Hem kadınlarda hem erkeklerde görülen genital siğillerin, cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonun genital bölgedeki belirtisi olduğunu belirten Ekol Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Tansu Turgut, “Genelde siğillere yol açan tip HPV 6 ve HPV 11’dir. Bu HPV tipleri kansere yol açmazlar. HPV’nin 100 civarında türü vardır. HPV’nin yaklaşık 20 türü genital enfeksiyonlara neden olmaktadır” dedi.
Hpv Nasıl Bulaşır?
HPV’nin bazı türleri ise kadınlarda rahim ağzındaki hücrelerde ileride rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) dönüşebilecek değişimlere neden olabileceğini belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Virüs bir kere vücuda girdikten sonra uzun yıllar sessiz kalabilir. Cinsel yönden aktif olan herkeste görülebilir ve birçok cinsel aktif kişi HPV için taşıyıcı olabilir. HPV ile temas olup, bulaşma olması mutlaka hastalık yani siğil çıkacağı anlamına gelmez. Yüzde 70 oranında 1 yıl içinde, yüzde 90 oranında 2 yıl içinde HPV vücudun kendi savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirilir. Diğer bir olasılık ise virüsü alan kişide uzun süre hiçbir belirtinin ortaya çıkmamasıdır. Fakat bu durum hastalığı yaymayacağı anlamına gelmez ve ilişkide bulunduğu kişilere virüsü bulaştırabilir. Bu duruma sessiz enfeksiyon denilir. HPV’yi hiçbir belirti vermeden taşıyan kişilere ‘taşıyıcı’ adı verilir” dedi.
HPV 6 ve HPV 11 Sık Görülür
Genital siğillerde en sık rastlanan tiplerin yüzde 90 oranında HPV 6 ve HPV 11 olduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Rahim ağzı kanseri olan kadınlardan en sık rastlanan tip HPV 16’dır. Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 80’inden tip 16,18,31 ve 45 sorumludur. Genital siğiller toplumda yüzde 1 oranında görülüyor. 20’li yaşlarda bu oran yüzde 7’ye çıkıyor. HPV virüsü her iki cinsiyette de görülebilir ve kişiden kişiye cinsel temasla bulaşır. Vajinal ve anal ilişkinin yanı sıra, kondomun örtmediği genital bölgedeki deri temasıyla da HPV bulaşabilir. Genital siğil yapan HPV tipleri bulaştıktan sonra siğiller birkaç ay ya da birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir. Bu sürede kişi taşıyıcı durumunda olur ve hastalığı başkalarına bulaştırabilir. HPV taşıyan gebelerde, doğum sırasında anneden bebeğe geçebilir. Genital siğillerin hangi partnerden geçtiğini ve virüsün ne kadar zamandır vücutta olduğunu saptamak mümkün değildir. Tedavi edilmeyen hastalarda siğiller çoğalabilir ve boyutları büyüyebilir.
HPV aşısı yaptırın
HPV’den korunmanın en etkili yolunun, hem kadınlar hem de erkekler için HPV aşısı olduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Tüm dünyada kullanılan ve bazı ülkelerde çocukluktan itibaren yapılan HPV aşısı, virüsün sık kanser yapan HPV 16 ve 18 tipine karşı koruyuculuk sağlıyor. Ayrıca, dörtlü aşının (kuadrivalan) genital siğil yapan 6 ve 11 tiplerine karşı koruyuculuğu da bulunuyor. Tüm rahim ağzı kanserlerinden yüzde 90 oranında koruyabildiği gibi, siğilden de aynı oranda koruyor.
HPV erkeklerde penis kanserine yol açabilir
HPV anüs (makat) bölgesi civarına yerleştiğinde, anüs ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde kansere neden olabilir. Bunun dışında çok nadiren, HPV özellikle oral seks yoluyla erkeklerde bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine de neden olabilmektedir.”
HPV Tedavi Edilebilir mi?
HPV’nin kesin bir tedavisi yoktur ama ortaya çıkabilen patolojiler tedavi edilebilir. HPV vücuda bir kez girdiğinde ömür boyu burada kalır diye bilinirken, günümüzde yapılan DNA incelemeleri HPV virüsüne ait genetik materyalin 6-24 ay içinde vücuttan tamamen atılabildiğini göstermektedir. HPV’nin vücutta ne kadar canlı kaldığı konusu halen tartışmalıdır. Tedavide en çok uygulanan ve en başarılı olan yöntem lezyonun yakılması yani elektrokoter uygulamasıdır. Dondurma işlemi yani “kriyoterapi” adlı yöntemde sıvı nitrojen ya da karbondioksit kullanılır. HPV enfeksiyonunu vücuttan atacak bir tedavi yoktur. Ancak genital siğillerin yok edilmesi esastır. Tedavide sadece siğillerin yok olması değil, siğilin bulunduğu dokunun tamamen temizlenmesi amaçlanır.