Emlak'ta rövaşata

Özlem Koç Şenoğlu

Gayrimenkul sektörü futbol olsaydı, ilan fiyatı bonservis bedeli olurdu. Satıcı oyuncusuna(gayrimenkulüne) değer biçer, alıcı kulüp gibi araştırır, emlak danışmanı da oyun kurucu gibi iki tarafı buluşturmaya çalışırdı. Fakat daha çok emlakçı ve ilan, satışı kendiliğinden hızlandırmıyor. Skor, tapudaki imzayla değişiyor.

Bugün alıcı, kötü giden ekonomi ve finansman koşulları nedeniyle hamle yapmakta zorlanıyor. İnşaat maliyetlerinin yüksekliği de yeni konut üretimini pahalılaştırıyor. Satıcının fiyatını belirleyen hesabı farklı.

Futbolda rövaşata, kaleye sırtın dönükken beklenmedik bir vuruşla gol aramak. Ben emlakta da piyasayı açacak böyle bir hamleden söz ediyorum. Alıcıya “kredi bul” ya da “bütün paranı gayrimenkule yatır” demekle piyasa hareketlenmiyor. Vergi ve harç yükü düşmeli, konutun üretim ve alım maliyetleri hafiflemeli. Böylece hem alıcı,hem satıcı,hem de sektör nefes alabilir.

Bazen golü;oyuncu değiştirmek değil, oyunun şartlarını değiştirmek getirir.