Psikolog İpek Ketenci, “ Ergenlik döneminin en önemli gelişimsel özelliklerinden birisi ise kimlik gelişimidir. Kimlik sorunları yaşam boyu sürse de oluşum süreci en çok bu dönemde yaşanır. Aynı zamanda fiziksel olarak da bir anda hızlı büyümeye başlarlar ve ergen bu duruma uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Fiziksel değişim ergenlik döneminin en belirgin özelliği olsa da bu dönemde sadece hormonlar değişmez, duygular ve düşünceler de değişir. Ergen yalnız kalmaktan, başkaları tarafından anlaşılmamaktan dolayı kaygı yaşayabilir. Özellikle ergenliğin ilk yılları olan 11-13 yaş aralığında duygusal tepkilerin dolayısıyla da çatışmaların en çok yaşandığı dönemdir. Bu dönemde duygularını kontrol etmekte zorlanabilirler ve ani duygu değişimleri yaşanabilir. Oldukça hassas ve kırılgan bir benlik algıları vardır dolayısıyla eleştiriye karşı duyarlı bir hale gelebilirler. Ergenin bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçirebilmesinde en önemli faktör ise ailedir” dedi.
Ergenlik döneminin sağlıklı bir şekilde tamamlanarak sağlıklı bireylerin yetişmesinde ailenin rolü yadsınamaz bir gerçek olduğunu vurgulayan Psikolog Ketenci, “ Aile içi iletişim, ailenin ve ergenin rollerini yerine getirip getirmemesi bu dönemde belirleyici olmaktadır. Ergen bu dönemde aileden uzaklaşarak bağımsız bir birey olmaya çalışır. Kendi seçimlerini yapıp, kendi kararlarını almak ister. Hem aileden uzaklaşmak isterken hem de onların desteğine ve sevgisine ihtiyaç duyarlar” ifadelerini kullandı.
Ailelere öneriler
Ailelere iletişim önerileri de sunan Ketenci, şunları söyledi; “ Bu dönemde iyi bir dinleyici olmak ve güven vermek oldukça önemlidir. Onlara öğütler vermek yerine sadece onları anladığınızı hissettirmek yeterli olacaktır. Sınırlarınız belirgin olmalı. Yani bir isteğine hayır dediyseniz bu sonradan evet olmamalı. Ergenler eleştirildiğini ya da anlaşılmadığını hissettiklerinde sizinle iletişim kurmaktan kaçarlar. Dolayısıyla yargılamadan dinlediğinize emin olun. İletişimde “ben dili” kullanın. Sen dili suçlayıcıdır bu sebeple sen dili kullandığınızda size öfkelenecek ve iletişim kurmayacaktır. “Sorumluluk almaktan kaçıyorsun” demek yerine “Böyle olduğunda bunu önemsemediğini düşünerek kaygılanıyorum” diyebilirsiniz. Anne baba ile olmak başkadır arkadaş olmak başkadır, bu iki ilişkiyi birbiri ile karıştırmayın. Unutmayın siz onun anne ve babasısınız. Çatışma çözme becerilerinizi geliştirin. Bir ergen gibi çatışmacı ve öfkeli bir dil kullanmak size ve ilişkinize zarar verir. Ani duygu değişimleri karşısında daha sakin ve dengeli davranmaya çalışın. Güçlü ve güçsüz yönlerini keşfetmesine yardımcı olun. Beden dilini gözlemleyerek onu anlamaya çalışın. Böylelikle anlaşıldığını düşünerek sizinle olan paylaşımını arttıracaktır. Öfkelendiğinde onu sakinleşince dinleyebileceğinizi söyleyin. Çocuklarını sevmeye ve ilgi göstermeye devam edin”