Gayrimenkul sektörü uzun yıllar boyunca beton, demir ve metrekare hesabına sıkıştırıldı. Oysa bugün gelinen noktada artık çok daha net görüyoruz: Bu iş sadece bina yapmak değil, yaşam kurmak; sadece proje üretmek değil, gelecek inşa etmek meselesidir.
İstanbul’da düzenlenen Gayrimenkul Zirvesi’nde Folkart Genel Müdürü Metin Sancak’ın ortaya koyduğu vizyon, tam da bu dönüşümün altını kalın çizgilerle çiziyor. Sancak’ın yaklaşımı, sektörün ezberlerini bozacak nitelikte. Çünkü o, gayrimenkulü yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; sosyal, kültürel ve insani bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor.
İçinde bulunduğumuz dönemde, “nasıl inşa ediyoruz?” sorusu, “ne kadar inşa ediyoruz?” sorusunun önüne geçti. İşte bu noktada Folkart’ın Meslek Akademisi hamlesi, sadece bir eğitim projesi değil; doğrudan ülkenin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım.
Üstelik bu yatırımın en dikkat çekici yönlerinden biri, kadınların en az yüzde 40 oranında sürece dahil edilecek olması. Yıllarca “erkek işi” olarak görülen alanlarda kadınların varlığını artırmak, sadece istihdam meselesi değil; aynı zamanda zihniyet dönüşümünün de anahtarıdır. Bu bakış açısı, sektörün ihtiyacı olan yenilenmenin en güçlü göstergelerinden biri.
Sancak’ın konut piyasasına ilişkin değerlendirmeleri de bir o kadar gerçekçi. Konut sahipliği oranlarının düşmesi, finansmana erişimin zorlaşması ve artan maliyetler… Bunlar sadece rakam değil, toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkileyen bir tablo. Ama asıl önemli olan, bu tabloyu doğru okumak ve çözüm üretmek.
Çünkü artık alıcı değişti. İnsanlar sadece dört duvar satın almıyor. Bir yaşam tarzı, bir güven duygusu, bir gelecek planı satın alıyor. İşte bu yüzden “doğru proje” kavramı her zamankinden daha kritik hale geldi. Folkart’ın Orion projesinde üç günde 340 konut satılması tesadüf değil; güvenin, doğru planlamanın ve güçlü vizyonun somut bir sonucu.
Aynı şekilde arsa yatırımlarına yönelen talep de bize şunu söylüyor: İnsanlar bu sektörden kopmuyor, sadece yeni yollar arıyor. Yani mesele hâlâ gayrimenkul… Ama artık daha bilinçli, daha seçici ve daha uzun vadeli bir perspektifle.
Bugün sektörün ihtiyacı olan şey daha fazla üretim değil; daha doğru üretim. Daha çok bina değil; daha çok değer. Ve en önemlisi, daha fazla güven.
Folkart Yapı'nın ortaya koyduğu yaklaşım, tam da bu noktada bir yol haritası sunuyor. Eğitimle, sosyal sorumlulukla, kültür-sanatla desteklenen bir gayrimenkul anlayışı… Yani sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir vizyon.