Çiftliğe Dışarıdan Alınan Hayvanlar

Tahir Yavuz

Bir işletmeye dışarıdan hayvan alınması çok sayıda riski beraberinde taşır. Çiftliğe başka çiftlikten inek, düve ya da gebe düve alınmasında dikkat edilecek hususlar vardır. Başka bir çiftlikten işletme hayvan alınacaksa kayıtları istenmelidir. Eğer mümkünse sadece ineğin ya da düvenin değil anne ve babasının pedigrileri de alınmalıdır. Ülkemizde kayıt sisteminin çok gelişmediğini biliyoruz ancak iyi kayıt tutan çiftlikler de var.

Dış görünüş tabii ki önemlidir. Görülebildiği kadar dışarıdan kontrol yapılmalıdır. Fakat yeterli değildir. İnek ya da düvenin kayıtları hatta çiftliğin ortalama kayıtları da sorulmalıdır. Hiç olmazsa çiftliğin somatik hücre ortalaması sorulabilir.

ABD’de çiftliğe dışarıdan hayvan alınacaksa Staphylococcus aureus tahlili yaptırılır. Çünkü Staphylococcus aureus gizli mastitis (contagious , bulaşıcı mastitis) etkenidir. Hayvanlar arasında yayılır ve giderek çiftliği sarar.

Ülkemiz ise dışarıdan hayvan alma konusunda çok dikkatli olmamızı gerektiren hastalıklar bakımından sorunludur. Bunlar tüberküloz (verem) ve brusellozdur. Bu hastalıklar sürü hastalıkları olarak tanımlanan, işletmeye girdikten sonra büyük dertler açan hastalıklardır. Dışarıdan alınan inek ya da düveler, tercihen, ari çiftliklerden alınmalı ya da tahlil yaptırılmalıdır. Tahlil ile hayvan satın almak şarttır. Kimse parayla hastalık satın almak istemez. Buna rağmen tahlil ile alışveriş yaygınlaşmamıştır. Bu yüzden büyük kayıplar yaşayan çiftlikler vardır.

Demek ki tüberküloz (verem), bruselloz ve Staphylococcus aureus tahlili yaparak çiftliğe hayvan sokulması sistem haline gelmeli, işletmeye dışardan hayvan almanın temel kuralı olmalı ve böyle olduğu her alışverişte kabul edilmelidir. Kesinlikle biyogüvenlik kuralı budur. Aksine alışveriş biyogüvenlik kuralının ihlali olur.

Suni tohumlama yaptıranlardan hayvan almak doğru bir karardır. Doğal aşım yapan yani boğa kullanan çiftliklerden viral, bakteriyel ve genetik hastalık satın almayalım. Doğal aşım ile bulaşan çok sayıda hastalık vardır. Ayrıca doğal aşımda kullanılan boğaların taşıdıkları resesif (çekinik)genleri bilemeyiz. Suni tohumlama boğaları enfektif hastalıklar ve genetik bozukluklar bakımından kontrol altında olduklarından güvenlidirler.

Çiftliğe dışarıdan alınan hayvanlar büyük bir stres içerisinde gelecekleri için, geldiklerinde stres giderici uygulama olarak 1 hafta süreyle, yemlerinin üzerine serpmek suretiyle, yüksek dozda, aminoasit, vitamin, iz mineraller kullanılmalıdır. Bu uygulama kesinlikle ihmal edilmemelidir. Diğer yandan yeni getirilen hayvanlar en az 10 gün karantinaya alınmalı, ayrı bir yerde tutulmalı, daha sonra diğerlerinin yanına konulmalıdır.

Yeni alınan hayvanların aşı geçmişi istenmeli, eğer aşı geçmişi bilinmiyorsa hiç aşıları yokmuş gibi aşılama programına alınmalıdır. Eğer mümkünse, IBR ve BVD aşıları yapılmış olmalı, yapıldığı ispat edilemiyorsa baştan aşılama yapılmalıdır. Bu iki hastalık ile ilgili tahlil yapılması, özellikle PI (persiste enfekte, inatçı enfekte) hayvanların sürüye katılmaması gerekir.

Görüldüğü gibi; dışarıdan hayvan almanın kendine göre usulleri vardır. En başta söylediğimiz gibi, sürüye dışarıdan hayvan katmak riskleri satın almakla eşdeğerdir. Biyogüvenlik koşullarını göz ardı edersek genel deyimle “bir çuval inciri berbat ederiz”. Sonradan uğraşmaktansa baştan tedbirli olmak daha iyidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.