Bazen tek bir fotoğraf, uzun uzun yapılan açıklamalardan daha fazla şey anlatır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Sarallar ve Şahinler ailelerinin temsilcileriyle MHP Genel Merkezi’nde aynı masada buluşması da böyle bir fotoğraf ortaya çıkardı. MHP görüşmeyi “tarihi bir kucaklaşma ve buluşma” ifadeleriyle duyurdu. Basına yansıyan bilgilere göre görüşme, iki taraf arasında uzun yıllardır devam eden husumetin sona erdirilmesine yönelik sürecin bir parçası olarak gerçekleştirildi.
Burada üzerinde durulması gereken yalnızca Sarallar ya da Şahinler değil.
Asıl mesele, yıllardır karşı karşıya duran insanların aynı masaya oturabilmesidir.
Çünkü kavga başlatmak kolaydır. Öfkeyi büyütmek kolaydır. Bir husumeti nesilden nesile taşımak da ne yazık ki kolaydır.
Zor olan, o öfkenin önüne geçebilmektir.
Zor olan, yılların biriktirdiği kırgınlıkları bir kenara bıraktırabilmektir.
Ve en önemlisi, karşı karşıya duran insanlara “Artık yeter” dedirtebilmektir.
Bahçeli’nin son dönemdeki siyasi söyleminde de birlik, toplumsal bütünleşme, barış ve huzur kavramları belirgin biçimde yer alıyor. MHP’nin resmi açıklamalarında “milli dayanışma” ve “toplumsal bütünleşme” başlıklarının özellikle öne çıkarıldığı görülüyor.
Bu nedenle Ankara’da ortaya çıkan görüntüyü de bu siyasi yaklaşımın içinden okumak mümkün.
Ancak bir noktanın altını özellikle çizmek gerekir.
Devlet başka, siyasi parti başka bir kurumdur. Bu buluşma bir devlet kurumunda değil, MHP Genel Merkezi’nde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla burada “devletin gücü” ifadesini kullanırken kastın hukuk devletinin otoritesi, toplumsal huzuru koruma iradesi ve çatışmanın yerine uzlaşmayı koyabilme kapasitesi olması gerekir.
Çünkü gerçek devlet gücü yalnızca cezalandırma kudreti değildir.
Devletin gücü aynı zamanda vatandaşın can güvenliğini sağlamak, hukuku herkese eşit uygulamak ve insanların kendi aralarındaki hesaplaşmaların toplumun huzurunu tehdit etmesine izin vermemektir.
Barışın kalıcı olmasının şartı da budur.
Kişiler barışabilir.
Aileler el sıkışabilir.
Yıllardır birbirine mesafeli duran insanlar aynı masaya oturabilir.
Bunların her biri toplumsal huzur açısından önemlidir.
Fakat bütün bunların üzerinde hukuk vardır.
Çünkü bir ülkede hiç kimsenin gücü devletin hukuk düzeninin üzerinde olamaz. Barışın gerçek anlamını kazanması da ancak böyle mümkündür.
Sarallar ve Şahinler arasındaki gerilimin geçmişte ciddi olaylarla kamuoyuna yansıdığı biliniyor. 2004-2017 dönemindeki çatışmalarda iki taraftan toplam 13 kişi yaşamını yitirdi. Bu nedenle tarafların doğrudan aynı masada görülmesi, geçmişte yaşanan gerilim düşünüldüğünde dikkate değer bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İşte bu yüzden o masaya sadece bir ziyaret masası olarak bakmamak gerekiyor.
O masanın bir tarafında geçmiş var.
Diğer tarafında gelecek.
Geçmişte husumet, kavga ve acı varsa; gelecek için tercih edilmesi gereken yol hukuk, sükûnet ve toplumsal barıştır.
Devletin gerçek kudreti de burada kendisini gösterir:
İnsanları birbirine düşürmekte değil, düşmanlıkların toplumsal düzeni tehdit etmesini önlemekte.
Öfkeyi büyütmekte değil, hukukun sınırları içerisinde küçültmekte.
Yeni kavgalar üretmekte değil, eski kavgaların sona ermesine zemin hazırlamakta.
Bahçeli’nin öncülüğündeki buluşmanın kalıcı bir uzlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini elbette zaman gösterecek. Bugün için kesin olarak söylenebilecek olan, yıllardır karşı karşıya oldukları belirtilen iki tarafın aynı çatı altında bir araya gelmiş olmasıdır.
Belki de bu fotoğrafın anlatması gereken en sade cümle şudur:
Güç, insanları karşı karşıya getirebilmek değil; hukuk içerisinde yan yana yaşayabilecekleri zemini oluşturabilmektir.