ÇOCUKLUK YARALARIMIZIN AYAK İZLERİ

Pınar Yeşiltay Sevim

Yaralayan şeyler öğretir, yara izlerinizi sevin.

Kabul etsek de etmesek de her birimizin içinde çocukluğumuzu temsil eden bir iç sesimiz, ebeveynlerimizin tutumlarına göre konumlandırdığımız ve dış çevre faktörleri ile harmanlayarak kabullendiğimiz bazen yaralı bazen güçlü benlik algılarımız var. Dışarıdan bambaşka görünmekle birlikte içimizde yaşadığımız savaşlarımız, verdiğimiz mücadelelerimiz ve esir düştüğümüz yenilgilerimizle davranışlarımıza yön vermeye çabalıyoruz. Elbette bu süreçte yetiştirmekte olduğumuz çocuklarımızın da ileride benliklerini oluşturacak davranışlar sergileyerek onların da kendilerini algılama şekillerinde rol oynuyoruz.

İçimizdeki sesin- çocuğun kendi çocukluğumuzda edindiğimiz algılarımızla ilintili olarak kullandığı savunma ve korunma mekanizmaları ile şimdiki davranışlarımızı irdelediğimizde şaşkınlık verecek şekilde bir birini takip eden ayak izleri olduğunu görmek mümkün.

Çocuklukta bilinçaltına kodlanan başarısızlık ve reddedilme korkusu yetişkinlikte kabul görmek için mükemmel olmamız gerektiği algısı yaratabiliyor ve böylece kendimizi parçalarcasına mükemmel odaklı olabiliyoruz. Ya da başarısız olma korkusu nedeniyle önümüzdeki işleri erteleyip başka şeylere odaklandığımız için gerçek potansiyelimizi gösteremeyebiliyoruz

Çocuklukta otonomi ve kontrol isteğimiz zarara uğradıysa kendimizce dogmalar yaratarak fazla kontrol odaklı ve güç merkezli olabiliyor ve bağlanma anlamında sorun yaşayabiliyoruz. Ya da diğer yandan kendimizen güçlü, baskın ya da popüler gördüğümüz kişilere gönüllü olarak bağlanma ihtiyacı hissedebiliyoruz. Çünkü eksikliğini çektiğimiz şeyle beslenebilmek için o kişilerin yanında olma gereksinimi hissedebiliyoruz. 

Çocukken bağlanma ihtiyacımız karşılanmadı ve güvenli bağlanmadı isek (ya da çocuğumuz gelecekte) kenetlenen davranışlar sergilemeye meyilli olabiliriz. Aşırı uçlarda davranışlar sergileyerek ya çok uyumlu ve huzuru sürekli gözetir ya da aşırı ve ölçüsüz tüketim gibi kendimize mecburi rutinler oluşturabiliriz. Yani uyum, geri çekilme ve alırı telafi gibi stratejileri uygulayarak mevcut durumu algılarımız aracılığı ile değiştirme eğilimi gösteririz

Mükemmellik ve kontrol çabası yüksek insanları incelediğimizde yine uyum ve yardımcı sendromuna ulaşmak mümkündür. Yani günümüz aşırı kontrolcü ve mükemmel ebeveynlerini incelediğimizde kendi geçmişlerinde ve çocukluklarındaki bir takım gerçekleri değiştirmeye çabaladıklarını, alamadıkları ilgiyi yansıtma mücadelesi veriyor olabilecekleri gibi bağlanma kusurlarından doğan eksikliklerinden korunma stratejileri uyguluyor olabileceklerini görürüz. Altta yatan sebebi bulabilmemiz uzaktan çok kolay olmasa da çocukluğundan gelen bir korunma mekanizması oluşturduğunu anlamamız zor değildir.

Sonuç olarak sahip olduğumuz sorunların birçoğu öz-korunmadan kaynaklanır. Mücadele edemediğimiz, karşılık olarak strateji geliştirme imkanı bulamadığımız sorunlar karşısında kaç-kurtul mekanizmamız devreye girer ve kaçarak korunur ve kurtuluruz. Ancak sürekli kaçınma davranışı gösterdiğimiz sorunlar bir süre sonra algılarımızda değişiklik yaratarak hayatın içinde bambaşka şekillerde karşımıza çıkarlar.

İçimizdeki Çocuğun Korunma/Saklanma Stratejileri nelerdir?

Gerçeği Bastırma
Yansıtma - Suçu başkasına atma
Mükemmeliyetçilik, güzellik takıntısı ve taktir edilme bağımlılığı
Uyum çabası - aşırı uyum gösterme
Yardımcı Sendromu,
İktidar hırsı
Kontrol çabası,
Saldırı - atak
çocuk kalmak,
Kaçış, geri çekilme, kaçınma
Bağımlılığa sığınma,
Yakınlık ve sahiplenilme korkusu,
Narsisizm,
Gizlenme, rol yapma, yalan söyleme,
Yukarıda sıraladığım korunma stratejileri yaşam alanımıza ve duruma göre sığındığımız limanlarımızdır. Farklı zaman dilimlerinde farklı mekanizmaları kullanırız. İş hayatımız, özel hayatımız ve sosyal hayatımızda kullandığımız mekanizmaların neler olduğunun farkında olmak ve altında yatan gerçeklerle yüzleşmek bizi hem kendimizle hem de gerçek ebeveynlik kimliğimizle yüzleştirecektir. 

Hangi durumlarda hangi stratejileri uyguladığımızı doğru analiz ederek ve nedenlerini doğru tespit ederek çocuğumuzu yetiştirirken aynı ya da benzer hatalar yapmaktan uzaklaşabiliriz.

1 Stefanie Stahl - İçindeki Çocuk Bir Yuva Bulmalı 

Çünkü doğru ve sağlıklı tespitlerle yara izlerimizden çok şey öğrenebiliriz. Değerli hocam Murat Bolelli’nin değimi ile “Yaralayan şeyler öğretir, yara izlerinizi sevin.”

Konu ile ilgili  “İçindeki Çocuk Bir Yuva Bulmalı” kitabını öneririm.

Pınar Yeşiltay Sevim
@Okuyananne

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.