Sosyal medyada önüme bir fotoğraf düştü: Görev yaptığı dönemde emekçilerle birlikte sahada çalışan, çöp toplayan, kazma tutan ve “belediyecilik masa başında değil sokakta yapılır” anlayışıyla hatırlanan Foça eski Belediye Başkanı Fatih Gürbüz… Bir yandan da şunu düşündüm; bugün ise çevre krizleri ve cezalarla gündeme gelen mevcut yönetim.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı denetim, Foça adına utandıran bir tabloyu ortaya koydu. Yeni Foça Sedat Avcı Stadyumu karşısındaki mera niteliğindeki araziye belediyeye ait çöp kamyonlarıyla hafriyat, kağıt, karton, evsel atık, bahçe atıkları ve inşaat yıkıntılarının döküldüğü tespit edildi. Bu nedenle Foça Belediyesi’ne 2 milyon 346 bin 309 lira ceza kesildi.
Bu tablo ister istemez geçmişle bugünü karşılaştırmayı da beraberinde getiriyor.
Fatih Gürbüz’ün başkanlık yaptığı dönemde sahada çalışan, işçilerle omuz omuza olan, elini taşın altına koyan bir belediyecilik anlayışı vardı. Belediyecilik sadece talimat vermek değil, sorumluluğu paylaşmaktı. O fotoğraflar bugün hâlâ hafızalarda; çünkü bir yönetim tarzını, bir zihniyeti anlatıyordu.
Bugün ise Foça çevre kirliliği iddiaları, dökülen atıklar ve kesilen cezalarla anılıyor.
Mera alanına çöp dökülmesi, sadece bir idari hata değildir. Bu; doğaya, hukuka ve kamu vicdanına karşı işlenmiş bir sorumluluk zafiyetidir. Hele ki bunu yapan bir belediye ise mesele daha da ağırlaşır. Çünkü yerel yönetimler çevreyi korumakla yükümlüdür; kirletmekle değil.
Saniye Bora Fıçı yönetimindeki Foça Belediyesi’nin bu tablo karşısında ciddi bir özeleştiri yapması gerekiyor. “İhmal”, “kaçak döküm”, “sorumluluk alt birimde” gibi savunmalar artık kimseyi ikna etmiyor. Çünkü ortada kesilmiş bir ceza, tespit edilmiş bir ihlal ve zarar görmüş bir doğa var.
Foçalıların hafızası güçlüdür.
Kimin sahada emek verdiğini, kimin masa başında kaldığını; kimin çevreyi koruduğunu, kimin çevre sorunlarıyla gündeme geldiğini unutmaz.
Belediyecilik sadece proje yapmak, sosyal medya paylaşmak ya da törenlere katılmak değildir. Belediyecilik; çöpün nereye döküldüğünü bilmek, doğayı korumak ve kent adına sorumluluk almaktır.
Fatih Gürbüz döneminin “emek ve sahada olma” vurgusu ile bugünün “çevre cezası” gerçeği arasındaki fark, aslında Foça’da nasıl bir yönetim anlayışı tartışması yaşandığını açıkça gösteriyor.
Foça, doğasıyla var olan bir kent.
Ve bu kent, çevre ihlalleriyle değil; doğasını koruyan, emeğiyle sahada olan bir yönetim anlayışıyla anılmayı hak ediyor.