taşır. Emek verilmiş her şeyin bizde değerlilik duygusu yüksektir. 

     Bu zamanın güzel ilişkileri, ilmek ilmek dokunmuş ilişkilerden oluşacaktır. Haşim’in de dediği gibi göllerde her dem bir kamış olmak, birçok aşamadan geçmeyi gerektirir. Neden olmasın ki.
     
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.