Çeşme’nin turizmde yeni rotası “termal” olabilir

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, ilçenin sahip olduğu termal kaynakların turizme yeterince kazandırılamadığını belirterek, Çeşme’nin sağlık ve wellness turizminde dünya çapında bir destinasyona dönüşebileceğini söyledi.

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Çeşme’nin turizmdeki geleceğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, ilçenin yer altındaki termal zenginliğine dikkat çekti. Çeşme’nin yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle değil, termal ve sağlık turizmiyle de öne çıkması gerektiğini ifade eden Güler, mevcut potansiyelin bugüne kadar yeterince değerlendirilemediğini söyledi.

“DÜNYANIN SAYILI TERMAL DESTİNASYONLARINDAN BİRİ”

Çeşme’nin kaplıca geçmişinin Roma dönemine kadar uzandığını hatırlatan Güler, Şifne’deki kaplıca yapılarının yüzyıllardır şifa amacıyla kullanıldığını, Ilıca ve Şifne bölgelerinin Osmanlı döneminde de önemli şifa merkezleri arasında yer aldığını belirtti.

Güler’in paylaştığı verilere göre Çeşme termal sularının toplam mineralizasyon değeri yaklaşık 40 bin mg/L seviyesinde bulunuyor. Bu değerin İzlanda’daki Blue Lagoon ve Almanya’daki Wiesbaden gibi dünyaca tanınan termal merkezlerden daha yüksek olduğuna dikkat çeken Güler, Çeşme’nin mineral zenginliği açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu kaydetti.

DENİZDEN KAYNAYAN TERMAL SU

Çeşme’yi farklılaştıran özelliklerden birinin de özellikle Yıldızburnu bölgesinde görülen “deniz ılıcası” olduğunu ifade eden Güler, termal suların doğrudan deniz tabanından çıkarak deniz suyuyla karışmasının doğal bir talassoterapi ortamı oluşturduğunu söyledi.

Ancak bu potansiyelin turizm sektörüne yeterince yansımadığını savunan Güler, ilçede termal sudan yararlanan yaklaşık 10 tesis bulunduğunu ve bunların toplam yatak kapasitesinin yaklaşık 3 bin 500 olduğunu belirtti. Çeşme genelindeki konaklama kapasitesinin ise 32 bin yatağın üzerinde olduğuna işaret etti.

“TERMAL TESİS DEĞİL, TERMAL KENT”

Çeşme’nin termal turizmde gelişebilmesi için tek tek tesislerden ziyade ilçe genelini kapsayan bir model oluşturulması gerektiğini belirten Güler, Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği (TÜRKAP) Genel Sekreteri Dr. Ilgaz Nacakoğlu’nun “termal kent” yaklaşımına dikkat çekti.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Alper Baba’nın çalışmalarına da değinen Güler, jeotermal kaynakların yalnızca turizmde değil, konut ve tesislerin ısıtılmasında da kullanılabileceğini ifade etti. Böyle bir sistemin Çeşme’nin sürdürülebilir enerji alanında örnek bir modele dönüşmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.

HEDEF 12 AYA YAYILAN TURİZM

Wellness, sağlık ve uzun yaşam odaklı turizmin dünyada hızla büyüdüğünü belirten Güler, termal turizmin Çeşme’nin yıllardır tartışılan kısa turizm sezonuna da çözüm olabileceğini savundu. Termal ve sağlık turizminin mevsimden daha az etkilenmesi sayesinde ilçede turizm hareketliliğinin yıl geneline yayılabileceğini kaydetti.

ULUSLARARASI SEMPOZYUM İÇİN HAZIRLIK BAŞLADI

Çeşme Kent Konseyi’nin sonbaharda 1. Uluslararası Çeşme Termal Sempozyumu düzenlemeyi planladığını açıklayan Güler, hazırlıklar kapsamında ilk toplantının İYTE’de Prof. Dr. Alper Baba, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.

Sempozyumda akademisyenler, turizm sektörü temsilcileri ve kamu kurumlarının aynı masada buluşturulması hedefleniyor. Ortaya çıkacak bilimsel ve sektörel sonuçların başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklara iletilmesi planlanıyor.

Güler, “Çeşme’nin ve yarımadanın geleceği aslında çoktan burada, yerin altında. Yapılması gereken bu hazineyi görmek ve değerlendirmek” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri